Puan vermedi·416 syf.··
2026 1. kitabı
Bu kitapta beni en çok üzen şey yaşanabilecek güzel ihtimallerin yaşanamaması. Öyle bir hayatın içine itiliyorlar ki tüm gelecekleri ellerinden alınıyor. Onlar böyle bir hayata mahkum edildi. Eğer bir şansları daha olsaydı ömürlerini birbirlerine yaslanarak huzur içinde geçirirlerdi. Aksi takdirde insanın mutluluğunu kendi ellerinin tersiyle itmesi çok saçma olurdu değil mi ? 3 günlük dünyada her şeyi kafamıza çok taktığımızı , mutlu olduğumuz anlara ve bizi anlamaya çalışan insanlara sımsıkı sarılmamız gerektiğini düşünen bir insanım. Ben mutluluğum için çok çabalarım. Bir romanın benim yüzüme kapatıldığını bilirim , o romanı kafamdan atarım ama elimde bir şans daha varsa ; hala daha bir ışık görüyorsam o sayfaları tekrar çevirmek için çabalarım. Ama bazı durumlarda o ışığın kaynağı benim ellerimde olmuyor. Son zamanlarda yaptığım şeyin kendimi yakma pahasına ışığı elimde tutma çabası olduğunu biliyorum. Ama ne yapayım ben de böyle bir ruha sahibim. İnat ediyorum o sayfaları çevirmeye çünkü kaçırılmayacak bir ihtimal olduğunu biliyorum. Ama bazen de romanın kendisi sayfalarını açmalıdır. Çünkü günümüz dünyasında saf mutluluğun ancak iki tarafın çabasıyla gerçekleşeceğini biliyorum. Eğer tüm çabalarıma rağmen o mutluluğa erişemiyorsam üzülmem. Herkes bu sürecin benim için üzücü olduğunu söyler. Aksine ben üzgün değilim. Elinden gelen her şeyi yapmış bir insan üzgün olabilir mi ? Benimki sadece mutlu olduğum zamanları yâd etme sürecidir. Maalesef ki insanların bu çabada olmayışını görmek benim elimi kolumu bağlıyor. Kötü günler geçince , tüm sular durulunca insan durup diyor ki benim mutluluğum neden gitti ? Ben geleceğimde böyle pişmanlıkları düşünmek istemiyorum. O yüzden her daim öfkeyle değil sakince karar vermeye çalışıyorum. Çünkü biliyorum ki öfkeyle kalkan her
SerenadZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2021164bin okunma
Puan vermedi·170 syf.··
2026 103. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 22:04
Kendime Düşünceler!! Marcus Aurelius'un savaş arenalarında, kendisi için kaleme aldığı bir eser. Kendisi için yazmıştır çünkü, yayınlatma amacı taşımamıştır. Eserde derin bi biçimde iç dünyasını ele alır, kendisiyle sokratik sorgulamalar, düşünceyi analiz etme, düşünceyi yeniden yorumlamalar yapar. Psikoloji var olmadan önce kendi kendisinin terapistiymiş. Erdemli olmanın, değerler çerçevesinde ve insanlarla etkili ilişkiler geliştirmenin öneminden bahseder. Kaderini sev, elinden gelenini yaptıktan sonrasında olana razı olmanın iyi varoluş halinin gerekliline vurgu yapar. Öfke, mutluluk vb. Temel konularda da fikirlerini esere yayar. Mutluluğun dereceleri vardır. Kendi mutluluğunu başkasının mutluluğuyla kıyas yapacak kadar alçalma. Çok mutlu olmak zorunda değilsin, az mutlulukla yetinip bu kadarı bana yeterli diyebilmektir bazen erdem. Varsın başkaları çok daha mutlu olsun bana benim az mutluluğum yeter, başkasının azı, çoğu meselem değildir diyebilmektir, iyi insan olmak. Yaşamın geçiciliğinden sıkça hatırlatmalar yaparak egosunu dengede tutmaya çalışır Marcus. Bir varız bir yokuz; ne bu büyüklenme ne bu kibirlenme. Kendi benliğiyle teması kaybetmeden ve kendisine daha da yaklaşarak anlamlı yaşamın DOĞA da olduğundan sıkça bahsetmektedir sevgili Aurelius.
