8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
AYRILMAK YOK! SUAT DERVİŞ 232 SAYFA Allah büyüktür, her acıyı zamanla küllendirir. Yoksa ilk dakika gibi devam etse... Çıldırır insan be yahu!.. ️İşlemediği bir suç yüzünden 15 yıl hapis cezası alan İhsan, mahpulusluğunun 3.yılında Ankara'dan İstanbul'a, başka bir hapishaneye nakledilirken, içinde bulunduğu tren kaza yapar. Kazadan hemen önce yemek yiyebilmesi için kollarındaki kelepçeleri çözmüştür ona eşlik eden jandarmalar. Yaralanır kaza sırasında ama ciddi değildir durumu. Yaralılar arasındaki bir kadın (Sulhiye; ki o da yeni hapisten çıkmış, evine dönmektedir) "kaç der" İhsan'a "kaç". "Hazır kelepçede yok kollarında, kaç." Bir an bocalar İhsan ama suçsuzdur hakikaten ve gerçek suçluları bulmak, özgürlüğüne kavuşmak için tek çaredir kaçmak. ️Kaza yerinden olabildiğince uzaklaşmak için yoldan geçen bir kamyonu durdurur. Deli dolu bir şoför olan Ramazan, bu üstü başı perişan ve yaralı adama yardım eder. İstanbul girişine kadar dertleşerek yol alırlar. Yazlık olarak kullanılan evlerin olduğu bir site girişinde iner İhsan. Dinlenmek ve kafasını toplamak için bir eve gizlice girer. Kimse yok sandığı evde bir sürprizle karşılaşır. İntihar etmek üzere olan genç ve güzel bir kadın. ️İntihar etmek üzere olan bu genç kadın, herkesçe tanınan ünlü ses sanatçısı Leyla Güzel'den başkası değildir. Şan, şöhret uğruna eşi ve kızını terk etmiş olan Leyla, o gece küçük kızının, Ayla'sının ölüm haberini almıştır. Sırf ihtirasları uğruna geride bıraktığı yavrusunun ölümünden kendini sorumlu tutmakta ve yaşamak için bir nedeni kalmadığına inanmaktadır artık. ️İhsan, Leyla, Ramazan ve Sulhiye'nin bir tren kazası sonucu kesişen yolları. Birbirlerine derman olmak isteyen dört yaralı yürek. Herşeyi çözüme kavuşturmaları için aldıkları karar; "Ayrılmak Yok! " ️Eski Türk filmleri
Ayrılmak Yok!Suat Derviş · İthaki Yayınları · 202530 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2025 104. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2025 16:47
“Koca Tembel”, Romain Gary’nin Emile Ajar müstear adıyla yayınlanan ilk romanı. Yazarı sevmemin yanı sıra, onun iki kimliği arasındaki dil ve üslup farklarını görebilmek için de peş peşe okuyorum kitaplarını bu ara ve henüz tüm külliyatına hakim olmasam da bence bu eseri, bu ayrımı en keskin şekilde gördüklerimizden biri. Paris’te yalnız yaşayan bir istatistikçinin Afrika gezisi sonrası bir piton sahiplenip onunla yaşamaya başlaması üzerine gelişen olayları okuyoruz kısaca. Modern insanın başta yalnızlık olmak üzere açmazlarını ele alıyor Gary. Ancak sadece bu değil; ırkçılık, sömürgecilik ve tüketim çılgınlığı başta olmak üzere baştan sona modern toplum ve sistem eleştirisi aslında kitap. İronileri muhteşem, hem çok incelikli ve cuk oturuyor hem de komik, bazı yerlerde kahkaha attım okurken. Bunun yanında, karakterimiz ve pitonu üzerinden Gary, kendine yeni bir persona yaratmasının sancılarını, kendi kimlik geçişlerini, çatışmalarını ya da çoğalmalarını anlatıyor. Sanki pitonun deri değiştirmesiyle beraber Gary kostüm değiştirip Ajar oluveriyor ve sonrasında anlatımı bir o alıyor ele bir diğeri. Bu kimlik meselesini modern insan ve sistem eleştirisiyle aynı potada bu kadar başarılı eritebilmesi dahiyane bence. Müthiş bir yazar Romain Gary. Şimdiye kadar okuyup da beğenmediğim romanı olmadı. Henüz okumadıklarımı da okumak için sabırsızlanıyorum.
Koca TembelRomain Gary (Emile Ajar) · Sel Yayıncılık · 2024117 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bence efsane kadınsın sen Suat Derviş..
