Kadının Adı Yok
8/10
·182 syf.··
2026 22. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 21:25
Ana karakterin arkasında duramayacağım kararlar aldığı, uyguladığı eserleri okumaktan pek keyif almam ama ahlaki açıdan gri ve siyah zon hattında giden bir ana karakteri takip ettiğim bu eserde biraz arada kaldım. Yazarın kadının toplumdaki yerini eleştirmek için kaleme aldığı eser bunu ev içi sömürülen emek, kadının iş hayatındaki yeri ve toplumsal cinsiyet rolleri üzerinden güzel yansıtmış ama kör noktaları çokça olanda bir anlatıya şu şekilde sahip ezilen olmaktan, ezenlerin oyununu oynayarak kaçmaya çalışan bir ana karakter görüyoruz, ‘baba’ olursa otorite sahibi olursa mutlu olacağını düşünen ana karakterimizin gözünden kendisi gibi bir hayatı seçmeyen tüm kadınların perişanlığına şahit oluyoruz, benzer şekilde sistem eleştirisi bakımından zayıf kalıyor denebilir kadınları çok çabalamaya çalışırsanız başarırsınız şeklinde resmediyor sistemin bireyleri başarısız yapmak için tasarlandığını fark edemiyor pek çok noktasında, tabiki burda yaptığım çoğu eleştiriyi günümüz lensinden bakarak yazıyorum ve belki bu lense sahip olmamın sebeplerinden başında bu ve bunun gibi kitapların etkisinde kalmış kadınların evrilmiş, gelişmiş fikirlerinin bugünlerde bana ulaşabilmiş olması bu yönüyle Türkiye de feminist hareketin çarklarını döndüren ses getiren bir eser, umuyorum ki kitapta ki karamsar ve depresif yaşamları bugün ve yarın kimse yaşamaz ve eşit,aydınlık bir geleceğin ortakları oluruz.
Kadının Adı YokDuygu Asena · Doğan Kitap · 20268,1bin okunma
9/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 181. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 13:54
Püsküllü ayraçlı kitapları çok seviyorum. Yayınevinin bu ayırıcı özelliği çok mutlu ediyor insanı. Yine çok beğenerek okudugum bir kitapla geldim .. Birinci Dünya Savaşı zamanları .Emily soylu bir ailenin kızı.Bir çiftlikte yaşıyorlar. Abisi savaşta ölmüş. Küçük kardeşi de difteriden ölmüş. Tek çocuk kalmış. Okul arkadaşı Clarissa orduya hizmet için eğitim alıp Fransa da hemşirelik yapıyor. Emily de istiyor ama ailesi izin vermiyor . Yakınlarda ki yaralı askerlere annesiyle kek götürüyorlar. Orda Robbie ile karşılaşıyor. O bir Avustralyalı pilot .Yaralanmış ve tedavi görüyor. Emily dogumgününe onları da çağırıyor ve aralarında bir yakınlaşma başlıyor. Annesi bunu hoş karşılamıyor ve Robbie yi baska bir hastaneye sevkettiriyor . Emily de devlete hizmet icin başvuruyor ama hemşire ihtiyacı olmadığı icin geri çevriliyor .Kadın Kara ordusu adlı oluşum yiyecek temin etmek için kurulmuş .Tarla işleri ,hayvan bakımı, çiftçilik. Emily ona katılıyor. Asıl bir ailenin kızı oldugu belli oluyor o toplulukta. Ama o her şeyi öğrenmeye çalışıyor Robbie yle de görüşmeye devam edip birlikte oluyor. Savaş bitince evlenme kararı alıyorlar. Leydi Charlton malikanesine bahçeyi düzeltmek için işçi isteniyor .Emily Alice ve Daisy i alıp gidiyor .Orda harabe bir kulubeye yerlesiyorlar .Leydi suratsız bir kadın .Ama Emily in bir asilzade olduğunu öğrenince onunla konuşmaya, çay içmeye davet ediyor .Gitgide aralarında guzel bir arkadaşlık gelişiyor. Emily kulübede bir sandıkta bir defter buluyor .16 .yy da yaşamış bir cadının o evde oturdugu anlaşılıyor. Sonra da bir ogretmen olan Susan oturmuş oda yazmış deftere .Köyde o ev lanetli olarak anılıyor. Defteri okuduktan sonra Robbie savaşta ölüyor ve Emily hamile oldugunu anlıyor . Ve bundan sonrası hayatta kalma mücadelesi ..Savaşın çirkin
