9/10
·308 syf.··
2026 8. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 23:24
Kopyalanmış Adam, yazarın muhteşem üslubuyla çok farklı bir kafada yazılmış. Böyle farklı fikirleri konu edinen eserleri seviyorum. Kitap bize karakterleri sadece tanıtmıyor onların iç seslerine kadar tanık olmamızı sağlıyor. Karakterlerin zihinlerinin en derinlerine iniyoruz, onlar ile bütünleşiyoruz ve haliyle kendimize soruyoruz bir kopyamız bir anda peydah olsaydı ne olurdu? Ruhumuz, kişiliğimiz, ne kadar kırılgan... kendimizi anlatacak kelimeler bulmak bazen ne kadar zor. Karar almak en kolayıdır diyor yazar gün içinde sürekli kararlar aldığımız aşikar. Ama her karar süreci sanki bizim ile kopyamızın arasındaki bir münazara değil mi? Her karar evrende yeni bir kopya doğuruyor. Sonsuz olasılıkların içinde yaşadığımız bu kuantum dünyada sonsuz kopyalarımızın aldığı kararların sonuçlarıyla çiziliyor kader çizgimiz belki de. Belki de kitabın bunlarla hiç ilgisi yok... son yarısı çok sürükleyici tamamı çok ilgi çekici. Çok beğendim. Tavsiye ederim.
Kopyalanmış AdamJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20143,725 okunma
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 09:54
Yabancı üzerine herkesin yeterince yazıp çizdiğini düşünüyorum. Bu sebeple ben bu kitabın benle olan hikayesini not düşmek istiyorum kişisel okurluk tarihime. Yıl 2012. Ankara Hukuk’ta ikinci sınıftayım. Bahar yarıyılında hukuk fakültesindeki, yıllar geçse dahi hiç unutamayacağım bir ders olan Hukuk ve Edebiyat’ı seçmeli ders olarak almıştım. Bir kitap listesi verdi hocamız. Haftada bir kitap bitirilecek, üzerine bir kişi sınıfta sunum yapacak ve arkasından münazara yapılacaktı. Her hafta dersten sonra bir sonraki haftanın kitabını almak için Kızılay’daki Olgunlar’ın yolunu tutardım. Aziz Nesin- Yaşar ne yaşar ne yaşamaz, Tahsin Yücel- Gökdelen, Erdal Öz Yaralısın, Sevgi Soysal-Şafak, Kafka- Şato ve Albert Camus- Yabancı o dönem okuduğumuz kitaplardı. Bu eserleri okumuş olanlar ortak temayı fark edeceklerdir; Devlet kurumlarındaki yozlaşma, anlamını yitirmiş adalet kavramı, suçun dışında her şey için yargılanma. Sunumlar ve kitap üzerine yürüttüğümüz beyin fırtınası çok verimli geçerdi. Adını öyle koymasak da o grubun hayatımdaki ilk kitap kulübüm olduğunu şimdilerde fark ediyorum. Her bir oturumu can kulağı ile dinlerdim. Roman karakterlerinin yaşadıklarını, yazarların kitaplardaki derinlikli sözlerini özümseyemeyecek kadar deneyimsiz olsam da, edebiyatın o kuşatıcılığını daha o günlerden iliklerime kadar hissederdim. Ve bir gün sıra Yabancı’ya geldi. Bir sonraki derse hazırlanmak için aldım elime kitabı. “Anam ölmüş, dün ya da bugün bilmiyorum.” Mersault’ün yaşama karşı kayıtsızlığını, hayalsizliğini, inançsızlığını anlamlandıramayacak kadar gençtim. Zaten de Camus, ruhu güvenli kıyılardan tekinsiz okyanuslara henüz hiç açılmamış yirmisindeki bir gence ne söyleyebilirdi ki? Neyse, sıkılarak da olsa okudum kitabı, öylesine hayallere dalarak okumuşum ki roman
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,4bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·208 syf.·
2026 8. kitabı
arap dili tarihine yönelik çok kapsamlı ve değerli bir esere daha denk geldim şükürler olsun ki. şöyle ki eserin içeriğinden bahsederken ana başlıklardan başlayıp tanıtmak istiyorum zira bu bir tarihi eser olduğu için bunu gerektiriyor diye düşünüyorum: ana başlıklar ve içerikleri şöyle ✓arap dili ve arap dilinin alt dalları üzerine ✓cahiliye dönemi ✓sadru'l-islam (ilk dönem erken) dönemi ✓emeviler dönemi ✓endülüs emeviler dönemi ✓abbasiler dönemi ✓memlük, eyyübi ve fatımiler dönemi ✓osmanlılar dönemi ✓modern dönem (ki kitabın en kapsamlı bölümü budur) ✓mehcer edebiyatı (savaş dolayısıyla göç etmek zorunda kalan ve kendi dilini, kültürünü ve geleneğini diri tutmak ve köklerini unutmamak adına arap beldelerinin bazı bölgelerinden bir araya gelip farklı niteliklere ancak aynı duygulara sahip olan edebiyatçılarının özlemlerini dindirmek için çıkardıkları dergilerdir. gurbet ve sıla edebiyatıdır) ✓arap dili edebiyatı ile ilgili terimler: *muvaşşah (10. yüzyılda endülüs'te -islam ispanyası- ortaya çıkmış devrim niteliğinde bir şiir ve musiki türü), *tufeyli (arap edebiyatı ve kültüründe, davet edilmediği halde yemeklere izinsiz giren, yani "yedikçe yiyen" anlamına gelen bir terim olup mecazen sürekli başkalarından faydalanan, bedavacı ve parazit kişi anlamını kazanmıştır), *sülûk (arap şiirinde su‘lûk, yani eşkıya şairlik, arap edebiyatının en özgün ve asi kanatlarından biridir), *mizah (nüktezi, şaka), *lahn (dil hataları), *nakd (eleştiri), *mersiye (ağıt), *hiciv (küçümseme), *makame (roman, anlatı), *nakîza (edebi münazara), *iştikak (bir kelimenin, başka bir kelimeden anlam ve harf düzeni yönüyle türetilmesi), *nakt (edebi ve dilsel tenkit, şiir veya nesirdeki hataları, kusurları, üstün ve zayıf yönleri göstermek), *ezdâd (bir sözcüğün iki zıt anlamı birden ifade
1000k
101 Soruda Arap Dili ve Edebiyatıİbrahim Usta · Akdem Yayınları · 20209 okunma
7/10
·304 syf.··
2020 294. kitabı
Koleksiyoncu, kulüple okuduğumuz ikinci (belki de üç demeli; hepimiz öncesinde Fırtına’yı okuduk) kitap. John Fowles’ın 1963’te yazdığı ilk roman ve aslında ‘Büyücü’yü yazmayı sonraya bırakıp ‘Koleksiyoncu’yu yazıp bitirmiş. Fowles’a ‘neden kelebekler’ sorusunu kendime sorarken, ufak bir araştırma yapıp Vladimir Nabokov’a karşı sevgisi-nefreti var mı bulamadım –çünkü Nabokov bir kelebek koleksiyoncusu idi ve İletişim Yayınları’nda her kapağına kelebek konmasının açıklamasıdır da. Kelebek koleksiyoncusu olan Frederick’in yirmi yaşındaki sanat öğrencisi Miranda’yı kaçırarak şehirden uzakta bir evin mahzeninde tutsak etmesini anlatıyor. Her psikolojik alt yapısı bulunan metinlerde, kaçırılan (kurban) daima mahzen-bodruma atılır ve kaçıran (suçlu) ise evin orta katı veya en üst katında ikame eder. Freudyen olarak bakış açısıyla yorumlayacağım, çünkü kurguda göndermeler var. Freud’un meşhur ‘aysberg’i, (buzdağı) “id, ego ve süper ego”yu temsil eder. Denizin altındaki görünmeyen kısım İd’tir, alt benlik. Dolayısıyla evin en alt katı gizliyi, sadece alt benliğin bilebileceği gizleri kaldırabilecek karanlıktadır. Psycho filminde Norman Bates’in üç katlı evde (id, ego, süper ego) neden bodrum katında yaşadığına bakıp anlayabilirsiniz. Biraz da kurguya bakalım; yazar, iki kişinin gözünden anlatarak, kısıtlı konuyu uzatabilmeyi bu şekilde akıl etmiş. Başta aynı olayları iki farklı gözle görmeyi tamamen tekrara düşecek hissiyatı oluştursa da, anlatıcı değiştikçe, yazarın kalemi de değişiyor; farklı biri tarafından kalem alınmış hissettiriyor ve kurguyu diri tuttuğu bi’ gerçek. Fowles, Miranda-Frederick’in çatışmasında “eğitimli-eğitimsiz” bizler seyirciyiz. Diyaloglar, adeta “münazara” şeklinde ilerliyor ve ikna etme çabalarını bolca okuyoruz. Öte yandan, eğitimsizliğin
KoleksiyoncuJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 202411bin okunma
10/10
·201 syf.··
2026 30. kitabı
Bu kitap hakkında şunu söylemeliyim ki okurken Sokrates'e aşık olmuştum. Bu kadar bilgili kültürlü bir şekilde insanlarla münakaşaya girmesi ve karşındaki kişiyi kırmamaya çalışması beni çok etkilemişti.
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,8bin okunma
Münazara Notları
Puan vermedi
Münazara Notları Öncelikle sayın yazarımıza teşekkürlerimi sunmak istiyorum çünkü şakasız piyasada bulunan tek münazara eğitim kitabı.Ben münazaraya ilk başladığımda bilgi edinmek için bir kitap arayışındaydım ve girdiğim bütün sitelerde sadece bu kitap vardı.Yazar, içerisinde kendi deneyimlerini, maçlarda çıkabilecek konuları ve bunların argümanlarını (hem lehine hem aleyhine), detaylı bir şekilde pozisyonların kurallarını ve günümüz dünyasındaki birçok ülkenin yerini derlemiş kitabında. Ben kitabı oldukça beğendim çünkü kitap adeta münazara için bir ders kitabı niteliğinde. İçerisinde belki de yapay zekaya sorsanız bile bulamayacağınız çeşitli argümanlar var ve bunların çoğu çürütülmesi zor argümanlar. Boş zamanlarınızda notlar alıp maçlara hazır bir şekilde çıkabilmek için kesinlike doğru adres. Engin Arıkan
Münazara NotlarıEngin Arıkan · Ekin Kitabevi Yayınları · 202419 okunma