mühim.
‘Zihnin beden üstündeki efendiliğine inanıyordum.’
Alıntı
Hiçbir şeyi ileride para eder fikriyle almamışızdır. Zamanla çoğunu satmak mecburiyetinde kaldık, o başka. Sonra bizim zamanımızda öyle şakır şakır altın takmak ayıptı. Mühim olan güzellikti, zenginlik değil.
Sayfa 162·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İran 1042'de tamamen Selçuklular'ın hükmüne girmiş. 12. Asır sonlarına kadar bu hanedanın, daha sonra yine halis Türk olan Harzemşahlar'ın, Harzemşahlar'dan sonra Çengiz Hanedanı'nın bir kolu olan İlhanlılar'ın, İlhanlılar'dan sonra Calayırlar, Karakoyunlular, Temirli-ler, Akkoyunlular, Safevîler, Afşarlar ve Kaçarlar'ın hâki-miyeti altında kalmış ve bu hâkimiyet 1925 yılına kadar uzamıştır. 1042 ile 1925'in arası 883 yıl eder. Bir ülke 883 yıl Türklerin elinde kalıp da halkının çoğu Türk olunca şüphesiz bir Türk memleketi sayılacaktır. Bir Türk memleketi olduğu halde zıt ve yabancı bir ülke sayılma-sının tek sebebi ortaçağlardaki devlet kavramında en mühim faktör sayılan mezhep ayrılığının doğurduğu ara-lıksız ve lüzumsuz kavgalardır. Tarihlerin Türk-Acem kavgası diye gösterdiği Çaldıran meydan savaşında Türklüğü temsil eden Yavuz Sultan Selim'in ordusunda 10.000 kadar devşirme Yeniçeri ve-saire bulunduğu halde Acemliği temsil eden Şah İsmail'in ordusu yüzdeyüz Türkmenlerden mürekkepti. Saray ve ordu dili Türkçe olan İran'ın fiilen olmasa bile resmen Farslaşması 1925'te Pehlevî Hanedanı'nın İran tahtına geçmesinden sonradır.
Sayfa 52 - Ötüken, Ocak 1970·Kitabı okuyor
Bazen kendimden çok fazla şey beklerken buluyorum kendimi. Sen de yapıyorsun bunu biliyorum. Oysa kendin dahil kimsenin senden ne beklediği değil mühim olan. Bence mühim olan ne kadar hissederek yaşadığın, yeryüzündeki bu sınırlı zamanının ne kadar tadını çıkarabildiğin.
Alıntı
Her birimiz ardımızda bir dost ve düşmanlar mezarlığı sürükleriz; bu mezarlığın yüreğin uçurumlarına atılmış veya arzuların yüzeyine yansıtılmış olması da pek mühim değildir.
1000Kitap
Mesafeler mühim değil.
Sayfa 147 - Divanyolu Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı