Her insan, kalbinde bambaşka bir dünya yaşatır. Hayat hakkında ne kadar farklı hissettiğimize ve düşündüğümüze bakarsak birbirimizle konuşabilmemiz bile bir mucize; en yakın bilinenler arasında dahi uzun köprüler var. Bu da bizi birbirimiz için çekici ve büyüleyici kılıyor.
Aşktın sen, çimene düşmüş ışık,
ağrıda gizli sözümdün.
Bu yüzden parçalanarak yaşlanıyorum ben
bu yüzsüz çağda, sen içimde duruyorsun büsbütün.
Ah Felice, söksene beni çölden
Gün uzun rüzgâr dip fena öğlen.
Uykusuz gözlerimde ağrıdı çöl bunca zaman
Taş çatladı, devrildi günün yeli de
Çıkmadım senin yokluğundan.
Çıkacak bir düzlüğü yok ki hayatın
Bulmadım anne serinliğinde bir iklim
Varsa yolumda biri, gelsin yırtsın gömleğim.
Bir mucizeye uyandırmadı beni çağ
Ve hatıra değil artık hatıra.
Ah Felice,
ben senin yokluğuna mıhlandım,
haricinde dönüyor
dönüyorsa dünya.
Aşkın kendi varlığından gelen iyileştirici bir gücü vardır ve kıyaslanacak olursa, aşkla geçen zamanın özgül ağırlığı, saatlerin gösterdiği zamanınkinden kat kat fazladır.