Puan vermedi·112 syf.··
2026 8. kitabı
NAMAZ Psikolojisi 1. ALLAH’ın isteğini ve rızasını düşünerek yapılan bütün davranışlar birer ibadettir. 2. Dinde ibadet olarak belirlenen bazı özel davranışlar vardır ki bunlar, insanın ALLAH’la olan ilişkilerini canlı tutmak için belli aralıklarla tekrarlanırlar, işte namaz, her gün tekrar edilen, belli hareketleri ve dualar içine alan bir ibadettir. 3. Namaz İslam dininde ilk emredilen ibadettir. 4. Namaz aynı zamanda, yaratılanın YARATANA karşı duyduğu saygı, sevgi, minnettarlık ve bağlılığın, şükür duygusunun bir ifadesidir. 5. Namaz önce ki peygamberlere de farz kılığı Kuran-i Kerimin değişik ayetlerinde ifade edilmektedir. ( H.z. İbrahim Kur’ani Kerimde geçen duası ; ‘’Rabbim! Beni ve Soyumu namaz kılanlardan eyle!’’ amin…) Ancak önceki peygamberlerden sonra o din mensuplarının namazı koruyamadıkları. Ondan uzaklaştıkları anlaşılmaktadır. 6. Taha Süresi 132 ayette ALLAH C.C. şöyle buyurmuştur. ‘’ Ailene namazı emret! Sen de sabırla ona devam et… ‘’ buyuruyor. 7. Cehenneme girenlere neden cehennem girdikleri sorulduğunda? Biz namaz kılanlardan değildik! Buradan namazın ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. 8. Genelde ibadetler, dini inancın koruyucularıdır. 9. Yetişkinlerin, anne babanın namaz kılmasının, çocukların namaz kılmayı arzu etmeleri, namaz kılmak istemeleri açısından da önemi büyüktür. Çünkü çocuk çevresini tanımaya başladığı anadan itibaren çevresinde ki büyüklerin, özellikle anne babasının söz ve davranışlarını taklit edip örnek almaya başlar. Bu nedenle namaz kılan bir anne babanın çocukları da namaz kılmaya özenir. Namazın Psikolojik Süreçleri 10. ‘’Vay haline şu namaz kılanların! Ki onlar şuurunda değildir namazlarının. Gösteriş yaparlar onlar, Hayra engel olurlar.’’ Ma’un 4-7 ayetler. 11. Namazda neyi okuduğunun bilincinde olunmalıdır. Çünkü
Din
Namaz PsikolojisiHüseyin Peker · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2020123 okunma
Ebu’l-Hasan Harakani’de Fakr Kavramı
10/10
··
Beğendi
Kur’an ve hadislerde geçen “Fakr” kavramının iki ayrı anlamda kullanıldığı gö- rülmektedir. Bunlardan biri “suret fakirliği” de denilen “maddî fakirlik”, diğeri ise “manevî fakirlik”tir. 1. Maddî Fakirlik veya Suret Fakirliği: İhtiyaç duyulan mala ve eşyaya malik ve sahip olmamak demektir. Kur’an’daki: “Ganimet malları, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerin- dir” 5 , ayeti ve benzer ayetlerde anlatılan fakrdır. Bu anlamdaki fakirlik hadislerde de: “Fakr, insanı nerede ise küfre düşürecekti.”6 “Fakirlik, iki cihanda yüzkarasıdır.”7 İfadeleriyle anlatılmakta ve bu manada gönle sıkıntı veren fakirliğin makbul olmadığı ifade buyrulmaktadır. Tasavvufa konu olan fakr ise bu tür fakirlik değil, manevi fakirliktir. 