9/10
·376 syf.··
2026 2. kitabı
Savaş ve Açlar Başkasının başına gelenleri neden yüreğimde daha çok hissediyorum? Bu his, kendime olan saygımın ve benlik duygumun zayıflığını mı çarpıyor yüzüme? Epeydir, doğrusunu söylemek gerekirse çokça yıldır; belki de kendimi bildim bileli başkası önce gelirdi kendi varlığımdan. Nedenini düşünmekten yoruldum, istemiyorum artık bunu düşünmeyi. Benliğime, ötekine ve ikisinin omuz vererek şekillendirdiği hayat denilen şeye yönelttiğim kavrayışımı keskin bıçaklarla kesmek, kanatmak istemiyorum artık. Çok kanadım. Böyleyim işte; ister kendime saygımın olmadığını açığa çıkarsın bu özgecilik ister merhametimin özümü delip mahvedecek büyüklükte olduğunu, irademin ise nefesime dahi kuvvet veremeyecek cılızlıkta olduğunu söylesin bana, umurumda değil artık. Dünyayı böyle görmeye eğilimliyim ve ne yaparsam yapayım bu değişmeyecek. Yaşadıkça, umut edip umuduma ihanet ettikçe öğreniyorum. Başkasına yönelmiş bu adanmışlık hali; kendi duygularıma, hislerime, korkularıma ve insana dair her türlü duygu durumuna kendini layık görmeme tehlikesini içinde barındırıyor bence. Acı, başkasının acısı olduğunda onarılmaya değer oluyor. Mutluluk, ancak başkasına yaraşıyor; sevgi, ancak ötekine yöneldiğinde anlam kazanıyor sanki. Peki ya ben? Ben, benliğim, özüm nerededir bunca hengamenin arasında? Bana layık bir sevgi, bir hikâye, bir aşk, bir hüzün, bir öfke ve bir heyecan yok mudur? Varmış. Hasan İzzettin Dinamo ile öğrendim. İnsanın hikayesi Rus yazarlar anlatınca özeldi bu zamana kadar. Yalnızca o büyük Moskof yazarlar anlatabilirdi sanki varoluşa haykırılan büyük trajedileri. Yalnızca Fransızlar destansı bir romantizm yazabilirdi hayatımızı uğruna adayabileceğimiz bir masal uğruna. Sadece İngilizler bilebilirdi nezaketi, nükteyi, büyük ama temkinli iştahları. Öyle değilmiş, savaşın
Savaş ve AçlarHasan İzzettin Dinamo · Tekin Yayınevi · 20172,206 okunma
Sahip olduğumuz her şey sırtımıza bir yüktür.
9/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 23:19
“Adımı seslenir sesin. Sesinde Büyükada'da bir gündoğumu... Bana bakıp büyülendiğini söylersin. Dilek ağaçlarından sen dilerim. Mutluluk dilerim. Sen gidersin. Mutluluk hep güzel bir yalan olarak kalır kendime söylediğim...” s.185 İnsan seçimlerinden mi seçildiklerinden mi ibarettir? Mutluluk sahip olunabilecek bir şey midir? Nerededir, kimdedir, gidip alınabilir mi? “Ölüm! Sonsuzmuş gibi yaşadığımız hayatlarımızın, canımız ne zaman isterse telafi edebileceğimizi sandığımız hatalarımızın, bir gün çok geç olabileceğini hiç bilmiyormuş gibi ağırdan almalarımızın şaşkın seyircisi...” s.496 Hayat, bir an. Kısacık, minicik, ışık hızında… Ne zaman doğmuştuk ki? Ne ara yaşamıştık? Ne kadar yaşayacaktık? Değer miydi, değmiş miydi? Değse miydi? “ben, kaybedecek hiçbir şeyi olmayanların şehrinden, kaçak annelerin cehenneminden, hiç görmediğim annemin dizinin dibinden geliyorum, birbirine sıkı sıkı sarılarak yaşama kudreti bulanların huzuruna.” s.497 Anne-kız ilişkilerini çok mühim görüyorum her zaman. Gerek rol/model olma, gerek gen mirası açısından. Dokunaklı bir kitap okudum. Muhabbet edercesine, akıcı ve yalın. Ama aynı zamanda dozunda edebilikte. O tamamlanamıyor olma halinin aktarımını çok sevdim. Çok doğru noktalara temas ettiğini düşünüyorum. Kitabı uzun sürede bitirmem tamamen şahsımla alakalı, yoksa çok kısa sürede bitecek akıcılıkta, şüpheniz olmasın. Nermin Yıldırım’ın okuduğum ilk kitabı. Sevdim, sevdim ama bir Ayfer Tunç mu dersek de, o nooo diyorum. Kitapla kalınız efenim..
