m.

m.
@muratbicici
Yaşamak biraz da elindeki silahın namlusunu kendi şakaklarına dayama meselesidir zaten
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
Fahrettin Paşa inanmak kelimesini vatanı uğruna yaşayan, yaşatan kişiydi. Mücadelesini kuşatılmış vatanına , onu büyüten devletine sahip çıkmak için hayatını cepheden cepheye harcayan inatçı, bilgili bir askerdi. Düşmanlarının bile övgüsüne mahzar olan birisiydi. Lakabını düşmanlarından alan Çöl Kaplanı, Atatürk'ün "Daha sağlığında adını tarihe altın harflerle yazdıran kumandan." Dediği Kahraman bir subaydı karanlığın içinde kalmış devletinin , kutsal topraklarında mücadelisiyle güneş gibi parlıyordu ,Hicaz-Yemen cephesinde, çöl sıcağının yanında açlığın, susuzluğun, çaresizliğin son noktasındaki yerdeydi. İnancını peygamber efendimizin mezarından kalkan tozlarla yeşertirken, yalnızlığını askerleriyle perçinliyordu. Kitap sizi o dönemde yaşamış gibi tüm duygularıyla hissetmenizi sağlıyor. Kitabı okumanızı o ruhu hissetmenizi tavsiye ederim.
1000Kitap
Medine Müdafaasıİsmail Bilgin · Timaş Yayınları · 20242,382 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·592 syf.··
2024 5. kitabı
Bir şiir bir sözcük tümcesiyle bir araya gelirken, okuruna bıraktığı etki onu ortaya çıkaran kişiyi yansıtır. Kendisininde dile getirdiği gibi bir şiir ortaya çıkarken bilinmesi gereken“ tek kural, her söz dizisinin şiir olmadığı ama her şiirin bir söz dizisi olduğudur.” Ümit Yaşar Oğuzcan şiirleri, okuduğum diğer şiirlere göre yaşadığım çağa, hissettiğim duygulara ve kapıldığım düşüncelere fazlasıyla hitap ediyor. Şiirlerini yaşamıma yayarak ya da kendimi iyi hissetmediğim vakitlerde okuyorum. Genelde de iyi hissetmiyorum ama kendimi en çok onun şiirlerinde hissediyorum. Onunda dediği gibi “Mevsim sonbahar malum ya Serde de kör olası şairlik var Boyuna hüzünlü şeyler düşünüyorum.” Bazı şeyleri detaylandırmaya gerek yok, okuyan hisseder, arayan bulur.
Edebiyat
Şiir Denizi 2Ümit Yaşar Oğuzcan · Everest Yayınları · 20221,913 okunma
10/10
·192 syf.··
2023 23. kitabı
Osmanlı imparatorluğunun 19. yüzyıl itibariyle içinde bulunduğu durumunu, mevcut İttihat ve Terakki döneminin yankılarını ve üç paşalar dönemi olarak bilinen paşalardan Bahriye Nazırı, Suriye Filistin Umum komutanı olarak görev yapan Cemal Paşa'nın kalem subaylığını yapan İstiklal Madalyası sahibi gazeteci Falih Rıfkı Atay'ın “bir imparatorluğun çöküşünü” duru Türkçe ile gözlemlerini aktaran eseridir. Eser dönemin içinde yaşanılan savaşları, buhranları Türk askerlerinin kötü durum ve şartlara rağmen kahramanlıklarını ve bir hiç uğruna kanla sulanmış toprakların nasıl elimizden çıktığını realist şekilde o dönemin gözleriyle ve hisleriyle gören Falih Rıfkı Atay'ın dile getirmesi o bedbaht ve acz durumda bile hala umut olduğuna inanan Mustafa Kemal'e dair kesitler sunan okuyana hüzün hissettiren muazzam bir eser. Bu esere dair Cumhuriyet şairlerinin fikirleri esere dair gerekli cevabı vermiştir. “Edebiyatımızda böyle bir esere tesadüf ettiğim için bir Türk sıfatıyla ben iftihar ederim. Bir muharrir, bütün ömründe böyle bir kitap yazabilmişse, dünyaya beyhude gelmemiştir demektir.” Hüseyin Cahit Yalçın “Bu kitabı okumak adeta bir borçtur ve bir vazifedir.” Behçet Kemal Çağlar “Zeytindağı Cumhuriyet devri edebiyatının en büyük hadiselerinden biridir.” Yakup Kadri Karaosmanoğlu
