Esra GÜZEL

Esra GÜZEL
@murphes
5 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Fareler ve İnsanlar
“Belki de tüm dünyadaki herkes birbirine korkuyor." Çok daha eskiden izlediğim filmiyle halihazırda bildiğim bir hikayeydi. Bugünkü aklımla kadınların, hayvanların ve güçsüzlerin ezildiği afro-amerikanların yalnızlığa itildiği bir tarih kitabı gibi okudum. “Farelerle ilgili sorun şu ki onları her zaman öldürmek zorundasınız.” Küçükken izlediğimde George, Lennie’yi o an kaçırmanın bir yolunu bulamaz mıydı diye düşünürdüm. Şu an ise Lennie’yi öldürmekten başka bir çıkış yolu bulamadığını anlıyorum. Bazen mecbur kalırsın. "Bir insan kimsesiz kaldığında delirir." Kadının, yaşlının, sıradan birinin dinlenilmeye ihtiyacı vardır. İhtiyaçlar hiyerarşisinde temel sıralarda paylaşmak da vardır. Lennie’nin anlamadığı gerçeğiyle herkes ona içini dökmeye devam eder. Sadece anlatmış olmak için anlatırlar. "Hiç kimseyle konuşma fırsatım olmuyor. Çok yalnız kalıyorum."
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Holden
Bir kitabı okuyup bitirdiğiniz zaman, bunu yazan keşke çok yakın bir arkadaşım olsaydı da, canım her istediğinde onu telefonla arayıp konuşabilseydim diyorsanız, o kitap bence gerçekten iyidir. Ama öylesi pek bulunmuyor. Çavdar Tarlasında Çocuklar
Alıntı
Balonla Beş Hafta
Kütüphaneden 1800lere açılan bir pencere gibi gözüme iliştiği için seçtiğim bir kitaptı. O zamanlarda bu yazarı okumak için cebimdeki son parayı verebilirdim diye düşünüyorum. Ancak bugünden bakınca günlükvari bir yazım karakter derinliği olmayan kişiler ve İngiltete dışındaki halkları aşağılayan bir üslupta okuması bir hayli zordu. En sonunda balonda yaşanan aksilikler sonucunda bir başka yerel halk tarafından kurtarıldıkları bilgisini edinerek kitabı noktaladım. Beni etkileyen bir yapıt değildi ancak o zamanlar için güzel bir macera konsepti.
Puslu Kıtalar Atlası
Herkesin favorilerinde olan kitap ve çok tutulan bir yazar olunca haliyle merak edip başladım. Ancak post modern yazı türü bugünlerde bana çok hitap etmediği için ve yazarın eskilerden gelen dili odaklanmamı güçleştirdiği için keyif alamadım. Üstünkörü okuyarak bitirdim. Aklımda kalan şey ise düşündüğüm için var olmaktan öte asıl başkaları da ben düşündüğüm için varlar kavramı oldu. Metafizik teorileri içeren anti materyalist düşünceleri konu alan öyküler de yine bana hitap etmediği için bu yazarın istekli bir alıcısı olamadım. İlerleyen dönemde bir kez daha okumayı planlıyorum.
Dava
Dava Alegorik mi distopik mi; toplum eleştirisi mi sistem eleştirisi yoksa hepsi bir arada mı çözümlemekte güçlük çektiğim bi kitap oldu. Kitap boyunca hep bir çıkış yolu olmasını bekledim ve gerçek içsel beraatin mümkün olabileceğinden yanaydım. Ama kafka tabi ki buna izin vermedi. Karamsarlık ve anlamsızlık her zaman her şey üstündür, bundan kaçamazsınız. En sonunda K.nın kaçmaya çalışmaması “utanç” ile ölmesi de bireyselliğinin silinip “sözde” suçunu kabul etmesi gibi geliyor yani kendisini toplumun/yargının gözünden görmeye başlııyor. Bir diğer değişle de artık içine yerleşmiş “yüksek yargıya” boyun eğerek dosyasını kapatıyor. Kafka her şey anlamsız boş ver mi demek istiyor yoksa anlam arayan bir zihin, anlamsız bir sistemin içinde parçalanabilir mi demek istiyor anlaması güç. Son nokta da rahibin alegorik hikayesinde aslında davanın kısa bi özetini görüyoruz. Bekçi- yargıç Adam- joseph Kapı- dava Adam aslında özgür ve bekçiyle tartışarak içeri girebilir. Ama içten içe bunu yapamıyor. Yani özgür olamadığından değil özgürlüğünü kullanamadığından kaybediyor. Tıpkı bunun gibi Joseph’in ölümü de aslında kaçış yolu olmadığından değil içsel kabule inanıp kurtuluş yollarını kullanmadığından geliyor. Tabi bu benim düşüncem, kafka okuduğuma göre bu içsel özgürlük kavramı da çok anlamsız kalacaktır.
Duygu ve Düşünce