Gönlüm aydınlanırken her saniyede
Bir mehabetli sabah oldu Süleymaniyede
Güneşin doğmaya yüz tuttuğu andan beridir
Duyulan gökte kanat yerde ayak sesleridir
RUMELİ'DE BİZDEN NE KALDI
"HİCRETLERİN BAKIYYESİ HİCRANLI DUYGULAR"
Bu kitap, Rumeli'de toplam 24 ay görev yapmış olan emekli bir kurmay subay ve akademisyen olan Hasip Saygılı tarafından hazırlanmıştır. Görev alanı dışında olmasına rağmen, sahip olduğu tarih şuuru ve atalar mirasına saygının meydana getirdiği kararlılıkla "durumdan vazife çıkartması"nın bir sonucu olarak kaleme alınmıştır.
Eserde, 16. yy. eğitimci, şair, tarihçi ve kadısı Sûzî Çelebi, Sultan II. Abdülhamid'in verdiği emri yerine getirmek üzere bölgeye gelen ve Arnavutlar tarafından şehit edilen Müşir Mehmed Ali Paşa, 1914 yazında Sırp ordusuna müslümanlardan asker toplanmasına "Sırbistan gibi ecnebî bir hükûmete muavenet etmek mugayır-ı diyanettir" dediği için vazifeli olduğu camide süngülenerek şehit edilen Hâfız Ârif Efendi, 1999'da Prizren'in 40 küsur camiinde ezanlar susturulduğunda ezan okursa öldürüleceğini söyleyen Sırp askerine "Öyleyse durmayın" diyerek ezan okuyan Kâtip Sinan Camii müezzini Hacı Adnan Nurko, Makedonya Türklüğünün dâvâsını üstlendikleri için Yugoslav mahkemelerinin haksız kararıyla kurşuna dizilerek idam edilen Yücelciler olarak adları geçen Şuayip Aziz İshak, Ali Abdurrahman, Nazmi Ömer Yakup ve Adem Ali'nin aziz hâtıraları da yâd edilmiş, unutuluşun karanlığında kaybolmaktan kurtarılmaya çalışılmıştır.
Adı geçen kitap, beş asırlık Türk yurdundan geriye kalanların neler olduğu ve bunlar için neler yapılması gerektiği kadar bugüne dek devam eden yanlışların neler olduğunu gözler önüne seren çok önemli bir çalışmadır.
Millet olarak ne sahip olduklarımızın değerini biliyoruz ne de kaybettiklerimizin sağlıklı bir envanterini çıkarabiliyoruz. Bilge Kağan'ın, Orhun Kitabeleri'nde "Türk milleti; aç olsan tokluğu bilmezsin, tok olsan açlığı bilmezsin" diye taşa işlettiği devâsız