2- Manevî Fakirlik: Kulun kendinde varlık görmemesi, herşeyi Hakk’a irca etmesi, şahsının, amelinin, hal ve makamının Allah’ın lütfu olduğunu kabul etmesidir. Kur’an’daki: “Ey insanlar, siz Allah’a karşı fakir; yani muhtaçsınız. Allah ise ganîdir; yani herşeyden müstağni- dir.”8 ve “Allah ganîdir; siz fakirlersiniz; yani O’na muhtaçsınız.”9 ayetleri bu anlamda- ki fakrı anlatmaktadır. Peygamber Efendimiz, “Fakr, benim medar-ı iftiharımdır.” 10 buyurmaktadır. Yine başka bir hadis-i şerifinde “Allah’ım beni fakir yaşat, fakir öldür ve fakirlerle haşret!”11; Allah’ım beni sana karşı muhtaç (fakir) kılarak müstağni eyle, kendinden başkasına muhtaç (fakîr) etme!12 buyurmuştur. Bu hadisler manevi fakr anlamında kullanılmıştır. Kulun Allah’a muhtaç olması demek olan fakirlik, elbette fakiri de zengini de kapsar. Bu anlamıyla fakir ve fukara, malı olmayan anlamına değil, “sufî ve derviş” manasına gelir. Bu yüzden eskiden şeyhler kendilerine “Hadimu’l-fukara” (Fakirlerin hizmetkârı) derlerdi. İlk sufîler “yoksulluk” anlamına gelen fakr ile
Fakrın MakamlarıEbül - Hasan Harakani · Büyüyenay Yayınları · 201718 okunma
Reklam
Kur’ân-ı Kerimle Yeniden Doğmak: Yedi Farklı Başlangıç
Puan vermedi·610 syf.··
2025 8. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2025 00:00
Bazı kitaplar vardır; okunmaz, yaşanır. Bazıları ise sadece zihne değil, kalbe ve hayata temas eder. "Kur’ân-ı Kerîm ve Açıklamalı Meâli" benim için tam olarak böyle bir yolculuk oldu. 2025 yılının başlarında başladığım bu kıymetli okumanın incelemesini bilerek yılın sonuna bıraktım. Üç ayların başlangıcına denk gelen bu zaman dilimi, içimde sessiz ama derin bir tamamlanmışlık hissi bıraktı. Yılı Kur’ân ile açıp yine onunla kapatmış olmak; geçen zamanı daha anlamlı, daha bilinçli ve daha değerli kıldığımı hissettirdi. Sanki yılın başında alınan bir niyet, yılın sonunda yerine ulaşmış gibiydi. Bu okuma boyunca beni en çok durdurup düşündüren şeylerden biri, -Kur’ân’da yedi sayısının ısrarla ve anlamlı biçimde tekrar etmesi- oldu. Hayatımda da özel bir yeri olan bu sayı, Kur’ân’da sadece bir rakam değil; bir düzenin, bir ölçünün ve ilahî bir planın işareti gibiydi. ۝Kur’ân’da Yedi Sayısı ile Açılan Kapılar ۞ Yedi Gök ile Başlayan Düzen > “Sonra göğe yöneldi, onları yedi gök olarak düzenledi.” (Bakara 2/29) > Daha en başta insan, başıboş bir evrende yaşamadığını öğreniyor. Her şey ölçülü, her şey yerli yerinde. ۞ Yedi Kat Gökte Kusursuzluk > “O, yedi göğü birbiri üzerine yarattı… bir bozukluk görüyor musun?” (Mülk 67/3) > Kur’ân bakmamızı istiyor. Ama insan anlıyor ki, aslında bakılan göklerden çok kendi içi. ۞ Yedi ile Gelen Bereket > “Bir tane yedi başak verir…” (Bakara 2/261) > Hayatta verilen hiçbir şey kaybolmuyor. Allah yolunda atılan küçücük bir adım bile, hiç umulmadık yerlerden çoğalarak geri dönüyor. ۞ Yedi Bolluk, Yedi Darlık Yılı > (Yusuf 12/43–49) > Hayatın tek bir mevsimi yok. Bolluk da imtihan, darlık da. Yusuf Suresi sabrı, tedbiri ve tevekkülü aynı anda öğretiyor. ۞ Yedi Kapılı Uyarı
İnceleme
Kur'ân-ı Kerîm ve Açıklamalı MeâliKomisyon · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 20122,660 okunma
Hz Muhammed (s.a.v) kalbine mantık ve bilimle yolculuk..
