Bu yaşta büyük aşamalar kaydettikleri muhakkak olan diğer çocukları hiçbir zaman aklına getirmedi. Kardeşini mukayese etmiyordu. Koruma içgüdüsünden ziyade, tam, eksiksiz bir mutluluk hissiyle yaşıyordu, öyle ki normal diye nitelenen ona yavan geliyordu. Bu nedenle de ilgisizdi.
Osmanlı İmparatorluğu’nun sarayları ve şaşaası üzerine çok söz söylenir; çok slogan atılır. Bütün bir nesil, okul kitaplarında yer alan “maliyenin iflası ve saraylar” hikayesiyle büyümüştür. Oysa insanlarımız, son yıllarda Avrupa’nın ve Rusya’nın başkentlerini gezmeye başlayan Türkler buralardaki saray ve kasırları gördükten sonra şunu fark ediyor; 19.yüzyılın Osmanlı devlet tüketimi diğer büyük devletlerle mukayese edilemeyecek ölçüde mütevazıdır.