… dünyada saadet denilen şey manası tamamıyla vehimden ibaret bir boş söz değilse işte onun en aşikâr sureti mutlak böyle birbiriyle kaynaşabilen iki ruhun birleşmesinden vücut bulan haldir. Dünya felaketlerinin çokluğuna nispetle saadetin pek az olduğunu görüyoruz.
Sayfa 112·Kitabı okudu
Alıntı
Herkes için az çok aynıdır Kaderin oyunu. Mutlak teselli bulursun hatırlarsan eğer şunu: Nasıl ki dünyada her saadet kısa sürer, Üzüntüler de zamanla geçip gider.
Sayfa 63 - İmge Kitabevi·Kitabı okuyor
İngiliz Edebiyatı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayat bir imtihandır Tanrı, aynı zamanda bizi bir imtihana tabi tutmak için ya-ratmıştır, bu imtihanın bir parçası da başımıza gelen kötülük-ler ve çektiğimiz sıkıntılardır. İmtihanı geçtiğimiz takdirde, cennetteki ebedî saadete kavuşacağız. Kur'an'da Tanrı'nın hayatı ve ölümü yarattığı şöyle ifade ediliyor: "O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yarat-mıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır. Temel anlamda, ateistler, Dünya'daki varlığımızı yanlış anlamlandırıyorlar. Dünyanın, bizim erdemli olduğumuzu ortaya çıkarabilmesi için sıkıntı ve güçlüklerle dolu bir mücadele sahası olması gerekir. Mesela, sabrımızı zorlayan şeyler olmadıkça nasıl sabredebiliriz? Eğer karşımıza hiçbir tehli ke çıkmıyorsa nasıl cesaret gösterebiliriz? Eğer hiç kimsenin merhamete ihtiyacı yoksa, nasıl merhametli olacağız? Hayatın bir imtihan olması bütün bu soruları cevaplıyor. Ahláki ve manevi gelişimimizi sağlamak için bu zorluklara/imtihanlara ihtiyacımız var. Buraya eğlenmeye gelmedik; hoşça vakit geçirmek cennetin gayesi, dünyanın değil. Öyleyse hayat neden bir imtihandır? Tanrı kamil manada iyi olduğuna [ve herkes için en iyi olanı istediğine] göre, her birimizden O'na inanmamızı ve, bunun neticesinde, cennette ebedi saadete erişmemizi istiyor. Her birimizin inanç sahibi olmasını istediğini, inançsızlığımıza razı olmadığını Kur'an'da şöyle ifade ediyor: "Bununla beraber O, kullarının küfrüne raziolmaz, " Bu ayet açıkça gösteriyor ki Tanrı, kimsenin cehenneme gitmesini istemiyor. Ne var ki eğer herkesi cennete gönderecek olsaydı, büyük bir adalet ihlali meydana gelirdi; Hz. Musa ve Firavun'a, Hitler ve Hz. İsa'ya aynı şekilde muamelede bulunmuş olurdu. Cennete giren insanların, cenneti hak ederek girmelerini sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç
Sayfa 266·Kitabı okudu
Mutlak saadet bizi sıkar;hayatta inişlerin çıkışların olması şarttır;olayların içine güçlüklerin karışması insanın şevkini perçinler,alacağı hazlar arttırır.
ASR-I SAADET: İSLÂM'IN MUTLAK TATBİKİ...
(...) İbda Diyalektiği, Büyük Doğu’nun ortaya koyduğu gibi, İslâm’ın mutlak tatbikinin sadece Asr-ı Saadet’te olduğu fikrinden doğmuştur. Sonraki çağlar, İslâm’ın kendisine değil, ancak “İslâma Muhatab Anlayış“a sahib olabilir. “İslâma Muhatab Anlayış” ise, tarih içinde 500 yıldır kaybedilmiş bir hassadır. Kanunî devrinden başlayarak, onun yerinde yeller esmektedir. Tek tek Müslümanlar gelir geçerse de, bir bütün olarak “İslâma Muhatab Anlayış” ve onun dünya görüşü ortada yoktur. Kur’ân ortada dursa da, Kur’ân idrâkı ve onunla dünyaya hâkimiyet tavrı kaybolmuştur.
İbda Diyalektiği -Kurtuluş Yolu -II-, 20 Mayıs 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
İBDA Diyalektiği
...aşkta huzur rahatsız edicidir. Mutlak saadet bizi sıkar; hayatta inişlerin çıkışların olması şarttır; olayların içine güçlüklerin karışması insanın şevkini perçinler, alacağı hazları arttırır.
Sayfa 61 - İş Bankası Kültür Yayınları, Scapin
Alıntı