1. Yüzün tut bu deyrin âyinesinden seyir kıl ânı, Ki bu sürete sen tuttun ne mânâdır anın şanı. 2. Cü sensin ahsen-i takvim üç harfin ebced-i âdem, Seninle oldu müstahrec hesab-ı çerh-i devrânı. 3. Gönülden iste canı, hüsal tendens hiçtir bu, Ger olsa şems-i cân tâbân olur áfak mestânı. 4. Eğer Cennet dilersen, nefsten geç gönlüne gel kim, Cehennem nefstir, bed huylarıdır når-ı süzânı. 5. Niçin arif gönülden taşra çıksın seyre kim dâim, Açılmış gonca-ı dilden, anın yüz bin gülistânı. 6. O mânâ gülşeninden kim dönüp bir sürete baksa, Olur âb-ı revân zencir ü sahn ü bağ-ı zindânı, 7. Cihåndır mezbele sim ü zeridir seng-i istincă, Ona dest-i tama' urmaz, o kim, påk oldu dâmânı, 8. Tama' çün ateş-i külhan diler zibl-i zer ü simi, Ânı cem' eyleyen ehl-i tama-hor oldu külhani. 9. Bu külhandan geçen ehl-i kanâat vardı hammama, Tecerrüd eyleyip uzletle påk oldu ten ü cânı. 10. Rical-i farkın idbârıdır ehl-i devlet ikbali, Hakikat fåkr'dir devletle ikbål olma nâdânı.
Sayfa 536 - Bedir Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
Bir vak'ayı doğru görüp, iyi tahlil edene, akıllı insan diyoruz. Kimi bir oluşun su yüzüne çıkan kısmını görür ve kavrar. Kimi ondan hareketle, onu doğuran sebepleri görür. Kimi de bu sebepler zincirinde alabildiğince geriye doğru giderek müsebbib-ül esbabı yani ilahi iradeyi görür. Bir merhale daha ileriye giderek bu ilahi iradenin hedefini kavrar. Yani insan bir oluştaki murad-ı ilahiye intikal ederse, o asla telaş etmez. Benim idrak ve izanımı rahatlatan bu ufuktur. Bir oluşu, sadece satıh çerçevesi içinde görenler, telaş ve ızdırap içinde kalırlar.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gerçi esbâb ile herkes vâsıl-ı maksûd olur Nerde gördün bî-müsebbib bir sebep mevcûd olur ~Azmi-i Âmidi~ Herkes sebeplere yapışarak maksadına ulaşır, Nerde gördün müsebbibi olmayan bir sebebin varlığını?
Alıntı
Hüner kesb-i rızâ-yı Hak’dadır esbâba hâcet yok Müsebbib eylese imdâd olur yüz bin sebeb peydâ
Merâm idince Müsebbib bir âdemin kârın Yed-i teşebbüsünü cüst-ü-cû ider esbâb -Nâbi- Allah bir kulunun işinin olmasını dilerse, o işin olması için gereken bütün sebepler yarışırcasına ardı ardına yaratılır.
Alıntı
İyiliğe Teşekkür Etmek
Abdulkadir Geylânî, Fütühu'l-Gayb'da şükür için şöyle diyor: "Şükür nimetin Allah Teâlâ'dan olduğunu itiraf ve halka izâfeyi terk eylemektir. Ne kendine, ne kol ve kuvvetine ve ne de kesene ne de senin dışında ellerinde cereyân edenlerin hiçbirine isnâd etmemek, çünkü sen de onlar da hep o nimet için esbâb, alât ve edevâtsınızdır. Onu kısmet eden, gönderen, icad eden onunla meşgûl eyliyen, müsebbib olan Allahü azze ve celledir. Kâsım O, Mu'ti O, Mûcid O'dur, Şükre ehak olan O'dur. Hediyeyi getiren uşağa bakılmaz, gönderen efendiye bakılır. Bu bakışı bilmeyenler hakkındadır ki, "Dünya hayatından sadece (görünen) dış yüzü bilirler, âhiretten ise onlar tamamen gâfildirler."[Rum 30/7) buyurulmuştur. Zâhirî sebebe bakıp da ilim ve mârifeti ondan ilerisine geçmeyen câhildir. Nâkıstır, aklı kısadır. Organlar ile şükre gelince, bütün âzâları, Allah Teâlânın tâatinde tahrik ve istimâl eylemektir.. "
Sayfa 112 - Şamil Yayınları·Kitabı okuyor
İslâm Dini