DüşüncelerMarcus Aurelius · Yapı Kredi Yayınları · 202227,9bin okunma
Reklam
Tabiki de varım kendim için sağlığım ve mutluluğum için
Puan vermedi·320 syf.··
2026 29. kitabı
Şüphesiz, bir insan için en kıymetli şey kendi gücünü görebilmesi ve kendini keşfedebilmesidir. Bu keşif yolculuğu aslında yaşam boyu devam eder. Bunun asıl anlamı; güçlenmek, iyileşmek ve sağlıklı, mutlu bir hayatın temellerini atmaktır. Kişiler zaman zaman mutluluğu, sağlığı veya diğer güzel şeyleri bir başkasından beklerler. Oysa insanın önce kendi içinde iyileşmesi ve güçlü olması, yaşamını daha iyi hale getirebilir. Bu ana felsefeye göre, kendi yaşamını kontrol eden insanlar her daim sağlıklı ve mutlu bir hayat sürebilirler ve çevrelerine de faydalı olabilirler. Bu nedenle Doğan Cüceloğlu hocanın bu eseri çok kıymetli ve değerli bilgilere dayanmaktadır. Doğan Cüceloğlu hocanın her bir kitabını anlamlı ve çok kıymetli bulmakla beraber, kendisini rahmetle anıyorum. Ülkesine ve vatanına hizmet etmek için Amerika’daki yaşantısından vazgeçip kendi halkının duygu ve düşüncelerini yansıtan yazılar yazması bizler için büyük bir şanstır. Bizler de okuyarak onun ismini daha ileri zamanlara taşıyacağız inşallah.
Duygu ve Düşünce
Var mısın?Doğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 202137,8bin okunma
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 00:17
JANELLE BROWN - KIYMETLİ KÜÇÜK ŞEYLER Merhaba arkadaşlar Nisan ayının ikinci kitabı ile geldim Birkaç alıntı ile giriş yapmak istiyorum.. ‘’Annem benim dünyamdı, onun bedeni tanıdığım tek yuvaydı.’’ ‘’Bir dolandırıcılık işinde duygusal olamazsın, duygular seni savunmasız yapar.’’ ‘’Benim mutluluğum annemin mutluluğuna öylesine sıkıca bağlıydı ki, onunkinin nerede bittiğini ve benimkinin nerede başladığını ayırt etmek olanaksızdı.’’ ‘’Benim için cennet, yazı yazmak için güzel manzarası olan küçük bir oda ve kimsenin beni rahatsız etmemesidir.’’ ‘’Belki insanoğlu olarak en büyük gücümüz aynı zamanda en büyük zayıflığımızdır, sevme ve sevilme ihtiyacı..’’ ‘ Kitap, 480 sayfadan oluşuyor..ama gayet akıcı, dili anlaşılır ve sade. Birazda içeriğinden bahsedeyim ; Kitapta birbiriyle alakası olmayan iki kadın anlatılıyor. Nina ve Vanessa.. Nasıl olurda bu ikisi tek noktada birleşebilir? Nina : Hayatı dolandırıcılık üzerine kurulmuş, tabi bu işler kendisine annesinden bulaşmış, sosyal medya ünlülerini uzun süre takip edip, bi şekilde onlara yaklaşarak dolandıran birisi. Annesi kanser olur, ve iyileşmesi için yüklü bir paraya ihtiyaç vardır.. Bu parayı bulmak için Tahoe’ye gider ve oraya sevgilisi ile gidip kendilerini başka isimle tanıtırlar.. ve asıl hikaye burada başlar.. Vanessa : Kendisi soylu ve zengin bi ailenin kızıdır. Erkek kardeşi ile Nina daha önceden sevgilidir.. Sosyal medyada hayatının her detayını paylaşır.. Hayatı bir yerden sonra altüst olacaktır.. Vanessa ve Nina’nın yolları nerede kesişecek ve birbirlerine ihtiyaç duyacaklar? Benim sonunu çok merak ettiğim bir kitap oldu o yüzden hemen bitirmek istedim.. Sizde merak ettiyseniz tam size göre bir kitap
