Günümüzün mağara adamlarının sadece televizyona tutsak kesim olduğunu sanmayın. Platon'un mağarası bundan daha derindir.
Ona göre sanatçılar, hatta bilimadamları bile bazı temel soruları kaçırıyor
olabilirler. Bu şöyle bir soru çıkarır ortaya. Eğer doğrular fiziksel dünyanın dışındaysa, doğru diye bir şey gerçekten var mıdır?
Mağaranın dışına çıkmak hakikaten mümkün müdür ve hatta bunu istemek mantıklı mıdır?
Mucizelerin doğa yasalarını çiğnemeleri gerektiği doğru mudur? Örneğin; Tanrı, Kızıldeniz'de suların doğal olarak çekilmesini israiloğulları'nın kaçışıyla aynı zamana denk gelecek şekilde ayarlamış olamaz mı? Olabilir ama yine de bir noktada doğa olaylarının gelişimini değiştirmiş olmalı yani doğa yasaları yine de çiğnenmiş olmalı
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
1975 yılnın bir kış gecesi Gregg Sanders anne ve babasını baltayla öldürdü.
Gregg o sıralarda on beş yaşındaydı ve gittiği seçkin özel okulda örnek öğrenci kabul ediliyordu. Okulun müdür yardımcısı, Gregg'in hiçbir zaman sorun çıkartmadığını ve ondan hiçbir uyarı işareti almamış olduklarını söylüyordu.
Komşular tarafından da yardımsever ve nazik bir çocuk olarak tanımlanıyordu. Olayın yaşandığı gün öğleden sonra okulda hiçbir gerilim veya korku belirtisi göstermemişti. Yine aynı gün onun yazmış olduğu bir kompozisyon çok iyi bir örnek olarak sınıfta okunmuştu. Kompozisyonun konusu İsa Tanrı arasında geçen hayali bir konuşmaydı ve "Babalar Her Zaman Haklıdır" başlığını taşıyordu. Çarmıha gerilme ve yeniden doğuş arasındaki zamanda Tanrı, İsa'ya çok sert bir şekilde dünyaya dönmesini ve babası onu çağırana kadar beklemesini emrediyordu.
Gregg'in babası New York'taki önemli bir bankanın balkan yardımcısıydı, annesi öğretmendi ve kiliseye bağlı bir çocuk yuvasında çalışıyordu. Her ikisi de bütün beklentilerini oğullarına yöneltmişlerdi ve zaten iyi bir öğrenci olmasına rağmen daha da üst düzeye çıkması için onu sürekli zorluyorlardı. Gregg'in bir arkadaşı onun için șunları söylüyordu: "Söylediklerini duyan, sürekli olarak başarısızlığa uğradığını sanabilirdi." Okulun ilk yılından onu tanıyan bir eğitim danışmanı, anne babasının Gregg'in hiç çaba göstermeden başarılı olduğuna ve evde daha fazla çalıssa daha iyi sonuçlar alabileceğine inandıklarını hatırlıyordu.
Ailenin çocuk doktoru, anneyi katı ve kapalı bir kadın olarak tanımlyordu. Bir keresinde ona Gregg'in kendisiyle konuşmak isteyeceği bir sorunu olup olmadığını sorduğunda gayet kuru bir şekilde șu yanıtı vermiști: "Bizim hiçbir sorunumuz yok!" O sıralarda, yani cinayetten üc yıl kadar önce Gregg sekiz ay boyunca