De ki: “Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne az şükrediyorsunuz! Mülk suresi 23
Din
Mülk 23. Ayet...
De ki: "Sizi biçimlendiren; size işitme, görme ve idrak etme gücü veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?
Hayata Dair

KerZeY35

@kerzey35
·
Ne Kadar Az Şükür Ediyoruz?
"Bu arayışın sonu demek olmuyor mu?" "Hayat sarkacında insan mutsuzluk ve doyumsuzluk arasında gider gelir. Arzu ettiklerini ele geçirdikçe doyumsuz, istediklerine kavuşamadığında da mutsuz olur. Halbuki şükür hali her an elinde olanların tadını çıkarmakla mümkündür. Mutluluk ve doyum hali andadır. Ne geçmişte yaşanmışlıklarda ne de gelecekte yaşanacaklarda gizlenir. Bahsi geçen hal bugün vardır ve sen içindeyken fark etmezsen kaçırıyorsun demektir..."
Sayfa 117·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
De ki: “Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne az şükrediyorsunuz!” (Mülk Suresi 23.Ayetin Meali)
Din
SUFİ TAİFESİNİN İTİKADI
Bu bölüm sofi taifesinin genel itikadı ve bu akaidin ehl-i sünnet vel cemaat akaidi'ne muvafik olduğunun beyanı, sofilerin zikir telkin etmelerinin delili, hırka (cübbe) giydirmelerinin yani halifelik ver melerinin delili ve zikrin adabı hakkındadır. Şunu iyi bilmek gerekir ki bu taife (sofiler) şu hususlarda icma etmişlerdir, hemfikirdir: Allah (Celle Celalühü), ikincisi olmayan Tek bir ilahtır. Eş ve çocuktan münezzehtir. Ortağı olmayan mülk sahibidir. İşleri tek başına tedbir eder. Başka bir icatçıya ihtiyacı olmayıp zatıyla mevcuttur. Bilakis diğer her mevcut, onun mevcudiyetine muhtaçtır. Bütün âlem onun yaratmasıyla olmuştur. O (Celle Celalühü), bizatihi mevcut olup vucudiyetinin evveli olmadığı gibi, bakiliğinin de sonu yoktur. Vücudiyeti mutlak ve daimidir. Binefsihi kaimdir. Cevher değildir ki ona mekân takdir edilebilsin. Araz (varlığı başka şeye muhtaç, başka şeyle kaim) değildir ki bakilik ona muhal (imkânsız) olsun. Cisim değildir ki onun cihet veya yönü olsun. O bunlardan münezzehtir. Kalplerle ve gözlerle (ahirette) görülebilir. Allahü Teala hangi manayı irade etmişse işte o manada arşı üze-rine istiva etmiştir. (Mahlûkata benzemekten ve benzetilmekten mü-nezzehtir.) Dünya ve ahiret onundur. Onun bir misli (benzeri) yoktur ve düşünülemez. O nasıl idiyse şu anda da öyledir. Mekân ve mekânda yer tutan şeyleri yaratmış, zamanı inşa etmiştir. Ve: "Mahlûkatın hıfzının erişemeyeceği, yaratılanların vasıflarının ulaşamayacağı, tek canlı BEN'im" diye hükmetmiştir. O (Celle Celalühü), hadis (sonradan) olanların ona ve onun hadis olanlara hulul etmesinden (girmesinden) münezzehtir. Hatta şöyle demelidir: Hiçbir şey yokken o vardı. Çünkü öncelik ve sonralık dahi O'nun sonradan yaratmış olduğu zaman sigalarındandır. Allah'ın kendine kullanmadığını biz de ona
İslâm Dini
Aşağıdaki sınıflandırma, Tasavvuf ve klasik İslam âlimleri arasında yaygın kullanılan tasavvufî ayrımdır. Kesin/farz bir liste değildir; bazı isimler farklı âlimlerde farklı gruplara alınabilir. # CELÂL İSİMLERİ (heybet, kudret, azamet, kahır) 1. Allah 2. El-Melik 3. El-Azîz 4. El-Cebbâr 5. El-Mütekebbir 6. El-Kahhâr 7. El-Kâbid 8. El-Hâfıd 9. El-Müzill 10. El-Hasîb 11. El-Muhsî 12. El-Mümît 13. El-Vâris 14. Mâlikü’l-Mülk 15. Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm 16. El-Muksit 17. El-Câmi‘ 18. El-Mâni‘ 19. Ed-Dârr 20. El-Muktedir 21. El-Kâdir 22. El-Müteâlî 23. El-Kebîr 24. El-Azîm
Şikayet ettiğiniz hayat, başkalarının hayali olabilir... Mülk Suresi 23. Âyette Rabbimiz şöyle buyurur; "Ne de az şükrediyorsunuz?"
Din