nasıl oldu da tüm hayatını böylesine mükemmel bir manzarayı göremeyecek bir şekilde heba etmişti.
Öfke mükemmel bir insanın vazgeçilmez özelliklerindendir.
Sayfa 88·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sıkıntılardan güç doğar. Acı bile mükemmel bir öğretmen olabilir. "Acı mı?" diye itiraz ettim. "Kesinlikle. Acının üstesinden gelmek için önce onu yaşaman gerekir. Ya da başka bir deyişle bir dağın zirvesinde olmanın keyfini önce eteklerinde yürümeden nasıl sürebilirsin?
Sayfa 70
Kitap Alıntısı
Geir, unuttun mu? Adam'ın doğuşunu? "Tanrı insanoğlunu kendi görünüşünden yarattı. Onları Tanrı görüntüsünde yarattı." Adam, tanrıların bir kopyası olarak yaratıldı ve bunu o kadar mükemmel bir şekilde yaptı ki gözünü kestirdiği her hareketi tekrarlayabiliyor... Tanrıların teknikleri olsa bile! O lanet heriflerin gururunu ve kibrini alıp gözlerinin içine sokabiliyor! İşte Adam'ın gücü!!
Manga
"En büyük yanılgı," dedi köstebek. "hayatın mükemmel olması gerektiğidir."
Alıntı
Müellifin Önsözü
Müslümanlar için her hususta bilgi sahibi olmak bir vazifedir. Din hususunda bilgi ise "İlmihal" adını alarak en birinci vazifeyi teşkil eder. Her Müslüman için yapılması gerekli en büyük bir vazifedir ki, mensup olduğu mukaddes İslam dini hakkında kâfi derecede bilgi sahibi olsun, bu bilgisine göre dini vazifelerini yapsın, dini hayatını tanzim etsin. Zaten bütün insanlığın bir manevi ruhu mesabesinde olan dinden, din bilgisinden hiçbir kimse ihtiyaçsız kalamaz. En eski zamanlardan beri gerek ilkel kavimlerden ve gerek medeni ve ileri seviyedeki milletlerden hiçbiri yoktur ki dine bağlı bulunmuş olmasın. İnsanların hakiki rahatları, saadetleri ilahi bir din sayesinde gerçekleşip ortaya çıkar, düşünceli şahsiyetlerin ruhları, vicdanları ancak böyle bir din sayesinde huzursuzluktan kurtulur, sükunet bulur. Beşeriyetin yaratılışındaki yüksek gaye, ancak böyle bir dine sarılmakla meydana gelir. O halde uyanık bir ruha, temiz bir vicdana sahip olan hangi insandır ki, kendisini böyle hakiki bir dine ihtiyaçtan beri görebilsin? Kendi şahsiyetini, istikbalini, saadetini korumak isteyen hangi bir insandır ki, böyle yüce bir dinin itikada, temizliğe, ibadete, helal ve harama, ahlaka dair olan kutsal hükümleri hakkında muhtaç olduğu bilgileri elde etmek istemesin? O mübarek dinin ortaya çıkmasına, yükselmesine, her tarafa yayılmasına, kısacası feyizli tarihine åit bir şeyler öğrenip bellemek arzusunda bulunmasın? Hiç şüphe yok ki kendi varlıklarını kaybetmeyen uyanık fertler, cemiyetler öteden beri bu ihtiyacı, bu arzuyu kendi ruhlarında duymuş, dini eserleri aramaya, bunları bulup okumaya lüzum görmüşlerdir. İnsanların bu yaratılışlarındaki meyillerinden, bu ruhi ihtiyaçlarından dolayıdır ki, her asırda din alimleri tarafından binlerce dini eserler yazılmıştır. Ancak her
Kitap Alıntısı