Cemaatin yuvarlandığı ahlaksızlık uçurumu önünde onun isyanı da haşin bir darbe halini alır. İman dolu sanatı o zaman esef dolu sille, bir tuğyan, bir nefret, sanki ilahi bir kin, bir mahşer hükmü olur.
Her ne kadar seziyorsak da, sevginin özünün birliktelikte değil, sevenlerden her birinin karşısındakini bir şey olmaya, gücünün yetebileceği son şey olmaya zorlamakta yattığını şimdiye kadar belki hiçbir zaman bize açık seçik gösteren olmadı.