1000Kitap
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,8bin okunma
10/10
·170 syf.··
2023 22. kitabı
Ben sana, “Mektuplar seyrekleşir, seyrekleşir günün birinde hiçbir şey yazılmaz olur; dostlukta kendiliğinden biter derdim.” Böyle yazmış Orhan Veli hissetmiş gibi yaşamı böyle olsun istemedi belkide o bu hayatta iki şeye tutunuyordu. Biri sevdiği kadın diğeride ona olan aşkından dökülen şiirlerdi. Garip akımının öncüsüydü, şiirde kurala ve düzene karşı çıkmıştı ama o garip kelimesini belkide yanlış anlamıştı, kimsesiz garip biriydi bu onun kaderi gibiydi, kimsesiz, acz duyuyordu kendine . “O kadar kötü vaziyetteyim ki Nahit, tasavvur edemezsin. Günlerce postaya mektup atacak kadar para olmuyor mu? diyorsun. İnan günlerce olmuyor. Geçenlerde bir gün bu imkanı temin edebilmek için yani sadece sana mektup yazabilmek için, yürüye yürüye İstanbul'a gittim.” Aşk bazen her şeye yetmiyor gibi karşılığı olmayabilir ama o sevmeye yenilmişti belki de en büyük hazinesiydi bu. Mektupları bazen sitem doluydu ama o hep sevgisine olan ihtiyacındandı belki de “Bana inanma, beni sevme, beni anlama, hepsine razıyım; yeter ki ben seni seveyim. Seviyorum da.” demişti. Ölümünden sonra sevdiği kadının ona yazdığı ve okuyamadığı mektupta ilk cümle “Orhan cevapsız mektup yazmak çok garip oluyor, geçen akşam seni rüyamda gördüm.” Belki de hayat sonunda hissettiriyor ama zaman insanları yeniyor. Hayat geç kalışlları affetmiyor. Orhan Velinin ölümünden sonra cebinde bir diş fırçasına sarılı bir kağıt üstünde sevdiği kadına yazılı şiiri. Adı Aşkın Resmigeçiti. Hiçbirine bağlanmadım. Ona bağlandığım kadar Sade, kadın değil insan. Ne kibarlık budalası, Ne malda mülkte gözü var. Hür olsak der Eşit olsak der İnsanları sevmesini bilir. Yaşamayı sevdiği kadar. Kitap hakkında diyeceğim incelemesimi yazdığım en zor kitap. Bunca duygu karşısında kendimi yetersiz gördüm. Herkesin okumasını isterdim , Türk
1000Kitap
Yalnız Seni ArıyorumOrhan Veli Kanık · Yapı Kredi Yayınları · 20245,1bin okunma
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2023 20. kitabı
Rus edebiyatına Çehov öyküleri dışında soğuk olmama rağmen eser sürükleyici ve olay örgüsü ile beni etkiledi. İlk modern eserlerinden olan bu eserde mevcut 19.yy döneminde etkisini sürdüren romantizm akımına sahip kuşaklar karşısına Nihilist bakış açısına sahip yeni kuşakların arasındaki karşıtlığın ve çatışmanın anlatımı var. Bir tarafta bütün düzene ve hayata karşı çıkan çocuklar diğer tarafta geleneğe, kültüre, sanata ve sahip çıkan ebeveynler. Bu çatışmanın ortasında aşk, dram, bilim ve siyasetle karışmış olay örgüsü hakim. İncelemeyi eserden alıntılarla özetlemek gerekirse “Zaman bazen kuş gibi uçar gider, bazen sümüklüböcek gibi ilerler ; ama insanın en çok hoşlandığı onun çabuk mu, yavaş mı geçtiğini fark etmemesidir.” Biz fark edene kadar değişen yaşam ve duygulara ayak uyduramamanın pişmanlığı üzerimizde kalır. Nasıl olsa “Mutluluk bizim olmadığımız yerdedir.” Okumanızı tavsiye ederim.
1000k
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,9bin okunma