"Her yıl," dedi Büyükbaba, "çıldırırlar, onlara dokunmam. Avluda bir aslan sürüsü. Gözünüzü dikip bakarsanız retinanızda bir delik açarlar. Sıradan bir çiçek, kimsenin görmediği yabani bir ot, evet. Ama bizim için, asil bir şey, karahindiba."
"Açık havada sandviçler, sandviç olmaktan çıkıyorlar. Evin içindeki sandviçlerinden farklı bir tatları var, fark ettiniz mi? Daha baharatlı. Nane ve çam özsuyu tadı var. İştah için harikalar yaratıyor."
Gönlümün aradığına ulaşamadıktan sonra,
Gönlümce vakit geçirmek ne mümkün!
Şu dünyada bir su damlasıyım aslında:
Okyanusta bir başka damla arayan;
Rasgele düştüğü yerde "adaşım nerede," diye soran,
Ama onu bulayım derken kendi kaybolan bir damla.
İşte böyle, bir anneyle bir kardeş arıyorum ama,
Onları bulmak kısmet olmadığı gibi,
Kendim de kayboluyorum.