Murakami okumayı düşünüyorsanız sövgüme bi bakabilirsiniz .d
Puan vermedi
Hani Avrupa'nın en prestijli sanat galerilerinden birinde sergilenen bi muz tuvali vardır ya, Murakami de günümüz edebiyat dünyasında o muz portresini temsil eden kişidir diye düşünüyorum. Yani insan bir kitabını okur ve bu lafı derse belki önyargı, belki de anlayışsızlık diye yorumlanabilir, buna okeyim. Ama aynı yazarın diğer kitaplarını okuduktan sonra da da aynı şeyi derse burada cidden düşünülmesi gereken bir şey vardır. Ben şahsen Murakami'nin günümüz çarpık sanat ve edebiyat anlayışının bir ürünü olduğunu, o "ne yaptığını çok iyi bilen yazar!" sloganının altında da safi fos bir ezik olduğunu düşünüyorum. Murakami resmen amerikan "üstkimliği" psikolojisinin altına kendini yatırmış, komplekslerinin farkında olmayan, ezik bir temcit pilavcısı. Metinlerinde hep aynı konular ve kelimelerin altında da aynı zihniyet var: cinsellik, etik dışılık ve kompleks. Peki diyelim, belki bu aykırılıkları zekice birbirine bağlamıştır, bu kadar ünlü ve emin olunan bir yazar olduğuna göre bunları ustaca bir bağlamla sunuyordur diyorsunuz, "o seks ama aslında seks değil, rüya ama rüya değil, tecavüz ama tecavüz değil işte" lafları ve anlatılarının herhalde beklenmedik, alışılmışı bozan ve mutlaka mantıklı bir sebep sonuç ilişkisi vardır diyorsunuz, sayfalarca safi bu konular üzerinden dönen mevzuları okuyor duruyorsunuz, ama sonra bir bakıyorsunuz hiçbir bağlam yok. Yazar meğerse safi yazıp geçiyormuş. Olaylar bildiğin sebep sonuç ilişkisinden bağımsız. Hadi onu da sktir ettik diyelim, belki bize başka bir bağlam sunar diyorsunuz, yok. yazar onu da vermiyor .d sadece şu var "her şey inanılmaz elit, bak ara sıra çoh ilginç karakterlerle sizin iştahınızı da açıyorum, ara sıra yunan tragedyasına dokunduruyorum (sebep sonuç arıyosanız bu sayın iştee) filan..." Ya bu arada o ilginç
İmkansızın ŞarkısıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 201513,9bin okunma
•PİNBALL 1973•
7/10
·144 syf.··
2026 178. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:02
• KONUSU:Haruki Murakami’nin bu melankolik erken dönem romanı, 1970'lerin Tokyo'sunda geçmişin ve kayıpların gölgesinde yaşayan adsız bir anlatıcı ile dostu "Fare"nin, gençliğin masumiyetini ve takıntılı anılarını üç kollu eski bir langırt (*pinball*) makinesinin izini sürerek aradığı, caz tınılarıyla örülü gerçeküstü ve buruk bir yalnızlık hikayesidir. Haruki Murakami YORUMUM: 3 veya 4 kitaplık bir serinin, 2. kitabı. Yinede, kitapları bağımsız olarak da okumak mümkünmuş, ancak karakterlerin gelişimini ve hikayenin melankolik atmosferini tam yakalamak için sırayla okunması tavsiye edilirmiş. Ben seri olmadığını bilerekten bunu okudum. Zaten ince olan bir seriyi, en başından okurdum, ama... Neyse. Kitaba gelicek olursak, ben tam olarak ne anlattığını çözemedim. Pek anlamadığım bir eser oldu, o yüzden kötüdür, iyidir diye yorum yapamıycam. Belkide sırasına göre okumadığım için böyle oldu :/ Kitabı 50.sayfalara doğru biraz biraz anlamaya başladım. İkizler diye denilen karakterler var mesela, onların ne olduğunu çözemedim ve geminiye gidip sorunca anladım. İşte, karakterlerin hayat hikayesini okuyoruz tarzında birşey. Kitaba adını veren şeyide sonrada görüyoruz. Gerçek hayattaki bazı şeylerin adı geçiyor, bu yönden de biraz anlayamadım. Ne diyim ki. Her kitabı anlıycaz ve sevicez diye birşey yok. Birgünü tekrar okursam eğer, bağımsız bile olsa seriye en baştan başlarım.