Puan vermedi·333 syf.··
2025 16. kitabı
Mehmet Karabacak’ın “Akıl ve Mantığın Götürdüğü Yere: Hz. Muhammed’in Peygamberlik Delilleri” kitabından bazı dikkat çekici alıntıları ve hoşuma en çok giden bölümlerden birini analiz ederek aktarmaya çalıştım: Seçili Alıntılar ve yorumlarım: 1. > “Bir insan ya yalancıdır, ya deli, ya da haklıdır. Hz. Muhammed yalancı değilse, deli değilse, o zaman haklı olmalıdır.” Analiz: Bu ifade, dilemma yöntemi denilen mantıksal bir argümana dayanır. Yani üç olasılık sunulur ve ikisi dışlanınca geriye kalan tek seçenek zorunlu olarak doğru kabul edilir. Bu yöntem özellikle kuşkucu bakış açısına sahip bireyler için güçlü bir ikna zemini sunar. Hz. Muhammed’in hayatındaki tutarlılık, dürüstlük ve toplum üzerindeki olumlu etkileri bu iddiayı destekleyici veriler olarak sunulmuş 2. > “Akıl, hakikate giden yolda pusuladır. Ama o pusula doğru çalışsın diye vicdanın da dürüst olması gerekir.” Analiz: Karabacak burada sadece aklın değil, vicdanın da önemine dikkat çeker. Çünkü birçok insan, inancı akıl yoluyla sorgularken, ön yargı, nefis veya kibir gibi içsel engellerle karşılaşabilir. Yani bilgiye ulaşmak için sadece aklın çalışması değil, içsel ahlaki bir dürüstlük de gerekir. 3. > “Eğer bir insan, yirmi üç yıl boyunca her zorluğa göğüs gererek, hiçbir dünyevi menfaat elde etmeden bir davaya hizmet ediyorsa; bu ya bir delilik ya da bir hakikatin yansımasıdır.” Analiz: Bu alıntıda Hz. Muhammed’in (s.a.v.) peygamberlik sürecindeki kararlılık, fedakârlık ve sadakat vurgulanır. Eğer bir insan menfaat veya şöhret için hareket etseydi, zorluklar karşısında geri adım atması beklenirdi. Ama onun ısrarlı ve tavizsiz duruşu, bir inancın değil, bir hakikatin taşıyıcısı olduğuna işaret olarak sunulur. 4. > “İnsanlar, yalana menfaat için başvururlar. Hz. Muhammed’in peygamberliğinden
Akıl ve Mantığın Götürdüğü YereMehmet Karabacak · Memento Mori Yayınları · 202558 okunma
Zarif cümlelerle Bekiroğlu
Puan vermedi·536 syf.··
Beğendi
·
2020 49. kitabı
NAR AĞACI İran’dan (Taht-ı Süleyman) Trabzon’a gelen bir halı tacirinin hikayesi anlatılıyor. 1. Trabzon 1916’da Rus işgaline uğruyor. 2. Ateşgah zerdüştilerin ibadet yerleri. Taht-ı Süleyman’da ateşgah var. 3. Eyvan: 1. Teras, sundurma, ayvan. 2. Bir tarafı dışarıya açık olan oda, ayvan, Balkon, Evin oda kapılarının açıldığı salon, hayat 4. Cepken: Kolları yırtmaçlı ve uzun, yakasız üst giysisi 5. Trabzon’da müslüman, Ermeni, Rum hep beraber yaşıyorlar. 1 Ekim 1912’de Balkan seferberliği ilan ediliyor. Sultan Mehmet Reşat zamanında oluyor. 1912’de Mustafa Kemal Trablusgarp savaşında parlayan bir isimdi sadece. 6. Kagir: Taş veya tuğladan yapılan (yapı) 7. Peyke: Genellikle eski iş yerlerinde bulunan, duvara bitişik, alçak, tahta sedir 8. Müştemilat: eklenti 9. Eski zamanlarda Trabzon’un Rum ve Ermeni mahalleleri Müslüman mahalleleriyle bu kadar içiçe değildi ama zamanla şehir içinde sınırlar atlanmış, diğer mahallelere dal budak sarılmış. Müslüman mahallelerinde de evler açılmıştır. 