9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Bu invelemeyi kendime not düşmek için yazıyorum sadece. Müthiş bir kitap çünkü. 3 güzel yürekli çocuğun babasının başına kötü bir olay gelmesiyle demiryolu yakınında bir eve taşınmasıyla başlıyor macera. Güzel bir büyüme yolculuğuna şahit oluyoruz. Tren rayları etrafında sürükleyici bir hikaye. Bir sürü olay geliyor başlarına; iyi, kötü, heyecanlı. Bir çocuk kitabı mıdır bilmiyorum ama nedense küçükken okuduğum Kahraman Fenerciler'i getirdi aklıma. Bizim Türk Edebiyatı'nda var mı acaba böyle hikayeler? Velhasıl iyi kitap, güzel kitap
Demiryolu ÇocuklarıEdith Nesbit · Kırmızı Kedi Yayınları · 20202,638 okunma
9/10
·464 syf.··
2026 108. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 15:06
Serinin ikinci kitabı ve mest olmuş halde devam ediyorum yazarın dil akış betimleme ana çiftlerin tutkusu hepsi on numara . Tüm seriyi okuyup bitiricem en son böyle bir durumu Victoria Quinn'in Boss serisinde dokuz kitap arka arkaya okuyarak yapmıştım . Giovanni Conti abisi 11 sene hapisteyken Don'luk yapıp tüm aileyi teşkilatı son derece güçlü şekilde ayakta tutmuş muhteşem bir adam .Luca hapisten çıkınca Don oluyor ilk kitapta haliyle ve Giovanni Under Boss konumuna dönüyor . Bianca Marcelli Floransa'da yaşıyor kız müthiş yetenekli dereceli bir Şef büyükannesi Sabina ölünce veda etmek için ailesinin yanına dönüyor . Büyükannesi Sabina Conti'lerin bölgesinde çok sevilen bir restoran işletiyor ve onu torununa bırakmış bonus olarak Conti ailesinden alınan bir borç var . Kitapların daha çiftlerin ilk karşılaşma veya birbirlerini hissetme anlarına bile bayıldım . Duygular hisler çok derin anlatım incelikli bu kitapta yazarın yemek anlatımları falan beni bitirdi resmen . Giovanni Bianca'yı ilk gördüğü gibi onun yurt dışına geri dönmemesini sağlamanın bir yolunu bulması gerektiğini anlıyor adamın borçla falan ilgisi yok temelde . Ona üç ay boyunca özel aile şefi olması için teklifte bulunuyor böylece restoranın borcu derhal bitecek . Bianca bunu kabul ediyor hatta ilk deneme sunumu Luca'nın ona ihanete den kızı ve ailenin tekrar buluşma yemeği oluyor . tabi hatun muhteşem başarılı oluyor sonrasında İtalya 'ya dönüp işlerini yaşadığı yeri kapatması lazım . Gio onla beraber gidiyor ve orada ilişki aktif olarak başlıyor zaten aralarında olan çekim müthiş . Sonunda Conti ailesinin babalarından itibaren düşmanlık yaşadıkları diğer ailenin yarattığı sorunlar yüzünden aksiyon oluyor çözülüyor . Bu kitabında kırılan bir puanının sebebi aşırı abartılı yemek betimlemeleri
GiovanniClaire Kirby · ‎ Independently published · 01 okunma
Reklam
8/10
·256 syf.··
2026 27. kitabı
Geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman bir arada müthiş bir anlatım örgüsü var. Okurken çok keyif aldım. Kızların babalarıyla yaşadıkları baya düşündürdü beni çünkü her kızın babasıyla iyi kötü böyle anları vardır. Ben de babasını seven ama hala ondan çekinen aradığında bile kendine çeki düzen veren bi kızım. Kitapların sonunda açık kapı bırakılmasını ben çok sevmiyorum neyse söyleyin de bilelim yani
Malma İstasyonuAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20245,4bin okunma
9/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 13:18
