halk şikayet edenlerin maruz kaldıkları fenalıkların çok üzüntü verici oldugunu
düşünerek onların acısını paylaştığı hâlde, en büyük ruhların duyduğu merhametin asıl konusu yakındıklarını gördükleri kişilerin zayıflığıdır, çünkü başa gelebilecek en büyük kazanın bile buna sebatla katlanamayanlarin korkaklığı kadar kötü olamayacagini düsünürler. Kötülüklerden nefret etseler bile yine de bu yüzden buna maruz kalanlardan nefret etmez, onlar için sadece merhamet duyarlar.
Genellikle iki tür sevgi ayırt edilir; bunlardan biri müşfik sevgi olarak adlandırılır ve bizi sevilen kişinin iyiliğini istemeye sevk eder, diğeriyse şehvani sevgi diye adlandırılır ve bizi sevilen şeyi arzulamaya iter. Ama bana öyle geliyor ki bu ayrım sevginin özüyle değil, sadece sonuçlarıyla ilgilidir. Çünkü hangi mahiyette olursa olsun, isteyerek herhangi bir nesneyle birleşir birleşmez onun iyiliğini isteriz, yani aynı zamanda onun için uygun olduğuna inandigimiz seyleri de isteyerek ona katariz. Bu sevginin baslica etkilerinden biridir. Ama eger ona sahip olmanin ya da onunla isteyerek olmak disinda baska bir sekilde ortak olmanin iyi olduguna hükmedersek onu arzularız. Yine bu da sevginin en sıradan etkilerinden biridir.