1000Kitap
Unutma Beni ApartmanıNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·192 syf.··
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 10:27
Kalemini beğendiğim bir yazar daha. Mecit Ömür Hoca'nın diğer yazarlara göre farklı bir tarzı var. Bu da aslında kişiyi sıkmadan kitapta tutmasını sağlıyor. Çok fazla alıntı sözün olması konunun daha anlaşılır olmasını sağlamaktan ziyade daha geniş bir perspektifte ele almasına sebep oluyor. Doğal olarak bu durumda okuyucu konuyla bütünleştiriyor. Mutluluk nerededir? Kimdedir? Ne zaman gelir? Tüm sorunun cevabı biziz. Bizim düşüncelerimiz, olayları yorumlama tarzımız, geçmişe yoğunlaşmamız, geleceğe kaygıyla odaklanmamız vs. Yani mutsuzluğun kaynağı sorusunun cevabı da biziz, mutluluğun kaynağı sorusuna da. İnsan bir derin nefes alıp âna odaklanmalı ve şimdiyi güzelleştirmeli. Banane demeli geçmişten. Gelecekten banane demeli. Neden biliyor musunuz şuan bize ne kadar ömrümüzün kaldığını söyleseler akıllı olan dünyadaki emellerini gerçekleştirmeye çalışmaz akıllı olan Allah'a yakınlaşır. Bilmiyorum ki ne kadar yaşayacağımı şimdi ne yapabilirim? Bilmediğim bir şehire gidip gezebilirim, yeni insanlarla tanışabilirim, ilim yapacaktım bugün başlayabilirim, nafile oruç tutabilirim,çocukları sevindirebilirim, hobi edinebilirim, spora yazılabilirim, şu filmi izleyecektim izleyebilirim, o kursa yazılabilirim. Bırakacağız geçmişi, eğer bırakmazsak şimdiyi istila eder. Ve hayatımızdaki ânları yok eder. Keşke tanışmasaydım demeyeceğiz. Keşke olmayacak. İyi ki tanışmışım ders verdi, iyi ki tanışmışım bakışımı değiştirdi gibi. Kötü insanlar karşıma çıktı zarar verdi ben iyilik yaptım ama bana doğru insan nasıl olunmaz gösterdi diyeceğiz. Niyetin iyi olduğu yolda görülen zararlar aslında kişiye iyiliktir. Mutlaka ama mutlaka Allah onun karşımıza çıkarır. Peki geçmişte yaptığımız günahlar? Onlar kocaman keşkedir işte. Keşke kırmasaydım, keşke yapmasaydımlar. Onlarda kurtulmanın
Mutluluğun İnşasıMecit Ömür Öztürk · Timaş Yayınları · 2026187 okunma
Kimse Bakmazken Duygular Ne Yapar?
10/10
·68 syf.·
2025 61. kitabı
Kimse Bakmazken Duygular Ne Yapar? “Kimse Bakmazken Duygular Ne Yapar?” eğlenceli ve hayal gücünü besleyen bir çocuk kitabıdır. Farklı farklı duygular, az veya çok hepimizde varlar. Peki acaba bu tuhaf yaratıklar bizim onları hissetmediğimiz mesai saatleri dışında ne yapıyorlar? Kitap, duyguların yalnızca biz onları hissettiğimizde ortaya çıkmadığını; kimse onları fark etmediğinde de kendi dünyalarında yaşayan, hareket eden, bazen çalışan bazen de oyun oynayan tuhaf ve sevimli yaratıklar olduğunu anlatır. Yazar, her bir duyguyu farklı bir karakter gibi ele alır: Mutluluk zıp zıp gezer, Öfke kıvılcımlar saçabilir, Üzüntü sakin bir köşeye çekilir, Merak sürekli bir yerleri kurcalar… Bu yaklaşım, çocukların duygularını tanımasını, anlamasını ve onlarla sağlıklı bir ilişki kurmasını kolaylaştırır. Hikâye, duygu dünyamızı görünmez bir sahne gibi hayal ederek okura şu soruyu sordurur: “Ben bir duygu hissetmediğimde o nerededir?” Bu soruya verilen yaratıcı cevaplarla kitap hem düşündürücü hem de çocuklarınduyguları fark etmesini iç ısıtan bir masal atmosferinde sunmaktadır. Keyifli okumalar... Tina Oziewicz Aleksandra Zajac
Kimse Bakmazken Duygular Ne Yapar?Tina Oziewicz · Domingo Yayınevi · 2022771 okunma
Asıl Cennet Nerededir?
