Puan vermedi·352 syf.··
2020 118. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2020 20:19
Haruki Murakami’nin 1987’de yazdığı İmkansızın Şarkısı, yazarın yalın, çıplak ve dokunaklı bir romanı . Diğer eserlerindeki o büyülü gerçekçilik burada yok, yerine gerçek hayatın acısı, yalnızlığı, aşkın imkansızlığı var ve bu yüzden daha da yakıcı. Kitap, 37 yaşındaki Toru Watanabe’nin Hamburg’a uçarken Beatles’ın Norwegian Wood şarkısını duyup 18-20 yaşlarındaki Tokyo günlerine dönmesiyle başlıyor. O yıllar; 1968-1970 arası, öğrenci hareketleri, intiharlar, kayıplar, cinsellik, ölüm… Hepsi bir genç adamın gözünden, birinci şahısla anlatılıyor. Toru’nun hayatında iki kadın var: Naoko ve Midori. Naoko, çocukluk arkadaşı Kizuki’nin intiharindan sonra ruhu yaralanmış, kırılgan, derin bir depresyonun içinde, Toru’ya aşık ama sevgisi yarım, bedenini veremiyor, ruhunu veremiyor. Midori ise canlı, neşeli, hayat dolu ama o da kendi yaralarını taşıyor annesinin ölümü, babasının hastalığı, bastırılmış acıları. Toru ikisi arasında sıkışıyor..Bir yanda imkânsız bir sevgi (Naoko), diğer yanda yaşanabilir ama karmaşık bir tutku (Midori). Ve arka planda, Reiko gibi yan karakterler müzik, cinsellik, ölüm… Her şey birbiriyle iç içe. Kitap, imkansızı anlatıyor. Bazı aşklar doğuştan yaralıdır, bazı insanlar birbirini tamamlayamaz, bazı yaralar kapanmaz. Ama yine de yaşamak zorundasın..Midori gibi, hayat devam ediyor diye haykırarak. Üslup sade, cümleler kısa, ama her kelime ağır. Müzik, seks sahneleri, ölüm betimlemeleri… Hepsi bir araya gelince, hayatın minyatürü çıkıyor ortaya.
1000Kitap
İmkansızın ŞarkısıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 201513,9bin okunma
6/10
·152 syf.··
2025 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2025 14:40
Sekiz adet öyküden oluşan ve adını da sondaki öyküden alan bir kitap bu. Ha bir de, öykülerin hepsini "birinci tekil şahıs" kişisinden dinliyoruz. Murakami'yi çok severim. Fakat bu öykülerin hiçbirisi içimde bir yere dokunamadı. Hani kafası karışık biriyle sohbet etmeye çalışırsınız ve ortaya anlamsız bir konuşma bütünü çıkar ya, tüm öyküler bana o havayı hissettirdi. Yazarın üslubuna hakim bir okur olarak bu kitaptaki öykülerin Murakami'nin hayatından anılar dizisi olduğunu düşünüyorum. Zira kahve, jazz, Beatles, beyzbol sevgisi gibi özellikler direkt "Murakamimsi". Murakami'nin öykünün sonunu net bir şekilde noktalamaktan ziyade okuru düşündürmeyi sevdiğini de biliyorum ama dediğim gibi, bu öykülerin sonları bana her zamankinden farklı hissettirdi. Hani bir insan bir şey anlatırken allandırır ballandırır konuyu çok uzatır, nihayetinde anlatmaktan sıkılınca "Öyle yani" deyip konuyu kapatır ya, onun gibiydi işte. Ama yine de Murakami okumanın keyfi başkadır. O yüzden, beklentimi karşılamadı ama keyifli bir okumaydı diyelim.
