Mustafa YALÇIN

Mustafa YALÇIN
@mstafaaylcn
26, Avukat
Avukat
Lisans
Elbistan
28 Şubat
313 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
9/10
·104 syf.··
2021 56. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2021 13:34
Romanın ana konusu toplumda çingenelerin hor ve hakir görülmesi ve dışlanması, dolayısıyla ırkçılık. Akıcı ve okunması gayet kolay bir roman. Roman, genç ve zengin İstanbul beyefendisi Şems Hikmet'in çingene Ziba'ya olan sevgisini ve bu uğurda çektiği çileleri konu alıyor. Geçmişte var olan, günümüzde devam eden ve gelecekte de olması muhtemel olan sınıfsal çatışmalar çok net şekilde gözler önüne seriliyor romanda. Şems Hikmet, çingene kızı olan Ziba’yı ilk görüşte çok beğenmiş ve sevdalanmıştır. Ziba’yı kendi himayesine alıp, onu istediği şekilde eğitmek ve topluma adapte etmek istemiştir. Ziba çok hızlı şekilde eğitimini ilerletmekte ve topluma uygun biri olma yolundadır. Bu esnada yakın çevre bu olayı duyar. Ancak Şems Hikmet’in annesi ve eniştesi bu durumu kabul etmezler. Özellikle eniştesi, çingenelerin toplumsal durumu üzerine istemediğini belirtir. Şems Hikmet, Ziba’yı çok sevmektedir, ancak ailesine de karşı gelmek istemez. Bir süre sonra bu mesele bütün İstanbul’un diline dolanır. Şems Hikmet bir gün annesi ile yaşadığı bir tartışma sonrası intihar mektubu yazarak kendini kuyuya atar. Ailesi Ziba’yı görürse sağlığına kavuşacağını düşünerek Ziba’yı eve getirir. Ziba’nın eğitimli ve donanımlı halini gören aile büyük bir pişmanlık yaşar. Ama son pişmanlık neye yarar? Şems Hikmet hayatını kaybeder, Ziba’da bir daha evlenmeme kararı alarak ailenin kızı olmuştur. İnsanları sınıflandırmak ve buna göre karar vermek yanlıştır. Her insan farklı bir dünyadır. Önyargıyla yaklaşmadan her insanı yaşayarak öğrenme tarafında olalım
Edebiyat
ÇingeneAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,990 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·116 syf.··
2021 50. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2021 22:07
Falaka, Ahmet Rasim’in Fatih’teki Sofular Mektebinde başlayıp Darüşşafaka'yı bitirene kadar geçen süredeki eğitim hayatını anıları eşliğinde anlattığı eserdir. Kitaba bir dönem incelemesi gözüyle bakabiliriz. 19. yüzyıl eğitim hayatı, toplumsal yapı, geleneksel ve kültürel olgular (amin töreni), gündelik yaşantılar güzel tasvirlerle anlatılmış. Osmanlı toplum yapısı hakkında bilgiler bulmak mümkün. Kitapta üzerinde durulan genel konu acımasız hocalar ve öğrencilerin yaşadığı hoca korkusu. Küçücük çocukların hoca baskısıyla yaşadıkları, aldıkları eğitimler, yediği dayaklar, yatırıldıkları falakalar ve bu baskı ortamında alınan eğitimin çocuklar üzerindeki etkisi. Okuyucuyu sıkmayan bir üslubu var. Sohbet havasında yazılmış bir eser. Dönemle ilgili bilgi sahibi olmak isteyen herkese önerebilirim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim. Sınavların yaklaşması sebebiyle kitap okuma sürelerimiz birazcık azaldı ☹☹
FalakaAhmet Rasim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,407 okunma
8/10
·392 syf.··
2021 47. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2021 00:49
Genel olarak toplumun her kesiminin az çok bilgi sahibi olduğu bir roman olduğu için öyle pek detaylara inerek bir inceleme yapmayacağım. Türk edebiyatının en önemli romanlarından bir tanesi… Çekilen dizisi ile de toplumun çoğuna ulaşmayı başarmış bir eser. Genel olarak Bihter, Behlül ve Nihal üçlemesi etrafında şekillenen bir olay örgüsü var. Kitapta ağırlığın Nihal etrafında olması açıkçası beni şaşırtan bir durum oldu. Behlül ve Bihter’in Adnan Bey’e ihanetiyle başlayan ihanet süreci sonrasında Behlül’ün Bihter’e ihanetleriyle devam ediyor. Kardeş gibi yetişen Nihal ve Behlül’ün evlilik kararı alması olayları daha da tuhaf bir noktaya getiriyor. Bu evliliğin kesinlikle olmamasını isteyen Bihter bunu açıkça Behlül’e söylüyor ve her şeyi Adnan Bey’e anlatmakla tehdit ediyor. Nihal bir tesadüfle bu ilişkiyi öğreniyor. Bunun sonucunda Bihter intihar ediyor, Behlül ise uzaklara kaçıyor. Genel olarak Bihter’in Behlül’e olan aşkından dolayı intihar ettiği söylenilmekte. Ben böyle düşünmüyorum. Bihter bu yasak ilişkinin ifşası sonucu toplumda oluşacak izlenimden korktuğu, annesi gibi kendi adının da çıkacağı korkusuyla intihar etmiştir bence. Betimlemelerin çok detaylı olması, karakter analizlerindeki detaylar biraz fazla gibi geldi bana. Çok hoşuma giden bir durum değildi kitap açısından. Durumların detaylı açıklamaları genel olarak olayların önüne geçmiş gibi bir izlenim oluştu okurken. Okunması gereken bir eser. Lakin dizisini izlerken aldığınız zevki kitabı okurken alacağınızı düşünmüyorum. Okumak isteyen herkese keyifli okumalar dilerim.
