Alem dediğin senin ne mâna bilsem
Bitmez mi tükenmez mi bu kavga bilsem
Bir şam u seherdir ki mükerrer dâim
Olduk ne için mahv u temâşa bilsem
Şeyh Galip Esad Dede
Gülüş bir yanaşımdır bir öbür bir kişiye;
Birden iki kişiyi döndürür bir kişiye..
Anılarından kale yapıp sığınsa bile,
Yetmez yalnız başına bir ömür bir kişiye.
Bir Kelime: eyvallah
Bir Kitap: Mahşer- Peyami SAFA
Bir Türkü: Huma Kuşu- Mükerrem Kemertaş
Bir Filim: Yıldızlararası
Bir Şiir: Ülkücüler- Arif Nihat ASYA
Atlayanlar bilirler.İp atlamanın sırrı ritmi yakalamaktır.Kenardan izlediğiniz harekete bedeninizle (ve de kalbinizle) uyum sağlamaya çalışırsınız. Âhengi yakaladığınızdan emin olduğunuzda sisteme dahil olursunuz. Tutturmuşsanız gerisi sadece tekrarlamaktır. Bir-iki zıpla. Bir-iki zıpla.Ritim bir tekrardır. Ama ipi tutanlar ritmi değiştirdiğinde dikkat oyuna tekrar dahil olur. Yâni "yeni bir ayarlama" yapar. Dikkatin buradaki fonksiyonu ritim değişikliklerini yakalamaktır. Yeni âhengi keşfetmektir.Ritmin terki dikkatin tekrarıdır. Dikkatin terkiyse ritmin. Yahut da şöyle söylemeli:Ritim tekrar etmezse dikkat tekrar eder.Bir de bahtımızı radyo misâlinde deneyelim: Bir radyonun yakalayabileceği yüzlerce-binlerce frekans vardır. Ve her bir frekans aslında bir ritimdir. Ritmini yakaladığınız yayın duyulur hâle gelir. Bu nedenle istasyon değişikliği istediğinizde düğmeyle oynarsınız. Düğme bir tür dikkat timsalidir. Frekanslarsa iplerin ritmi. Doğru frekansı yakaladığınızda yayına dahil olmak kolaydır.Belki biraz da bu sırrı sezdiğimizden anlaşamadıklarımız hakkında "frekansımız tutmadı" ifâdesini kullanırız. Anlatmak istediğimiz o kişiyle aramızdaki ritim farklılığıdır denilebilir.Fıtratımız, kültürümüz, dinimiz, yaşam şeklimiz, hattâ her bir seçimimiz ritmimize bir şeyler katar/eksiltir. Ortak paydalar çoğaldıkça kalpler birbirine yaklaşır.Bir Müslüman "Selâmün aleyküm!" dediğinde aynı mütebessim "Aleyküm selâm!" duâsını duyar dünyanın her yerinde. Bunu da bir "istasyon kontrolü" sayarsam alınma; nihayetinde her iletişim frekans kontrolüyle başlar. Sünnet-i seniyyeyse ümmetin ortak dikkatidir.Başarısızlık da yine ritimle ilgilidir. **Tıpkı mürşidimin "vakt-i merhun" ifadesinde kastettiği gibi. Yahut da "Senin üstünden
Yokluğun her dem bana bir mevt-i mükerrer idi ey yâr,
Lâkin her gün varlığınla dirildim yine ben zâr.
Anlamı:
“Senin yokluğun bana her gün tekrar tekrar ölmek gibiydi.
Ama buna rağmen, senin varlığınla her gün yeniden dirildim.”
•Seyyid Mûbtedi
Zâkir safâya erişir
Envâr-ı zikrullâh ile
Tâlib Hudâ'ya erişir
İksâr-ı zikrullâh ile
Zikri mükerrer edegör
Bir hacc-ı ekber edegör
Kalbin mu'attar edegör
Attâr-ı zikrullâh ile
Âşık olan cânânına
Girmiş fenâ meydânına
Ermiş Hakk'ın ihsânına
Âsâr-ı zikrullâh ile
Tasdîk ile îmâna er
Tahkîk ile 'irfâna er
Bir bahr-i bî-pâyâna er
Enhâr-ı zikrullâh ile
Açan hüviyyetden kapu
Zevk ile olmuş hande-rû
Zâhir olur izmâr-ı Hû
İzhâr-ı zikrullâh ile
Kesretde vahdet bul beğim
Bâkî se'âdet bul beğim
Sırr-ı hakîkat bul beğim
Tekrâr-ı zikrullâh ile