İSRÂ VE Mİ'RAC
8/10
·480 syf.··
2026 17. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 12:33
İsra ve Mi’rac olayları, İslâm dininde en çok merak ettiğim konuların başında gelir. Bu konuyla ilgili olarak Kur’an-ı Kerim’de İsra suresinde isra olayına işaret edilmekte ancak mahiyeti hakkında bilgi verilmemektedir. Mir’ac olayını ise anlatan bir sure/ayet bulunmamaktadır. İsra ve Mi’rac Gerçeği kitabı, Kur’an merkezli bir yorumla geleneksel rivayetleri sorgulaması nedeniyle hem ufuk açıcı hem de tartışmalı bir eser. Ancak en çok eleştiri alacağı noktalar, olayların bağımsızlığı, namazın farz kılınışı, Bakara Suresi’nin son ayetleri ve rivayetlerin güvenilirliği üzerine geliştirdiği iddialar olacaktır. Buna ek olarak, Balcı’nın Emevilerin siyasi etkisini ve Yahudi inancındaki göğe yükselme motiflerinin İslam kültürüne yansımasını vurgulaması, kitabı daha da tartışmalı hale getirecektir. Kitap, özellikle geleneksel dini anlatılara alışık olan çevrelerden ciddi eleştiriler alma potansiyeline sahip. Yine en çok eleştiri alacağı noktaların başında, İsra ve Mi’rac’ın birbirinden bağımsız olaylar olduğu iddiası geliyor. Yazar, zaten Kur’an-ı Kerim’de İsra sûresinde açıkça anlatılan İsra olayını kabul ederken, Kur’an-ı Kerim’de yer verilmeyen Mi’rac olayının somut olarak gerçekleşmediğini yani fiziksel bir göğe yükselme olmadığını, olsa olsa rüya, manevi bir tecrübe veya sembolik bir anlatı olduğunu savunuyor. Yaygın olarak bu iki olay bir bütün olarak kabul edilirken, Balcı’nın onları ayrı ayrı değerlendirmesi, geleneksel rivayetlerin bütünlüğünü sorgulaması dikkat çeken noktalardan biri. Balcı eserinde, namazın Mi’rac’ta farz kılındığı görüşünü de şiddetle reddediyor. Zira Mi’rac olayını geleneksel kabulde anlatıldığı şekliyle kabul etmediği gibi Mi’rac olayına ilişkin anlatıların İsra olayından önce gerçekleştiğini de ısrarla savunuyor. İçinde yaşadığımız toplumda
İsra ve Mi'rac Gerçeğiİsrafil Balcı · Ankara Okulu Yayınları · 201230 okunma
Puan vermedi·336 syf.·
2026 9. kitabı
Dünyayla bağın sınırlı olduğu ücra, izole bir köy odasında, soba ateşi etrafında sözlü geleneğin ahlak, hikmet ve duyguyla harmanlanarak aktarılışı, Ahmediye, Muhammediye, Siyer, Hz. Ali Cenkleri ve Yunus Emre Divanı gibi az sayıdaki eserin el üstünde tutulması; dağılmamış, kirlenmemiş, berrak zihinlerin bu metinlerle kurduğu mükerrer temasın zengin bir dil ve hayal dünyası olarak tebarüz ettiği masalsı ortam… Maddi çoraklığa tezat, manevi ve fikri verimliliğin bu denli üst düzeyde olmasını asla şaşırtıcı bulmadım; bilakis, okuma boyunca bu derinlikli iklimin büyüsünden kurtulamadım. Yazarın sonrasında göğüs gerdiği tüm o çetin mücadeleler, zihnimde kendi yatağını bulan bir suyun doğal akışı gibi yer etti. Dolayısıyla bu hikayede bana en çok dokunan kısım, yazarın çetin dağları aştığı yetişkinlik yılları değil, bizzat çocukluk dönemi oldu. Beklentim, her şeye sıfırdan başlayan ve zorlukları adeta yırtarak var olan klasik bir başarı öyküsü okumaktı. Oysa karşılaştığım şey; maddi çoraklığın ardına gizlenmiş devasa bir kültürel miras, eşsiz bir manevi kolaylık ve güzellikti. Bu durum, insan hayatında kadersel bazı kaidelerin belirleyiciliği düşüncesini bende iyice sağlamlaştırdı. Ortada muazzam bir çaba olduğu su götürmez; ancak tohumun düştüğü o ilk kadersel toprağın verimini ve o irfan meclisinin sunduğu ayrıcalığı inkar edemeyiz. Ve elbette, bana bu iklimin kapısını aralayan güzel arkadaşıma teşekkürlerimle…
Omuzlarımda DünyaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20242,013 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
8/10
·407 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 00:00
Güzel Yazılar, Romanlar; edebiyatımıza damga vurmuş 31 adet romanın özetini ve her romanın özünü içeren bölümleri içeriyor. O kadar çok okuma yapmam gerektiğinin bir kez daha farkına vardım. Hepsi birbirinden fevkalade romanlar bir araya toplanmış. Türk Dil Kurumu Yayınlarından çıkarılmış bu kitapta dikkatimi çeken ise basım hataları oldu. Mükerrer basılmış cümleler, harf eksik ya da harf fazla kelimeler. Dil Kurumu ile bağdaştıramadım...
