Yüzleşme 2
Benim nelerle mücadele ettiğimi belkide sonsuza dek bir kul dahi bilmeyecek. Bilseler ne değişir bilmem. Ama beni anlamalarını çok isterdim. Hayatımın en zor günlerini geçirdiğimi sanırdım. Sanki boğazıma kadar bir suyun içine batmış boğulurken öleceğimi sanırdım ya da dilerdim. Ama hayat beni suda boğmaktan vazgeçip bataklığa bıraktı. Bu kez kurtulmayı diliyorum. Ölmek değil yaşamayı özlüyorum. Yoruldum biliyorum ama ben hiç böyle bir çaresizlik görmemiştim. Neye nasıl bakacağımı bilmiyorum. Yolunu kaybetmiş bahtsız bedevi değil yolu bildiği halde yürümeye takati kalmamış biriyim artık. Mutsuzluğu ruhumun en kuytu karanlık köşelerinde hissediyorum. Aydınlığı ışığı güneşi arıyorum. Kimsenin bilmediği anlam veremediği derin kuytularda can çekişiyorum. Güneşe hasret kalmış bir gül gibi günden güne kuruyorum. Hata bendeyse kadere isyan etmem gerekir hayir isyan etmiyorum. Her çiçek toprağında açar toprağımı bulmak istiyorum bedenim hâla yaşarken.
Duygu ve Düşünce
Daha kaç kez vazgeçip pes edersin, kaç kez her şeyi ve herkesi geride bırakıp kimseyi tanımadığın bir yere gitmek istersin, kaç kez her şeyin bitmesini istersin bilmem sevgili kendim. Bildiğim şey, hayatın en bilinmez denklemini, en çözülmez problemini çözecek olan şeyin mücadele etmek olduğu. Her ne yaşanırsa yaşansın, devam etmek olduğu. Çünkü başka bir şans yok, başka bir yol yok. Artık dizlerini sarıp mı devam edersin, kırık kalbini mi tamir edersin bilmem ama devam etmek zorundasın. Ne kadar acımasızsın dediğini duyar gibiyim ama bil ki hayat çok daha acımasız bunu sende biliyorsun. Yarıda bırakmak, terk etmek hiçbir zaman için çözüm değil. Etrafın ne kadar karanlık olursa olsun, yolların ne kadar dikenli olursa olsun elbet bir umut vardır, elbet bir ışık vardır. Ona tutun ve sana verilen ömür bitinceye kadar devam et. Kim bilir belki de, devam ettiğin yerde seni yemyeşil bir bahar bekliyordur. Buna inan.
Hayata Dair
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
hayat çok üstüme geldi ;ne bir şey yapmaya hevesim ne de mücadele edecek gücüm kaldı.
yanılmıyorsam alıntıladığım ileti görselinde yer alan bu fotoğraf Mustafa Kemal'in zamanında, temmuz-eylül 1919 arasında, yaklaşık iki ay ikamet ettiği erzurumdaki evin müzeye çevrilmesi sonrasından.. Mustafa Kemal, şimdilerde ileti görselinde kendisinin fotoğrafının yer aldığı bu evde bizzat ikamet ettiği zamanlarda, 8 temmuz günü vahdettin adına ali fuat -türkgeldi- beyden bir telgraf alır.. kendisine gelen telgrafta vahdettin, onun anadoludaki çalışmalarının ingilizler tarafından yanlış anlaşıldığını ve ingilizlerin istanbul hükümetine kendisinin faaliyetleri yüzünden büyük baskılar yaptıklarını ifade eder.. vahdettin, ingilizlerin Mustafa Kemal'e karşı onur kırıcı bir harekette bulunmayacaklarına dair kendisine kesin söz verdiklerini belirtir ve, 'istanbula dönmeniz için tereddüt edilecek bir neden kalmamıştır.' diyerek de Mustafa Kemal'in bir an önce istanbula dönmesini ister.. Mustafa Kemal, vahdettinin bu son önerisine cevap vermeden önce, vahdettinin onayladığı bir karar ile ordu müfettişliği görevinden azledilmiştir oysa.. 8 temmuzu 1919u, 9 temmuza bağlayan gece ali fuat -türkgeldi- Mustafa Kemal'i makine başına çağırır. Mustafa Kemal de, rauf -orbay- bey, bitlis valisi mazhar müfit -kansu- bey ve erzurum müdafaai hukuk cemiyetinden bazı üyelerle birlikte postaneye gider.. ali fuat -türkgeldi-, Mustafa Kemal'e o sabah gönderilen şifre telgrafı alıp almadığını sorar.. Mustafa Kemal, şifrenin çözülmekte olduğunu bildirir ali fuat -türkgeldi- beye.. ali fuat -türkgeldi- bey, Mustafa Kemal'e şartlar gereği yüksek görevlerine son verildiğini açıklar ve istanbula dönmesinin vahdettinin emri olduğunu hatırlatır.. Mustafa Kemal ise olacak olanların çoktan farkındadır.. Mustafa Kemal, havza ve amasya sonrası aklında olanları artık söyleme zamanının geldiğini
Mustafa Kemal Atatürk

Zeynep

@Zeyarles
·
Hatıraların ardında
Zaman geçer, fotoğraflar sararır; fakat bazı bakışlar bir milletin hafızasında daima canlı kalır.
Mustafa Kemal Atatürk
"İçindekileri bilmeden hakkında yorum yapacaklar, hangi şartlarla mücadele ettiğini bilmeden yargılayacaklar, hasbelkader sorsalar bile dinlemeyecekler, sen anlatmaktan vazgeçtiğinde ise içine kapanık diyecekler; lanet dünyanın empati yoksunu insanları."
Hayata Dair
Ruh da tıpkı beden gibi mücadeleyle gelişir. Mücadele etmeyen ruh gelişmez.