Birinci Tekil ŞahısHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20251,347 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·224 syf.··
2025 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2025 23:02
Murakami’nin kendine has tarzıyla, aşk, kayıp, kimlik arayışı ve yalnızlık temalarını işlediği bu eser, okuyucuyu sıradışı bir yolculuğa çıkarır. Konu: Roman, üç ana karakter etrafında şekillenir: • Sumire: Yazar olma hayali kuran, asi ve sıra dışı bir genç kadın. • K.: Sumire’nin yakın arkadaşı ve ona platonik aşk besleyen, öğretmen olarak çalışan anlatıcı. • Miu: Sumire’nin âşık olduğu, gizemli ve etkileyici bir iş kadını. Sumire, Miu’ya aşık olur ve onunla birlikte Yunan adalarına seyahat eder. Ancak Sumire bir gün aniden ortadan kaybolur. K., Miu’nun çağrısıyla adaya giderek Sumire’nin izini sürmeye başlar. Bu noktada roman, gerçeklik ile hayal dünyası arasında gidip gelen bir anlatıya bürünür. Temalar: • Yalnızlık ve Anlam Arayışı: Karakterlerin duygusal boşlukları ve kimlik arayışları ön planda. • Aşkın Farklı Yüzleri: Karşılıksız aşk, cinsel kimlik ve sevginin karmaşıklığı derinlemesine işleniyor. • Gerçeklik ve Fantezi Arasında Geçişler: Murakami, olayları gizemli ve metafiziksel bir şekilde aktararak okuru düşsel bir dünyaya davet ediyor. Tarz ve Dil: Murakami’nin sade ama etkileyici dili, sembolizmi ve şiirsel betimlemeleriyle dikkat çeker. Romanın atmosferi, melankoli ve gizemle yoğrulmuş durumda. Değerlendirme: “Sputnik Sevgilim”, Haruki Murakami’nin en melankolik ve düşündürücü romanlarından biri. Eğer daha önce Murakami okuduysan, o karakteristik hüzünlü atmosferi ve gerçeklikle rüyayı birbirine karıştıran tarzını hemen hissedeceksin. Ama eğer ilk kez okuyorsan, bu kitap seni biraz şaşırtabilir. Çünkü her şey açık açık anlatılmıyor, pek çok şey senin hayal gücüne bırakılıyor. Bu roman, yalnızlığın farklı boyutlarını çok derinlemesine işliyor. Sumire’nin kendini bulma çabası, K.‘nın platonik aşkı ve Miu’nun geçmişinde kaybolmuşluğu, hepsi
Sputnik SevgilimHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20167,1bin okunma
Yıldız Bekçisi Köpek Çizgi Romanı Yorumu
Puan vermedi
Öncelikle daha önce çok fazla çizgi roman okumamış ve bu tarzın benim tarzım olmadığını düşünen birisi olarak bu kitap benim için bazı şeyleri değiştirdi. Bundan sonra çizgi romanlara da bir şans vermeyi deneyeceğim. Kitaba gelecek olursak kitap küçük bir kızın bir köpeği gizlice evine getirmesiyle başlıyor. Eve gelen köpeği kızın babası da kabulleniyor ve devamlı köpeği yürüyüşe çıkarmasıyla birlikte aralarında yavaş yavaş bir bağ oluşuyor. Bir süre sonra aile dağılıyor yani anne ve baba boşanıyor. Durum böyle olunca parası çok olmayan baba köpeği de alarak yaşadıkları yere kıyasla daha ucuz olan Japonya’nın güneyine gidiyorlar. Orda da hem fakirlikten hem de fakirliğin getirdiği sağlık sorunlarından dolayı pek çok sorun yaşıyorlar. Buna rağmen yaşadıkları her sorunda adamın yanında köpeğinin olması ve köpeğin ona olan koşulsuz sevgisi ve sadakati adamın atacağı adımları sağlamca atmasına olanak sağlıyor. Kitabın sonunda hem köpek hem de adam ölüyor.( bu bir spoiler değil çünkü kitap zaten adamın ve köpeğin cesedinin bulunmasıyla başlıyor) sonucunda hayvan sevgisini tekrardan anladığım ve kedimle daha çok vakit geçirmem gerektiği kanaatine vardığım bir kitap oldu herkese öneririm. Çizgi roman sizin tarzınız değilse bile bir şans vermelisiniz. Yazımı bir alıntıyla bitirmek istiyorum“Köpekler asla yalnız bırakmaz.”ve tabii ki kediler de…