Güzel Yazılar - RomanlarKolektif · Türk Dil Kurumu Yayınları · 201447 okunma
Kartvizit
Puan vermedi·208 syf.··
2025 100. kitabı
Popüler olana ok'un hedefine ilerlemesi gibi yaklaşmaktan her zaman çekinirim; ama neler oluyor burada zaviyesinden de bakmayı severim. Bu kapsamda bu kitabı da bakındık. Peki, elde kalan nedir ? Mükerrer şahıslar,mükerrer örnekler, mükerrer varsayımlar ile fazlaca şişirilmiş bir şey okumak durumunda kaldık... Ayrıca, ne yazık ki, malumat biriktirdiğimiz bir konuda mevcut olmadı. Kapitalist sistemi bize örneklerle tarif etmesinin dışında ( ki bu da oldukça bayağı ve bilindik bir şekilde gerçekleştirilmiştir) teorik bir bakış açısı da kazanmış olduğumuzu sanmam. Belki bu 200 sayfalık kitabı bir kartvizit olarak değerlendirip; finansal danışan bulmak için kullanmış olabilir yazar. Bu nedenden dolayı da kendisini suçlayacak değiliz. Sadece geçen zamana biraz üzülürüz; o kadar da hakkımız olmalı. Her genellemenin belli oranda da yanlış olduğu inancına da sahip olduğumu belirttikten sonra; benim mikro çevremde bu kitaptaki tavsiyelerin tamamı mevcut ve yaşantının içine yedirilmiş haldedir. Finansal özgürlüğe ne kadar ulaşabildik, peki ? O konuyu hiç konuşmasak da olur... Eğer benim sosyo-kültürel çevremin dışında bu kitabın hedefinde olan doğru bir kitle varsa da; ondan haberdar değilim açıkçası. Satırlar arasında da kendim için bir finansal tavsiye yakalar da; bundan istifade ederim düşüncesine girdiğimde de yazarın faiz ile arasında helal- haram düzleminde doğru bir yaklaşım kuramayan biri olduğunu gördüm; ondan da hevesim kaçtı. Teknik konularda gayri-Müslim'den dahi istifade edilebileceğini ortaya koymak kaydıyla... Durumun kişisel olduğunu vurgulamak isterim. Peki, kitabın içinden hızlıca bir kaç şeyi çıkarıp burada yazsak: Paranız ile az- çok yatırım yapın ( arsa, emtia, borsa vs ) Lüks tüketimden kaçın, kredi kartı kullanmayın Paranızı değerlendirmek için bir
Düşünce
Küçük İşler Büyük ÖzgürlüklerMert Başaran · Butik · 01,676 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2025 2. kitabı
Felsefiğ bir eser olduğu için başlayıp başlayıp bıraktığım bir kitap kendisi. Ne mutlu ki bitirebildim baştan sona.. mükerrer çok fazla yeri var ve aslında rahatsız edici olsa da bir yandan düşündürdüğü konuyu okuyucunun beyninde oturtmayı amaçlıyor gibi sezdim. Acımasız tüm gerçekleri kıyasıya okura verirken bir yandan çabanın önemini vurgulaması hoşuma gitti. Hayatın anlamsız geldiği herkesi haklı çıkararak bir yandan da teselli ediyor olması kendisini de ikna etmeye çalıştığını düşündürdü.
De ki İşteOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20186,8bin okunma
İkinci Lema
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2025 22:53
BİRİNCİ NÜKTE Hazret-i Eyyub Aleyhisselâmın zâhirî yara hastalıklarının mukabili, bizim bâtınî ve ruhî ve kalbî hastalıklarımız vardır. İç dışa, dış içe bir çevrilsek, Hazret-i Eyyub’dan daha ziyade yaralı ve hastalıklı görüneceğiz. Çünkü işlediğimiz herbir günah, kafamıza giren herbir şüphe, kalb ve ruhumuza yaralar açar. Hazret-i Eyyub Aleyhisselâmın yaraları, kısacık hayat-ı dünyeviyesini tehdit ediyordu. Bizim manevî yaralarımız, pek uzun olan hayat-ı ebediyemizi tehdit ediyor. O münâcât-ı Eyyubiyeye, o Hazret’ten bin defa daha ziyade muhtacız. Bahusus, nasıl ki o Hazret’in yaralarından neş’et eden kurtlar kalp ve lisanına ilişmişler. Öyle de, bizleri, günahlardan gelen yaralar ve yaralardan hâsıl olan vesveseler, şüpheler –neuzü billâh– mahall-i iman olan bâtın-ı kalbe ilişip imanı zedeler ve imanın tercümanı olan lisanın zevk-i ruhanîsine ilişip, zikirden nefretkârâne uzaklaştırarak susturuyorlar. Evet, günah kalbe işleyip, siyahlandıra siyahlandıra, tâ nur-u imanı çıkarıncaya kadar katılaştırıyor. Her bir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah, istiğfar ile çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir manevî yılan olarak kalbi ısırıyor. Meselâ utandıracak bir günahı gizli işleyen bir adam, başkasının ıttılâından çok hicab ettiği zaman, melâike ve ruhaniyatın vücudu ona çok ağır geliyor. Küçük bir emare ile onları inkâr etmek arzu ediyor. Hem meselâ Cehennem azabını intâc eden büyük bir günahı işleyen bir adam, Cehennemin tehdidatını işittikçe istiğfar ile ona karşı siper almazsa, bütün ruhuyla Cehennemin ademini arzu ettiğinden, küçük bir emare ve bir şüphe, Cehennemin inkârına cesaret veriyor. Hem meselâ farz namazını kılmayan ve vazife-i ubudiyeti yerine getirmeyen bir adamın, küçük bir amirinden küçük bir vazifesizlik yüzünden aldığı
Din
Lem'alarBediüzzaman Said Nursî · Sözler Yayınevi · 20205,7bin okunma