Aşkın ile âşıklar yansın yâ Rasûlallâh
İçüp aşkın şerâbın kansın yâ Rasûlallâh
Şol seni seven kişi verir yoluna başı
İki cihân güneşi sensin yâ Rasûlallâh
Şol seni sevenlere kıl şefâ‘at anlara
Mü'min olan tenlere cânsın yâ Rasûlallâh
Şol seni sevdi Sübhân oldun kamuya sultân
Cânım yoluna kurbân olsun yâ Rasûlallâh
Âşıkam şol dîldâre bülbülem şol gülzâre
Seni sevmeyen nâre yansın yâ Rasûlallâh
Dervîş Yûnus'un cânı ilm ü şefâ‘at kânı
İki cihân sultânı sensin yâ Rasûlallâh
Yunus Emre Hazretleri (k.s.)
Çün sana gönlüm mübtelâ düşdü
Derd ü gam bana âşinâ düşdü
Zühd ü takvâya yâr idim evvel
Aşk ile benden hep cüdâ düşdü
Vâiz ider gel aşkı terk eyle
Nideyim sabrım bî‐vefâ düşdü
Nice terk etsin aşkı şol âşık
Ana karşı sen mehlikâ düşdü
Vechini görsem dağılır aklım
Zülfün ona çün muktedâ düşdü
Kim seni buldu kendi yok oldu
Vaslına ey dost cân bahâ düşdü
Aşka uşşâkın da'vet etmişsin
Cân kulağına ol sadâ düşdü
Bu Niyâzî’nin hiç vücûdunda
Zerre komadı hep bekâ düşdü
Niyâzî-i Mısrî (k.s.)
Niyâzî-i Mısrî