Zafer BahçesiRhys Bowen · Arkadya Yayınları · 202635 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hizmetçi sadece hizmetçi değildir hayat kurtarır bazen
7/10
·352 syf.··
2026 2. kitabı
Okuması eğer oturup okursan bir günlük yani bir günde biter (ayakta okursan iki günde biter ). Akıcı bir okuması var nasıl kitabın yarısına geldiğini anlamıyorsun Gelelim kitabın benim unutmamam için yapacağım özetine üstü kapalı bir özet olmayacak okursanız sorumluluk kabul etmiyorum Andrew ve karısı Nina mutlu bir evlilikleri var gibi görünüyor ama Andy tam bir ruh hastası ama bunu Nina evlendikten sonra anlıyor kızı Cecelia için korktuğundan dolayı ve kacamadigindan dolayı sürdürmek zorunda kalıyor. Nina kendini kurtarmak için kendisi gibi zor durumda olan(hapisten yeni çıkmış ve şartlı tahliyesi yanmaması için kendine iş ve ev bulması, suça karışmaması gerekiyor) Millie' yi eve hizmetçi olarak alıyor sonra kocasıyla birlikte olmasını sağlıyor ve kocası bu sefer ninayi özgür bırakıyor Millie' yi kafaya takıyor ama bu sefer sert kayaya çarpıyor kendi kazdığı kuyuya kendi düşüyor, kendisine itaat etmediği zamanlarda çatı katında kilitledigi odada kilitli kalıyor tabiki Millie sayesinde, yaptığı eziyeti Andy ' de yaşıyor sonra dişleri sökülmüş hâlde (deli olmayın Millie' yapmadı kendi yaptı sadece oradan çıkması için yapması gereken şey buydu) orada ölü bulunuyor. Nina ve Cecelia Kaliforniya ya yerleşti Millie' de yeni bir evde hizmetçi olarak görev yapmaya başladı.
HizmetçiFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 202311,4bin okunma
Puan vermedi
Taş ve Gölge, yalnızca bir adamın hikâyesi değil; bir halkın belleği, bir ülkenin kanayan tarihi, bir insanın köksüzlükle hesaplaşması. Avdo'nun hikâyesi, kaybedilenin ardından tutulan bir yas değil sadece; aidiyetin ne demek olduğunu sorgulatan, içimize ilmek ilmek işleyen bir arayış. Avdo, sevdiğinin mezarına hayatını diri diri gömmüş bir adam. Orada, taşların gölgesinde, sessizliğin ortasında, kendine bir yuva değil ama herkese bir ev olmuş. Kökü olmadığını söyleyen bu adam, bir mezarlığın ortasında hayatına giren herkese kök oldu, gövde oldu. Kendi aidiyetini ararken, başkalarının aidiyetine dönüştü. Bu çelişki, bu içsel kırılma beni en çok sarsan yer oldu belki de. Kitap geçmişle geleceğin, ölümle yaşamın arasında gidip gelen bir masal gibi. Ama masallar hep mutlu bitmez. Bu, acının, yarım kalanların, suskunlukların masalı. Dersim'den Madımak'a, faili meçhullerden göç yollarına uzanan bir belleği taşıyor sayfalarda. Kudüs'e, Filistin'e, Hitler'e değinip genişliyor ama hep bir noktaya dönüyor: aidiyet. Yaşadığı toprakta köksüz kalmış insanların diliyle konuşuyor Avdo. Burhan Sönmez, sadece anlatmıyor; hissettiriyor, çınlatıyor, göğsünde bir ağırlık gibi bırakıyor. Kitap bende hep öyle kalacak; yaşayanların değil, sanki ölülerin diliyle yazılmış gibi. Ve o dil, içimde bir şeyleri susturmak yerine konuşturdu.