8/10
·218 syf.·
2025 117. kitabı
John Steinbeck’in erken dönem eserlerinden Cennet Çayırları (1932), huzur çağrıştıran bir isimle karşılıyor okuru. 12 farklı karakterin öyküsünden oluşan kitapta, hikaye bir İspanyol onbaşının tepenin ardında gizli bir ovayı keşfetmesiyle başlıyor. Onbaşı, yeşilin, sessizliğin, toprağın bereketiyle büyüleniyor ve oraya “Cennet Çayırları” adını veriyor. Fakat bu, her şeyin yanılgısının da başladığı an oluyor. Çünkü gördüğü manzara, insanın içindeki eksikliği örtecek kadar güzel, ama asla dolduramayacak kadar uzak.. Vadinin eşsiz güzelliği, bu güzellikle büyülenen ve oraya yerleşmeye karar veren insanların hikayelerine dönüşüyor. Her biri başka bir hayalle geliyor: kimisi huzur, kimisi sevilmek, kimisi kök salmak, kimisi yalnızlığını unutturacak bir düzen arıyor. Karakterlerin hikayeleri görünmez bağla diğerine bağlı; öyküler ayrı ayrı okunabildiği gibi, bütününde toplumsal bir anlatıya, bir insanlık panoramasına dönüşüyor. Her öyküde merkez bir karakter olduğu gibi, yan karakter de aynı kalabiliyor. Birinin hikayesi başlarken yolda diğerine rastlayabilir; bir diğerinin evinin önünden geçebilirsiniz. Bu özelliğiyle, "short story cycle"(kısa öykü döngüsü) denilen bir türün örneğini teşkil ettiği bilgisine ulaştım. Steinbeck bu yapıyı ustalıkla kuruyor. Vadi, bir sahne gibi. İnsanlar giriyor, bir süre kendi hikâyesini oynuyor, sonra çekiliyor. İnsanı topraktan, doğadan ayırmadan bir anlatı oluştururken; mekanla insan ruhu arasında da çok dengeli bir yapı inşa ediyor. Ancak Steinbeck bu “cennette” hiç kimseyi mutlu etmiyor. Her öykü, aynı toprağın altında başka bir kırılma sesi gibi: Birinin iyiliği, ötekinin yıkımı oluyor; birinin umudu, başkasının kaybına dokunuyor. İnsanın iyi olma çabasının, bazen nasıl zarara dönüştüğünü gösteriyor. İyilik bile yanlış yerden geldiğinde, tıpkı o
Edebiyat
Cennet ÇayırlarıJohn Steinbeck · İletişim Yayıncılık · 20222,129 okunma
8/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2025 15:44
Paige, Annie 3 yaşında ve Zack 2 aylıkken doğum sonrası travmayı atlatamadığından dolayı onları terk eder ve Joe çocuklarla tek başına kalır. Aslında kocaman bir aile olan Joe çocuklarla yalnız başına idare etmeye çalışırken karşısına Ella çıkar. Sevgi dolu Ella ilk evliliğinde bulamadığı çocukları bir anda kucağında bulur ve onlara öz anneleri gibi bağlanır. Aradan geçen 3 yılda hayatlar olumlu yönde akarken Joe okyanusa düşer ve hayatını kaybeder. Korkunç şokta ve üzüntü içerisinde olan Ella birde karşısında çocukların annesi Paige i görünce geçmişi sorgulamaya başlar. Paige nin açtığı velayet davasıyla her şey daha da zorlaşır ve Ella ve Paige ayrıca tüm aile kendilerini bilinmez bir yolda bulurlar. Gerçek mutluluk nedir ve nerededir ve var mıdır??? Kim bilir... Akıp giden bir hikaye. Aşk, sevgi, acı, hüzün ve mücadele, vaz geçmeyiş... Hepsini hissedeceğiniz güzel bir roman. Keyifli okumalar.
Mutluluğun Öteki YüzüSere Prince Halverson · Arkadya Yayınları · 2013387 okunma