Bembeyaz bir sayfa açtıysam önüme
Hayat yeşil akıyor yüzüme daima
Ellerimden kayıyor yavaşça ismin
Tenime saplanıyor rüzgar ki - unutulmaz bir acıyla
Terk ediş hep normal gelmedi
Ve dahi çamur gibi atılış
Rüzgar hep soğuklarından söylemedi
Yollarsa upuzun - sessizce bir ayrılış
Ve bir de ölüm var ilerisinde - kuvvetli bir pişmanlık belki
Günüm hep siyah filtreyle yüreğime uğramış
Bitkiler sayılmaz yapraklar taşır halbuki
En saçma anlarda dahi seni hatırlatış
Sabır kolay kolay biter de hani
Akan kanda ve bakan ruhta sana çabalayış
Kaybetmek var yalanlara bile yeniden
Her şey- sadece bir harf için çırpınış
Ölüm dansı söylencesi soruları ışıklandırır
ve her konuşmadığımızı hep susmaklı yanıtlarımızı
en gelecekte bir küçük limana dek daha ne kadar
ve kim için süsleyerek, taçlandırarak, biriktirip
avucumuza kapayacağımızı—
Hayat mı tutamadıklarımız
Veya hayale benziyor bir o kadar
Unutmak ve yaşamak arasında mekik dokumuşum her daim
Başlığımız: Daktilolar arasında adımlamak
Seviyorum diyemem - ve bir o kadar da nefretle-
Sayarken ruhuma işkenceler
Seni görmezden gelemem
Son nefesini verenler dirildi etrafımda
Şimdim bir ölüler ordusu daima
Şiirimi karalıyorum bile diyemem
Güneşin küstüğü bir hazirana ilerlemek - ve dahi
Her halim yalvarmak mı olsun - ve duygularım zayi
Tuza dönüşsün merhaba demelerim bile
Ve bana yönelen nefretinle kavrulsun desem yüreğin
Ölüm değil aradığımız veya sıska bir kalem
Hatta beklemiyorum bir merhabayı arsızca
Duvarlardan yankılanıyorsa her düşüncem yüzüme
Paramparça dizeler gönderiyorum meraksızca