Edebiyat
Yıldız Bekçisi KöpekTakashi Murakami · Gerekli Şeyler Yayıncılık · 20221,027 okunma
Puan vermedi
İlk olaraq kitabı ikinci dəfə oxumağıma baxmayaraq eyni hissləri keçirdiyim üçün qəribə və duyğusal hiss edirəm. Kitabımızın adı Hacime - (adının mənası başlanğıc) olan obrazımızın keçmişdə amma unuda bilmədiyi dərin bağlılığı olan sevgisi haqqında danışır. Kitabda qeyd olunan ---------'Uzun müddət idi ki, qəlbimdə xüsusi bir yer tuturdu.Eynən restorandaki küncdə masanın üzərində "rezerv olunub" yazısı kimi bu xüsusi yeri məhz onun üçün saxlamışdım. Həmdə bilə-bilə ki, birdə onu görməyəcəm' --------cümlədə həqiqətəndə bağlılığının dərinliyini hiss etmək mümkündür. Bu cümlədə qeyd olunan o xüsusi yerin sahibi isə Şimamota adlı obrazımızdır. Kitabın ilk hissəsi Hacime və Şimamotonun ilk tanışdıqları və ortaq olan nöqtələri və aralarındaki sevginin yarandığı mərhələdən danışır. Hansı ki, diqqətimi çəkən ilk nüans tək uşaq olma sendromudu. Belə başa düşdüm ki, kitabın keçdiyi zamanlarda tək uşaq olmaq eqoist və özündən razı böyümə simvolu imiş amma bu nüansın onlar arasındaki bağlılığın yaranmasının ilk nöqtəsi idi.Hacimenin Şimamotonun evində dinlədiyi musiqilər onların ikinci ortaq nöqtələri olmuşdu qeyd hemen hissədə qeyd olunan musiqiləri kəşf etmək mənim üçündə çox maraqlı idi... Hacimeyə görə -----“Bir şey səhv gedir və bütün daşlar yerə tökülər. Özünüzü xilas etməyin heç bir yolu yoxdur. Biri səni o daşların arasından çəkib çıxardana qədər."---- bu qeyd olunan cümlə mənə görə Şimamoto ilə yollarının ayrılmasını təsvir edən o cümlə idi. Baş obrazlarımızın yollarının ayrılması ilə başlayan ikinci hissədə Hacimenin artıq böyüdüyünü və Şimamotonun evinə getməsi böyük problemlər yaratması ilə nəticələnməsi onun heyatının dönüm nöqtəsi olur, və artıq həyatına davam edir və yeni bir münasibətə başlayır lakin o münasibətinidə aldadaraq sonlandırır və Tokio-ya oxumaq
Sınırın Güneyinde Güneşin BatısındaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20245,5bin okunma
Hayallerde kaybolmak
Puan vermedi·651 syf.··
2024 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2024 00:00
Aylar öncesinde alıp da başlamadığım ve beş günde bitirdiğim klasik Murakami kitabı, Kitabın sonunda yalnızlık ve sevgisizlik insana ne yaptırabilir diye düşünmekten kendimi alıkoyamadığım, anne sevgisi hayatta neyle tamamlanır, kendinden büyük kadınların sevgisiyle mi? Sevgi açlığı kocamansa neden olmasın. Kitabın bazı bölümlerinde kaybolmak isterdim, nereye gideceğini bilmeksizin bir yolculuğa çıkmak ya da ormanda bulunan kulübede sadece can dostun ve kitapların olduğu bir dünyada her şeyden, herkesten uzak bir dünyada aynı kitabı okuyup aynı şeyleri düşünmek bu dünya yokmuşçasına, günlerce, aylarca hatta yıllarca o kulübede yaşamak. Biraz olsun hayattan uzaklaşıp hayal kurmak isteyenlerin kitabı..
Sahilde KafkaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 202012,1bin okunma