Martin Eden ,benim için bir başarı öyküsünden ziyade, insanın kendine karşı verdiği o uzun ve yorucu savaşın romanı. Martin’in kitaplara sığınması,yaşadığı yoksulluğa rağmen ideallerinin ,hayallerinin peşinde kendini var etmek için gösterdiği o müthiş inat ve her reddedilişte yeniden ayağa kalkışına kesinlikle hayranlık duydum. Ancak hikaye ilerledikçe asıl meselenin zirveye ulaşmak değil, o yolda yürürken neye dönüştüğümüzü görmek yaralayıcıydı. Bazen hayallerimize öyle bir körlükle odaklanıyoruz ki, hedefe varan kişinin artık eski "biz" olmadığını çok geç fark ediyoruz. Martin aynı Martin, zekası da yeteneği de aynı; ama dün onu görmezden gelenler, bugün sırf kazandığı etiketler yüzünden önünde eğiliyor. Bu durum, insanların gerçeğe değil sadece vitrine ve maddiyata ne denli değer verdiğinin en net kanıtı. Kitap bittiğinde içimde hüzünden çok şu duygu vardı :İnsan gerçekten neyin peşinden koşmalı? Toplumun alkışının mı, başarının mı, yoksa iç huzurun mu? Martin’in trajik yolculuğu bana hedeflere ulaşmanın her zaman mutlu son getirmediğini; insanın en temel ihtiyacının daha fazla kazanmak değil, kendini ait hissedebileceği bir dünya kurmak olduğunu gösterdi. Bu yüzden Martin Eden benim için sadece bir kitap değil; başarıyı, yalnızlığı ve hayatın anlamını gerçekten sorgulatan, bambaşka bir deneyim oldu.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma
9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
Ölümün biyolojisi ve yaşamın anlamı arasındaki köprüyü müthiş bir kurgu ve güzel üslubuyla aktaran, ölümün sadece bir son değil, biyolojik bir süreç olduğunu hatırlatan ve bütün bunları sadece tıpla değil, felsefe, sosyoloji ve psikoloji ilede harmanlayarak aktaran yazarımızın bir çok akademik bilgiyle dolu bu kitabıyla Haki Okuma Kulübü vasıtası ile tanıştım. Planlanan online buluşma sonrası kitap hakkındaki duygu ve düşüncelerimi (her zaman ki gibi kendime notlarımı) buraya yazmaya çalışacağım.... Çok keyif aldığım beğenerek okuduğum bir kitaptı. Herkese keyifli okumalar dilerim.... " Zamanı durdurmanın yegâne yolu doğrudan gözlerine bakmakmış" " İşte en kötüsü bu oldu çünkü dirildikten sonra tekrar ölmenin acısı inanın hiçbir şeyde yok" " Yarım yüzyıldan fazla bir süredir varlığından haberdar olmadığın bir insanın içine esir düşmüştüm" " Uzaklaştıklarında vücudumdaki tüm hücrelerin ağladığına yemin edebilirim" " Yaşamın bu kadar ağır olduğu bir dönemde ölüm, insan için aranan bir sığınak haline gelmiştir" " Eğer karanlık etrafınızı sarmışsa asıl ihtiyacınız öğrenmenin ışığı olacaktır" " Ölümü tanımlamak istiyorsan önce yaşamı tanımlaman lazım"
BiomortemSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20252,813 okunma
8/10
·272 syf.··
2026 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 16:37
Yaşanılan dönemin ruhunu yansıtan kitaplara bayılıyorum. Yenişehir’de Bir Öğle Vakti karakterler üzerinden bu yansıtmayı yapan müthiş bir kitap. Romanın merkezinde bir kavak ağacı var gibi görünse de aslında anlatılan şey insanlar. Aynı şehirde yaşayan ama birbirinden bambaşka hayatlara sahip insanların umutları, kırgınlıkları, hayal kırıklıkları ve arayışları..Sevgi Soysal, Ankara’nın bir mahallesinden yola çıkarak bütün bir toplumun fotoğrafını çekiyor. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey karakterlerin gerçekliği oldu. Kitaptaki her bir karakter kendi korkularıyla ve seçimleriyle var olmuş.Bu yüzden bazı sayfalarda kendimden, bazı sayfalarda ise çevremdeki insanlardan izler buldum. Özellikle Mehtap sanki bendim. Olcay ve Doğan arasındaki abi kardeş ilişkisi bir zamanlar abimle benim ilişkimi yansıtıyordu sanki. Sevgi Soysal’ın dili oldukça sade. Ancak bu sadeliğin altında güçlü gözlemler ve derin bir toplumsal eleştiri var. Özellikle kadınların toplum içindeki konumuna dair yaptığı göndermeler, bugün bile güncelliğini koruyor. Erken yaşta vefat ettiği için üzüldüğüm bir yazar oldu ve kalemi ne kadar güçlüymüş, bizim edebiyatımızda da mükemmel kadın yazarlar varmış dedirttirdi bana ki zaten Orhan Kemal ödüllü olması bu durumu özetliyor. Aynı zamanda kitap bana Ayfer Tunç’un Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi tadı verdi. Belki de bu yüzden bu kadar sevdim. Tavsiyedir, okunabilir
Yenişehir'de Bir Öğle VaktiSevgi Soysal · İletişim Yayınları · 20122,974 okunma
Reklam
Reklam