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 19:20
Yine bana çok şey kattın,yine çok severek okudum #Osmanbalcıgil iyi ki yazdın,iyi ki okudum varlığın daim olsun.. Ben daha önce hiç Suat Derviş okumadım,bildiğim tek kitabı da Fosforlu Cevriye,oysa kadın yazarları özellikle Halide Edib gibi Suat Derviş gibi güçlü ve gözü pek kadın yazarları okumayı daha yeğ tutarım,nasıl yolum düşmedi kitaplarına kendime şaşıyorum.Belki de önce hayatını,davasını öğrenmem onu anlamam için daha iyi olacaktır.Sözün özü bir kitap başka bir çok kitaba götürecek beni.. Nazım'la selamlaştık ilk sayfalardan,aşıktı Suat'a gönlünü çalamasa da arkadaşlıkları baki kaldı.Yüzlerce kez denk geldiğim sevgiliye sitem niyetiyle paylaşılan "Bence şimdi sen de herkes gibisin" şiir dizesinin muhatabıydı Suat,şimdi daha anlamlı..Yazarlık ve gazetecilik serüveninin ilk adımına da vesile oldu Nazım ve Suat bu dostluğu hiç unutmadı.Bütün gücüyle adadı kendini mesleğine Mehmet Rauf'un dost eli hep yanı başındaydı.Şairler,yazarlar,aydınlar bakımından öyle zengin,öyle üretken bir dönem ki her sayfada biriyle selamlaşıyorsun.Bir çeviriyorsun Cevat Şakir,bir çeviriyorsun Yusuf Ziya,bir çeviriyorsun S.Ali,bir çeviriyorsun H.İ.Dinamo ve daha niceleri.. 1.ve 2.Dünya Savaşı,Cumhuriyetin kuruluş yılları,İstanbul ve edebiyat dünyası,dönemin gazete yayın işleyişi,yasaklar,ülkelere seyahatler,bitmek bilmeyen taşınmalar (tam on beş ev değiştiriyor)dört evlilik ve her hazırlanan bavulun üzerinde annesinin aldığı "İpek Sabahlık" ... Pırıl pırıl zekası,üretkenliği ve aydın yanına rağmen "yasaklı" isim, görünmeyen el ve müstear adla basılan kitaplar..Bunca emeğin ve yeteneğin karşılığı bu olmamalıydı.Kitabı yabancı dile çevirilen ilk yazarlardan ol,başka ülkelerde çaldığın her kapı ardına kadar açılsın ama kendi ülkende adın sakıncalı olsun hak mıydı bu?
İpek SabahlıkOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20173,201 okunma
6/10
·112 syf.··
2026 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2026 00:00
Edebiyata,yazarlara ilgisi olanların kesinlikle okuması gereken bir kitap. Tarihi şahsiyetlerin ve yazarlarımızın müstear isimleri ile ilgili bilgiler çok ilginç.
GölgelerZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 20185,2bin okunma
10/10
·77 syf.··
Beğendi
·
2024 48. kitabı
·
229 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2024 00:00
Kıvılcımlı'nın 1960 yılında "Dede Hande" müstear ismiyle kaleme aldığı bu eser, soyut bir siyasi eleştiri değil, Türkiye'deki icazetli sendikacılığın ve işbirlikçi sendika ağalarının ipliğini pazara çıkaran eşsiz bir manzum hicivdir. Doktor, kürsülerde "soğan ekmek yiyoruz" edebiyatı yaparak işçi sınıfına halkçı görünmeye çalışan ancak "sendika ile siyaset zinhar bir araya gelemez" diyerek kitleleri doğrudan burjuvazinin kuyruğuna bağlayan o güdümlü (sarı) sendikal anlayışı yerle bir eder. Sınıf mücadelesini sadece üç beş kuruşluk ücret pazarlığına (ekonomizme) indirgeyen, patronaj ilişkileriyle palazlanan ve proletaryanın bağımsız devrimci siyasetinden ödü kopan bürokratik aygıtı muazzam bir edebi zekâyla ve sınıf kiniyle teşhir eder. Emek hareketini siyasetsizleştirerek sisteme entegre eden o teslimiyetçi sendikal aklı ve düzen içi oportünizmi tarihsel maddeci bir neşterle kesip atan, bu toprakların somut gerçekliğinden fışkırmış son derece "orijinal" bir polemiktir.
1000Kitap
Soğan Ekmek KongresiHikmet Kıvılcımlı · Sosyal İnsan Yayınları · 201117 okunma
10/10
·160 syf.··
2022 26. kitabı
·
122 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2022 00:00
Portekiz Komünist Partisi'nin efsanevi lideri Álvaro Cunhal'ın (Manuel Tiago müstear adıyla) yazdığı, 1930'larda İspanya İç Savaşı'nın patlak verdiği günlerdeki faşist tehdidi ve direnişi anlatan yeraltı romanıdır. Devrimcilerin güvenli evlerdeki (Eulália'nın evi) o gerilimli ve disiplinli yaşamını, halkla kurulan bağları ve faşizme karşı örülen cepheyi, bizzat yaşayan bir militanın gözünden aktarır. Komünist edebiyatın, sadece estetik bir dert gütmediğini, sınıf mücadelesinin ve parti ahlakının somut bir aracı olduğunu gösteren kusursuz bir örnektir. Devrimci yoldaşlığın, ihanetin ve fedakarlığın pratik okulu gibidir.
1000Kitap
Eulalia’nın EviManuel Tiago · Yordam Kitap · 2021105 okunma