Hüseyin Akagündüz

Hüseyin Akagündüz
@murathanl
25 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Eski Saray, Yeni Saray (Topkapı Sarayı)
Fetihten hemen sonra Fatih, şehrin roma döneminde önemli meydanı Forum Tauri'de (bugün Bayezid Meydanı ve İstanbul Üniversitesi Merkez Binası bahçesi) bir saray yaptırdı (1453). Daha sonra Boğaz'a ve Marmara'ya hakim Sarayburnu'nda (Akropolis) Yeni Saray'ı (Topkapı Sarayı) inşa ettirdi. Geniş saray bölgesinde inşaat 13 yıl sürmüştür (1465-1478). Yeni Saray etrafında geniş bir alan surlarla çevrildi. Eski Saray sultanın haremi olarak kullanılırdı; saray kadınları yani valide sultan, hasekiler, cariyeler orada otururlardı. Sonraları Kanuni Sultan Süleyman nikahlı eşi Hurrem'i yanına, yeni Saray'a getirtti ve kendisine burada bir harem dairesi tahsis edildi. Ölen sultanın harem halkı Eski Saray'a gönderilir, Topkapı Sarayı'na onların yerine yeni padişahın kadınları alırdı. Gebe kalan cariye de, Yeni Saray'dan Eski Saray'a gönderilirdi.
Sayfa 99·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Osmanlı Padişahı, Padişahlık
Ünlü Alman sosyoloğu Max Weber, devletler tipolojisinde Osmanlı hükümdarlığını, kanunlar üzerinde erk sahibi müstebit otokrasi olarak tespit eder ve bu özel devlet tipine sultanizm terimini uygun bulur. Osmanlı padişahı mutlak iktidar sahibidir, doğrudur. Fakat tarihi bir gerçektir ki, padişahın iktidarını, İslami Şeriat, ataların koyduğu kanunnameler ve geleneksel adalet prensibi sınırlandırmıştır. XVII. yüzyılda iki padişahın katli, asker ve esnaf isyanları bu esaslar ileri sürülerek meşrulaştırılmış, ayaklanmalarda Şeriat'in temsilcisi ulema, hareketi meşrulaştırmaları için daima fetvalarıyla önde görülmüştür. Layiha sunan bürokratlar daima kanun-i kadim ve adalet prensipleri üzerinde durmuşlardır.
Sayfa 45·Kitabı okudu
XVII. yüzyılın ilk yarısında, Osmanlı tarihinde yapısal gelişmelere damga vuran büyük değişiklikler meydana çıkmıştır. Bunlardan biri; klasik Osmanlı padişahlık otoritesi eski anlamını kaybetmiş, yüksek otorite Harem'in kontrolü altına düşmüştür. Gelişmenin başlıca nedeni, tahta varis olacak şehzadelerin haremde tutulmaları, yani kafes yöntemi olarak tespit edilebilir. Padişahlar, mahpus tutuldukları kafesten tahta çıkarılmaktadır. Tarihin bir cilvesi olarak bu dönemde tahta çıkan sultanlar ya çocuk yaşta (ı. Ahmed, IV. Murad, IV. Murad, IV. Mehmed) yahut akıl ve iradesi zayıf (I. Mustafa, I. İbrahim) yahut genç ve deneyimsiz (II. Osman) kişiliğe sahiptirler. Bu durumun sonucu olarak, Harem'in hakimi olan valide sultanlar, darüssade ağaları ağaları gerçek otoriteyi ellerine geçirmiş bulunmaktadır. Veziriazamlar, padişahın mutlak vekili olmaktan uzak kalmışlar, sonuçta bir otorite zaafı, boşluğu ve kararsızlığı ortaya çıkmıştır. Bu koşullarda, büyük sayılara büyük sayılara ulaşan asker ocakları, yeniçeriler ve sipahiler devletin yüksek otoritesine ortak durumuna gelme fırsatını elde etmişler, aşırı ulufe ve bağışlarla devlet hazinesinin iflasına yol açmışlardır. Zaman zaman gelen ıslahatçı veziriazamlar (Kara Mustafa, Sofu Mehmed, İbşir, Tarhoncu Ahmed Paşalar) asker ocakları ve Harem karşısında başarısız kalmışlardır.
Sayfa 3·Kitabı okudu

Hüseyin Akagündüz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·101 syf.·
82 günde okudu
·
2020 139. kitabı
Hafız Hakkı Paşa
8.4/10 · 41 okunma