Alıntı
Kıymetli Küçük ŞeylerJanelle Brown · Altın Kitaplar · 2026154 okunma
Puan vermedi·117 syf.·
2026 80. kitabı
Sadık Hidayet Hayyam’ı anlatırken bilimle yoğrulmuş bir aklın yazdığı teranelerle hayat karşısında nasıl yalın ama sarsıcı bir noktaya vardığını gösteriyor. Hayyam'ın Teraneleri kitabı sadede bir şiir derlemesi olmaktan çok varoluşla yüzleşmenin sade ama keskin bir yolunu göstermeyi konu ediniyor.  “Gelip gittiğimiz şu dairenin Ne başı belli, ne de sonu. Kimse doğru söylemiyor şu âlemde Nereden geliyor, nereye gidiyoruz?” “Bugün gençlik sıramdır benim İçiyorum ben; çünkü mutluluğum benim. Ayıplamayın beni; acı da olsa, hoştur yine Acıdır; niye mi? Çünkü hayatımdır benim.” “Yazık, gençliğin defteri dürüldü gitti! Hayatın o taze baharı güz oldu gitti! Adına gençlik denilen şey var ya, Anlamadım ki; ne zaman geldi, ne zaman gitti!” Kitabıyla Sadık Hidayet,Hayyam’a atfedilen rubailerin tek bir kaynaktan gelmediğini yüzyıllar içinde farklı şairlerin dizeleriyle karıştığını ve bu yüzden ortada saf bir Hayyam metni olmadığını vurguluyor, Bu karmaşanın sebebi olarak hem orijinal el yazmalarının yokluğu hem de dini ve ideolojik müdahaleleri söylüyor, gerçek Hayyam’ı bulmanın yolunun biyografilerden ziyade rubailerin içindeki düşünceye, dile ve tavra bakarak ayıklama yapmaktan geçtiğini anlatıyor. Son bölümde rubaileriyle Hayyam sürekli aynı yere dönüyor, bilinmezliğin ortasında kısa bir hayat yaşıyoruz ve kimse bu sırrı çözmüyor. Hepsi birlikte, insanın hem düşünen hem de çaresiz kalan yanını aynı anda taşıyor. Hayyam’ın teraneleri okundukça hayatın kesinliğini değil, geçiciliğini gösteriyor ve insanı kendi düşüncesiyle baş başa bırakıyor. Kitapla kalın. Herkese keyifli okumalar.
Bercesteden
Hayyam'ın TeraneleriSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 2016605 okunma
Puan vermedi·590 syf.··
2026 4. kitabı
·
88 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 21:53
Bir kitapla alt üst oldum. Anlatılan, anlatan güzel olunca dönemedim rutin hayatıma. Kitaptan ayrılamadım resmen. Şu var ki; uzun zamandır bu hissiyat bende vuku bulmamisti. Uzun zaman sonra bir kitap derin bir iz bıraktı bende. Hayatımı, gidişatımı, evvelimi, ahirimi sorgulattı. Derdim dert mi , mutluluğum mutluluk mu? Yüzeysel yaşantım derinliğini neden hala bulamamıs, anlamaya başladığım ilk basamaktayim. Yazara sonsuz teşekkür ederim bu farkındalığı oluşturdu. Çok siyer okudum ama bu sefer kalbimin çok derinine dokundu. Okunmaya değer , belkide bu kargaşa da bir sığınak olur bu kitap size kim bilir ?
Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202413,5bin okunma
Reklam
Reklam