10. Gençlik bilse, ihtiyarlık yapabilse. 11. Sultan Hamid döneminde kimin kimi jurnalleyeceği belli değildi. Baba evladından, komşu komşusundan korkar olmuştu. Sansür ileri boyutlardaydı. 12. Osmanlı 72 milletiyle asırlarca gül gibi yaşadı. 13. Erleri ve erbaşları İranlı olsa da Rus subayları tarafından yönetilen varlığını 1. Cihan Harbi yıllarında hissettirmişti. 14. Atlar rüzgardan yaratılmıştır. 15. Gelen canından aziz bildiği oğlu da olsa o karşılamaya çıkmaz, kendisine gelinmesini beklerdi. 16. Zerdüştilere göre ruh bedenden ayrılınca geri kalan ceset artık kirli bir şeydi ve bir an evvel götürülmesi gerekti. Ölülerini açık havada kuşlara bıraktıklarına dair bir tevatür vardı. Bir kule (Sessizlik Kulesi) var. Oraya tırmanıyorlar. Orada akbabalar, leş kargalar var. Oraya tırmanırken
1000Kitap
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma
Öğretim Yöntemi için önemli ipuçları...
8/10
·176 syf.··
2025 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2025 14:48
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir. (Spoiler içerir!) Yazar 30 yılı aşkın bir çaba ile hadisleri derleyip Hz. Muhammed (s.a.s.)'in öğretme yöntemlerini 40 başlık altında toplamış. Büyük bir emeğe sahip olan bu eser, aynı hadisi farklı yorumlayan kişilere dipnotlarda yer verirken her yaş okura hitap edebilecek sabit bir anlatıma sahip. Ayrıca yazar dipnotlarda kendi açıklamalarına da yer vererek konuyu daha detaylandırmış. Lâkin konunun anlaşılması için güzel içerik olsa da puntosunun küçük olması aşırı derecede göz yoruyor. Yazarın kimi yerlerde tekrara düşen anlatımını ise Peygamber(s.a.s)'in yöntemlerinden biri olan 3 defa tekrarlama ile bağdaşlaştırdım. Bazı anlamdıramadığım hadisler olsa da okurken insan hayat duruşunu bir kez daha gözden geçiriyor, heybesindeki noksanlıklara üzülerek daha incelikli davranma ümidi taşıyor. Düşündürücü bazı mevzular; Uslüptaki incelikler; Hata yapan birini utandırmadan güzelce uyarma (utanmanın yüzsüzleşmeye neden olduğu), Konuşma, gülme, öfkede vb ölçülü olma, Karşıdaki kişinin seviyesine göre konuşma, az ve öz, Şakayı yerinde ve dozunda yaparak sorulduğu kadarıyla net ve kısa cevap verme, Konunun önemini vurgulamak için konuşma başında 3 defa tekrarlayan cümleler ile dikkat çekme, Gerektiği durumlarda beden dili kullanma vb Ayrıca; İlim öğrenmenin önemi, Mal-mülk edinme, Her bilginin her insan ile paylaşılamayacağı, Komşuluk, Slm vermek vb birçok konuda yeniden öz eleştiriye sevk ediyor. Alıntılar: "İlim öğrenmek her Müslüman'a farzdır." S. 22 " 'Ey Muhammed! Rabbinin adı ile oku, (her şeyi) O yarattı. İnsanı pıhtılaşmış kandan yarattı. Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir.' olduğu
1000Kitap
Bir Eğitimci Olarak Hz. Muhammed (SAS) ve Öğretim MetodlarıAbdulfettah Ebu Gudde · Takdim Yayınevi · 20231,818 okunma
Reklam
Reklam