Taş ve GölgeBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 2021943 okunma
Puan vermedi·374 syf.··
2026 46. kitabı
Genel olarak sevdim, çerezlik bir kitap okuyabilirsiniz. River işi ki bir oğlumuz var bu bir şehrin yoksul tarafında yazıyor. Yarış pisti ve araba tamir atölyesi var. Abisi daha önce çıkan bir ahır yangınında ölmüş. Onu kurtarmaya çalışırken River da bazı yaralar almış. Bir de arada bir gidip sokak dövüşü yapıyor. Ben dövüşlerle ilgili daha farklı bir şey olsun diye bekledim yazar sadece yazmak için eklemiş o kısmı yani ha şu içmeye gitti ha dövüşe gitti gibi bir şey olmuş çok bir anlamı yoktu. Kızımız Marly kendisi saf temiz akıllı bir kız. Babası şehrin başkanı mı valisi mi bir şeyi işte. Babası anası danası yani abisi hepsi kötü canavar gibi insanlar. Marlynin bir arkadaşı var Zara diye onun aklına uyup şehrin diğer tarafına gidiyor gizlice yarış izlemeye. Orada Riverı görüyor ve bam zaten ilk görüşte başlıyor her şey. Spoiler içerir River kızı görünce tanıyor hemen bu kızın abisi olucak it meğerse bizim riverın abisini yakan puştmuş. Başkan ve şeytan oğlu ortalığı yakıp yıkıp oraları da satarak ceplerini para doldurmanın peşindeymiş. Hatta çocuğun elinde ağın yakıldığı videosu vardı ama bu başkan oğlunu korumak için gidip çocuğu tehdit etti eğer o videoyu birilerine vermeyi düşünürsen eğer birilerine bir şey söylemeyi düşünürsen herkesi öldürürüm şunu yaparım bunu yaparım diye tehdit etti çocuk da mecburen o anda susmak zorunda kaldı. Tabi içindeki hırs bitmedi. Bu ölen abinin bebeği de var sevgilisi meğerse hamileymiş yazık.Neysebizim River ilk karşılaşmada gidip Marlye diyor daha sonra gel yine falan. Sonra marly dayanamayıp yine gidiyor. Bu arada Zara ve riverin kankisi jack miydi neydi o da sevgili oluyor. Marly ve River sevgili oluyorlar. Hatta kız ilk defa onunla birlikte oluyor falan. Ailesi tatile gitmiş diye ev boş rahat rahat takılıyorlar. River
RiverRia Wilde · Independently published · 20251 okunma
8/10
·461 syf.··
2025 17. kitabı
serinin son kitabı. baştan uyarmak isterim ki bol spoiler olacak bir yazı olacak, spoi sevmeyenler okumadan geçebilirler. şimdi önceki kitaplardan neler öğrenmiştik? gwen, 12. zaman yolcusu olan kartal simgeli zaman yolcusu. saint germain kontu, ile gwen arasında büyük bir bağ var. gwen, lucy ile paul’un kızı ve düğümü tamamlayan, en değerli sembol kendisi. gideon’a ise aşık, ki oda ona aşık. gwen’in dedesi lucas, tüm düğümün çözülmesine yardımcı olan kişi. ve çalıntı kronograf, lucas tarafından gwen’e bırakılmış gizli bir bölmede ev içinde. buraya kadar muhteşem. peki tüm bu olanların önüne nasıl geçilecek? konta hissettirilmeden çemberin büyüsünün gerçekleşmesi nasıl engellenecek? karakterlerimiz mutlu sona erişecekler mi? tüm bu sorular için doğru kitap zümrüt yeşil evet. serinin düğümünün çözüldüğü, merak ettiğimiz her şeyi bir bir sonuca kavuştuğu bir kitap. kont’un öğretmen çıkması ayrı bir şok etkisi yaratsa da o kadar geçmişe gidip görüştükleri adamı nasıl tanımadılar anlamadım. hadi çember üyeleri zaman yolcusu değil anlama ihtimalleri yok ama gwen ile gideon nasıl buna uyanmadı onca zaman. anlamsızdı bir yerde. yine de kitapta bunu dile getirdikleri için kendilerini yakalayıp, bizim de gönlümüzü yapmışlar diyebiliriz. en çok okul hayaletinin uzun bir yaşam sürmesi ve sonrasında hayalet olarak okulda var olmaması duygulandırdı beni. sonu bana biraz yetersiz gelse de okuduğum seriden mutlu ayrılmak hoşuma gitti. başka başka kitaplarda görüşmek üzere. (fantastik roman önerileriniz olursa, önerilere hep açığım.)
Zümrüt YeşilKerstin Gier · Pegasus Yayınları · 20172,168 okunma