Niçin hep acı şeyler yazayım? Dostlar, yufke yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar. "Hep kötü, sakat şeyleri mi göreceksin?" diyorlar. "Hep açlardan, çıplaklardan, dertlilerden mi bahsedeceksin? Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan; bir karış toprak, bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden; cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenlerden; doktor bulamayanlardan; hakkını alamayanlardan başka yazacak şeyler, iyi güzel şeyler kalmadı mı? Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk, yüreği kederli? Bu memlekette yüze gülen, bahtiyar insan yok mu?"
Merhaba arkadaşlar. Kpss tarih çalışırken çok sıkılıyorum. Ders kitabından çalışmak yerine kitap okumayı düşünüyorum özellikle Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi için. Sizce bu doğru mu ve bunun için kapsamlı kitaplar önerebilir misiniz?
Çalışma odasının rötuşlanmış son hali. Artık baza kullanımını da bırakıyorum. Hasır yastıkta uyuyup, hasır yastıkta uyanacağım. Cam kısmına birkaç hafta sonra sardunyaları da yerleştirince sanırım fevkalade olacak. Şöyle bakınca güzel oldu gibi :)
Fakirhanenin son hali. Ufak bir değişiklik yaptım ve sanırım böyle daha iyi, derli toplu oldu. Arada şöyle balkona çıkıp uzaktan bakıp bakıp sevinçten çıldırıyorum ve yaşama hevesi kazanıyorum. İnsanlar bunca kayıp ve acıya nasıl dayanıyorsun diye soruyor. İşte burada yaşam ünitemde.