Puan vermedi
"Tesir etmeyen okuma neye yarar? İnsan kendisine ilave etmek için okur, unutayım diye değil." (s. 87) _____________ Ahmet Hamdi Tanpınar denince çoğumuzun aklına hemen romanlar gelir, biraz da şiirler… ama açık söyleyeyim, Edebiyat Üzerine Makaleler bambaşka bir yer. Bu kitap öyle alıp “okuyayım, bilgi edineyim” diye yaklaşılacak bir şey değil ; daha çok, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın zihnine misafir olmak gibi. Sanki karşında oturmuş da sana edebiyatı anlatıyor, ama anlatırken de durmadan kendisiyle tartışıyor. Kitap dağınık gibi duruyor , çünkü makaleler farklı zamanlarda yazılmış; ama işin garibi, o dağınıklığın içinde çok sahici bir bütünlük var. Bir süre sonra fark ediyorsun ki Ahmet Hamdi aslında hep aynı meseleyi kurcalıyor: Edebiyat nedir, ne değildir ve biz onu neden sürekli yanlış anlıyoruz? Evvela, şiir meselesi... Ahmet Hamdi Tanpınar burada hiç dolanmıyor, şiiri bir fayda veya öğüt vasıtası yapmaya kalkan anlayışın karşısına âdeta bir duvar gibi dikiliyor. Zirâ ona göre "Şiirin her türlü menfaat endişesinden uzak, gayesini yalnız kendinde bulan bir mükemmeliyet olmasıdır" Fikir yürütmek, ikna etmek, bir davayı ispatlamak nesrin, yani düzyazının işidir ; lisanın o serbest mantığı "zekâmızın bütün faaliyetlerini ifade, gündelik hayatımızın bütün ihtiyaçlarını tesviye eder" . Fakat şiir dediğimiz o sıkı yapı, bir fikrin vaaz edileceği bir kürsü olamaz. Bizde şiirin sürekli bir dava taşıması istenmesine itirazı da tam buradadır ; "şiiri çok defa irşadın kürsüsünde vaaz eder gördük" diyerek bu zihniyeti eleştirir. Çünkü asıl sanat eseri "kendisinden başlar, kendisinde biter" ve bütün asaleti de buradan gelir diye anlıyorum. Saniyen, dil ve kelime meselesi de önemli ve belki de en önemli mesele... Şiirin bu "kendi içine kapalı" mükemmeliyeti, bizi ister istemez
Edebiyat Üzerine MakalelerAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 2018265 okunma
Muallim Naci Efendi: Hayatı ve Eserlerinin Tedkiki
10/10
·747 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Bu eser, Tanzimat sonrası Türk edebiyatının önemli isimlerinden Muallim Naci’nin hayatını, sanat anlayışını ve eserlerini ilmî bir bakışla inceleyen kapsamlı bir çalışmadır. Eserin İçeriği Kitap genel olarak üç ana çerçevede ele alınır: Hayatı: Doğumu (1849, İstanbul), Eğitim süreci, Memuriyet hayatı, Gazetecilik faaliyetleri (özellikle Tercüman-ı Hakikat çevresi), Edebî tartışmalardaki yeri, Edebî Kişiliği, Klasik şiire bağlılığı, Dil konusundaki hassasiyeti, Eski–yeni edebiyat tartışmalarındaki tavrı (özellikle Recaizade Mahmud Ekrem ile olan münazaraları) Eserlerinin Tahlili Şiirleri Sözlük ve dil çalışmaları Tenkit yazıları Eğitimle ilgili görüşleri Eserin Önemi: Bu çalışma, Muallim Naci’yi sadece “eski taraftarı” bir şair olarak değil; dil bilinci yüksek, kültür taşıyıcısı ve ciddi bir münekkit olarak değerlendirmesi bakımından önemlidir. Ayrıca Tanzimat sonrası edebî kamplaşmaların ilmî zeminde incelenmesine katkı sağlar. Celal Tarakçı Muallim Naci Efendi Hayatı ve Eserlerinin Tedkiki
1000Kitap
Muallim Naci Efendi Hayatı ve Eserlerinin TedkikiCelal Tarakçı · Yeni Zamanlar Sahaf · 19941 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi
Batı Edebiyatı’ nda ünlü münekkit Hippoliyte Taine gibi, kendini çok iyi yetiştirmiş ve en büyük yazarlara bile yol göstermiş nice usta eleştirmenler vardır. Bunlar sayesinde, o şairler ve yazarlar ile ortaya koydukları eserleri gittikçe değer, önem ve öncelik kazanmış; böylece onlar, dünya çapında tanınmak ve okunmak şansını elde etmişlerdir.