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202322,8bin okunma
8/10
·68 syf.··
2021 46. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2021 13:33
Ahmet Mithat Efendi kitabın başında yazdığı açıklamada bu romanı Fransızca yazılmış bir hikâyeyi genişletme ve düzeltme yoluyla yazdığını belirtmiştir. Roman ilk başta parça parça gazetede yayımlandığı için yer yer geçmişe yönelik hatırlatmalar yapılıyor kitapta. Önceki yazılan kısmı okurun unutmuş olabileceği kaygısı öne çıkıyor burada. İtalya’nın dağlık bir bölgesinde geçen olaylar anlatılıyor romanda. İtalya’nın seçilmiş olması mevcut dönemde çokça görülen Batı hayranlığına da adeta bir eleştiri ve gönderme olarak değerlendirilebilir. Eser genel olarak gizemli ögeler de barındıran bir aşk hikayesi şeklinde gelişiyor. Karakterler arasındaki karmaşık aşk ilişkileri, gerilim ögeleri, büyü, tılsım gibi kavramlar karşımıza çıkıyor. Esas itibarıyla aşk ve hurafeler üzerinde durulsa da kitabın esas yazılış amacının Batı hayranlığına bir eleştiri olduğunu düşünüyorum. Batı’da sadece iyi ve güzel şeylerin olmadığını göstermek istiyor yazarımız. Akıcı ve kolay okunabilecek kısa bir romandı. Okumak isteyen herkese keyifli okumalar dilerim.
Şeytankaya TılsımıAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20252,863 okunma
9/10
·148 syf.··
2021 45. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2021 19:18
Sabahattin Ali, Türk edebiyatının en önemli simalarından bir tanesi. İlk başlarda şiirleriyle ortaya çıkıyor, sonrasında ise hikâye ve romanlarıyla ünleniyor. Eserlerinde genellikle toplumsak olayları işlemektedir. Sade bir dil, kısa ve açık ifadeler kullanarak eserlerini oluşturuyor. Sabahattin Ali edebiyatçı yönünün yanında politik fikirleri ve yazılarıyla da gündemde olan bir yazardır. Solcu bir yazar olarak tanınmış ve bu çizgide eserler ortaya koymuştur. 1948 yılında esrarengiz bir biçimde öldürülmüştür. Çakıcı’nın Son Kurşunu eserine gelecek olursak; bu eser Sabahattin Ali’nin sandığından çıkan yayımlanmamış üç kısa, bir uzun hikâye, on bir şiir, opera şeklinde yazılmış bir eser, ilerde yazmayı düşündüğü eserlerine dair kısa notlar ve bazıları yayımlanmış bazıları yayımlanmamış politik makalelerden oluşuyor. Kitabın içerisinde bazı çizimler de yer alıyor. Kendi çizdiği portresi gerçekten başarılı. Politik makaleler ve çeşitli konularda yazdığı makaleler fikir yapısını anlama konusunda bize yardımcı oluyor. Mevcut hükümetlere çeşitli eleştirilerini de görüyoruz. Kitaba ismini veren hikâyede Çakırcalı bir efenin hikayesini okuyoruz. Babasının intikamını alması ve bir çeteye liderlik yapıp dağlarda yaşamaya başlayan bir genci kahraman şeklinde anlatıyor yazarımız. Eleştiriye açık bir konu olduğu kanaatindeyim. Yanlış bir durumun övüldüğünü düşünüyorum ben. Efemiz gerçekten onurlu bir insan, halk yararına işler yapıp zalimlerle savaşmayı aklına koymuş ve bunu uyguluyor. Ama sonuç olarak isyan eden bir insanın yazar tarafından kahramanca anlatılmasını tuhaf karşılıyorum ben. Yazarın hayattayken yayımlamadığı eserleri yayımlamak doğru mu diye bir soru gelebilir akıllara. Bunun cevabını net olarak veremeyiz. Lakin bu eserleri okuduğum için mutluyum. Okumak isteyen
Çakıcı'nın İlk KurşunuSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20249,6bin okunma