1000Kitap
Pinball 1973Haruki Murakami · Doğan Kitap · 20201,553 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Duvarların ardında kalan hakikat
9/10
·552 syf.··
2026 62. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 11:33
Haruki Murakami'nin Şehir ve Belirsiz Duvarları romanı, aslında yeni bir hikaye değil. Haruki Murakami 1980'lerde yazdığı yaklaşık 150 sayfalık kısa bir metni yıllar boyunca içine sindirememiş, tamamlanmamış hissetmiş ve uzun süre yayımlamamış. Aradan geçen onlarca yılın ardından bu hikayeye yeniden dönerek onu bugünkü haline ulaştırmış. Bu yönüyle roman, yalnızca kahramanının değil, yazarının da yıllar süren bir arayışının ürünü gibi duruyor. (Kitap 2022 yılında tamamlanıyor) Romanın merkezinde görünürde bir aşk hikayesi var. Ancak bu, sıradan bir kavuşma hikayesinden çok, insanın hayatı boyunca peşinden gitmekten vazgeçemediği bir aşkın hikayesi. Umudunu kaybetmeden, zamanın ve hayatın önüne çıkardığı bütün duvarlara rağmen sevdiği kişiyi aramaya devam eden bir insanın sessiz mücadelesi. Bu nedenle kitap boyunca aşk, yalnızca bir duygu değil, insanı ayakta tutan, ona yön veren bir arayış haline geliyor. Kitabı okurken kendime sık sık şu soruyu sordum. Ben gerçekten ben miyim, yoksa yalnızca kendi gölgem mi? Gerçek ile hakikati nasıl ayırt edebilirim? Haruki Murakami 'nin kurduğu o yüksek duvarlarla çevrili şehir, zamanla bir mekandan çok insanın iç dünyasının metaforuna dönüşüyor. Belki de hepimizin içinde ulaşmaya çalıştığımız, fakat tam olarak varıp varamadığımız böyle bir şehir vardır. Haruki Murakami 'nin en güçlü taraflarından biri olan betimlemeler burada da etkileyici. Nehirler, kütüphaneler, sessizlikler, gölgeler ve duvarlar, hepsi okurun zihninde canlı bir şekilde yer buluyor. Romanın atmosferi o kadar güçlü ki bazen olaylardan çok hisler akılda kalıyor. Bu anlamda eser, klasik Haruki Murakami anlatısının bütün özelliklerini taşıyor. Bununla birlikte bazı bölümlerde sahnelerin gereğinden fazla uzatıldığını ve bazı düşüncelerin tekrar tekrar işlendiğini hissettim. Özellikle romanın orta bölümlerinde tempo
Alıntı
Şehir ve Belirsiz DuvarlarıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 2025417 okunma
Aşk, Kader, Alternatif Gerçeklik: 1Q84
7/10
·430 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Yazar, birinci kitapta merak uyandırmıştı. İkinci kitapta artık bazı kavramlar daha da netleşmeye başladı. Yazarın ikinci okuduğum kitabıydı. Zaten ilki de aynı serinin birinci kitabıydı. Durgun başlıyor ama garip bir şekilde okumaya devam etmek de istiyor insan. Kitabın ortalarından itibaren konu seni içine alıyor ve bırakmadan devam etmek istiyorsun. Ana karakterlerin üçü de birbirinden ilginç ama hepsinin ortak özelliği yalnızlık. Kesinlikle klasik bir aşk hikayesi değil, daha fazlası. Bu kitapta ana karakterler birbirlerine daha çok yaklaşırken, kader temasını da artık hissettiriyor. Bilim kurgu demek gelmiyor içimden ama sanırım alternatif gerçeklik daha doğru bir ifade olur. Bu kitapta artık Tengo da dünyanın, yaşadığı normal dünyadan farklılaştığını fark etmeye başlıyor. Ancak yine bir sürü soruyu cevapsız bırakarak sona eriyor.
1Q84 - 2. KitapHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20172,656 okunma
10/10
·651 syf.··
2026 66. kitabı
Haruki Murakami’nin 2002 yılında yayımlanan romanı Sahilde Kafka, yazarın en çok konuşulan ve en çok yorumlanan eserlerinden biridir. Gerçekçilik ile düşsel öğeleri, bilinçaltı ile gündelik hayatı ve kader ile özgür iradeyi iç içe geçirir. Roman iki ana hikâyeyi paralel olarak anlatır: * 15 yaşındaki Kafka Tamura, babasının uğursuz bir kehanetinden kaçmak için evden ayrılır. * Yaşlı ve sıra dışı bir adam olan Nakata ise çocukluğunda yaşadığı gizemli bir olaydan sonra normal insanların sahip olmadığı bazı yetenekler kazanmıştır. Metafor Olarak Dünya Kitaptaki en meşhur alıntılardan birinde dendiği gibi: "Dünyadaki her şey bir metafordur." Komura Kütüphanesi sadece kitapların durduğu bir yer değil; hafızanın, geçmişin ve kayıp ruhların sığınağıdır. Karakterlerin girdiği orman, insan zihninin en karanlık, ilkel ve bilinçaltı bölgelerini temsil eder. Kaderden Kaçış ve Trajedi Kafka Tamura’nın hikayesi, doğrudan Yunan mitolojisindeki Oedipus trajedisine dayanır. Babasının kehanetinden kaçmaya çalıştıkça, attığı her adım onu o kehanetin tam kalbine götürür. Murakami burada şu soruyu sorar: Kaderimizden kaçabilir miyiz, yoksa kaçış çabamız kaderimizin ta kendisi midir? Sahilde Kafka, içinden geçtikten sonra aynı insan olarak çıkamayacağınız o meşhur "kum fırtınası" gibidir. Gerçekliğin sınırlarını esnetmek, sembollerle dolu felsefi bir rüyanın içinde kaybolmak isteyen her okurun mutlaka deneyimlemesi gereken modern bir klasiktir.
Modern Klasikler
Sahilde KafkaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 202012,1bin okunma
10/10
·152 syf.··
2026 9. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 15:22
İtiraf ediyorum bitmesin diye yenisi çıkmadan Murakami kitaplarını okumuyorum. Kitabı okurken kitaptaki şarkıların playlist ini dinliyorum. Kitabı okumuyorum yudumluyorum. Murakami iyi bir yazar mı kötü bir yazar mı bilemem ama benim zaafım var okurken kendimi iyi hissediyorum. Bu kitap ise Murakami’ye Sıla-i Rahim yaptıran Kobe depremi sonrası yazılmış içinde deprem geçen hikayelerden oluşmuş bir kitap her öykü bir senaryo olacak bütünlükte yazılmış. Objektif olamıyorum : Murakamist’im
Tanrı'nın Bütün Çocukları Dans EderHaruki Murakami · Doğan Kitap · 2026156 okunma