Tenkitli Neşir Kılavuzu (Osmanlı Türkçesi Metinleri İçin)Berat Açıl · İSAM - İslam Araştırmaları Merkezi · 08 okunma
Puan vermedi
Bilindiğiüzere; Tanzimat Sonrası Arayışlar Dönemi’ nde edebiyatımızda, Batı’lı anlamdaki bir diğer yeni tür, Edebî Tenkit’dir. Batı dillerindeki karşılığı “critique” ( kritik) olan tenkit; genel olarak, çeşitli konularda yapılan çalışmaların, ortaya konulan eserlerin doğru, başarılı veya yanlış, başarısız yahut eksik yanlarını belirterek, onları gerçekleştirenlere yapıcı eleştirilerde bulunmak ve sonuçta yardımcı, yol gösterici olmaktır. Bu işi; öncelikle bilim, kültür, sanat..v.b. alanlarda gerekli bilgilerle donanarak temelden çok iyi bilen, kavramış bulunan ve sonra da, yüksek bir hayat ve sanat görüşü ile objektif ölçüler içerisinde, yani tam bir tarafsızlıkla gerçekleştiren kimselere ise, “münekkit” ya da “eleştirmen” adı verilmektedir.
Edebiyat Kuramları ve EleştiriBerna Moran · İletişim Yayınevi · 20211,155 okunma
10/10
·79 syf.·
2025 83. kitabı
• Bu ayki sayıda, benim de hayran olduğum isimlerden Ali Emiri Efendi’ye yer verilmiş. Tarihçi, edebiyatçı, şair, yazar, kütüphaneci, nadir eserler ve arşiv uzmanı, münekkit, kitap kaşifi olarak tanıtılmış. • Kanuni Sultan Süleyman Han’ın son vasiyeti detaylı bir şekilde aktarılmış. • Kapak konusu ise Balkanlar’da Müslüman kimliğinin kalbi “Deliorman”. Dergi, Deliorman’ı “Serhaddin ucunda bir gölge, bir dua gibi durur bazı yerler; sessiz, vakur, derin…” sözleriyle tasvir ediyor. Özetle: Deliorman sıradan bir bölge değil; Türklerin Balkanlar’daki varlıklarını, kültürel kimliklerini ve tarihi direnişlerini temsil eden bir hafıza mekânıdır. • “Her gün için bir parça ekmeğim ve ibadet edeceğim bir mescidim olsun, bu bana yeter.” diyen Nizamülmülk’ün manevi dünyasına yer verilmiş. • Gazneli Mahmud’un veziri, Lahor’un ilk Müslüman valisi Melik Ayaz tanıtılmış. Onun şu sözü öne çıkarılmış: “Geldiği yeri unutan, gittiği yerde kaybolur.” • Ailecek en keyifli bulduğumuz bölüm olan “Testgâh” bu ay “Babalar ve Oğulları” başlığıyla hazırlanmış. Ve daha bir çok içeriğiyle fevkalade bir sayıydı..Eylül sayısı da keyifli ve akıcı oldu İstifadeli okumalar dilerim kitapla kalın efendim.
Yedikıta Dergisi - Sayı 205 (Eylül 2025)Yedikıta Dergisi · Çamlıca Basım Yayın · 202521 okunma
Şiir severler;
10/10
·124 syf.··
2025 42. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2025 23:35
Kesinlikle ama kesinlikle alın ve okuyun. Hatta çokça okuyun. Ve dahi çok alın dostlarınıza hediye edin... Bence. “Şu doktor her dertten anlar” dediniz Kanayan yaramı bilmedi eyvah! “Şu ressam yüz rengi sayar” dediniz Akımı, karamı bilmedi eyvah! “Şu hoca” dediniz, düştüm peşine Feyzini aradım boşu-boşuna Yalan tuzu kattı çıkar aşına Helali, haramı bilmedi eyvah! Üstün saydığınız Âşık Emrah’tan Sordum anlamadı of ile ahtan Yürekten sevene eyledi bühtan Mecnun’u, Kerem’i bilmedi eyvah! Hâkim dediğiniz uymaz kanuna “Yiğit” dediğiniz eder donuna “Öğretmen” dediniz, gittim yanına Dinimi, töremi bilmedi eyvah! Fikir denizinde tükendi gel-git Lüzumsuz şeylere harcandı vakit Sevip, övdüğünüz “usta münekkit” Oynanan dramı bilmedi eyvah! “Keramet ehlidir” dediğiniz zat Sabırda hiç yoktur, küfürde inat
Şiir
Suları IslatamadımAbdurrahim Karakoç · Altınordu Yayınları · 2021889 okunma