Şimdi ben yalnızım. İstanbul yalnız. Konyaaltı yalnız. Sevgi, yoksul. Öfke, aptal. Merhamet, kimsesiz. Şimdi hepimiz, elimizde bir ölü dünya, koşa koşa bütün iyilikleri unutmaya çalışıyoruz.”
Uyurken büsbütün belirginleşen, ince bir nehir gibi akan hüzün ama sen ille de ben güçlüyüm demek istersin - ben ağlamam - yenilmem - ne yaparlarsa yapsınlar bozulmam - bir kayalıksın sen - gelen senin omzuna yaslansın ağlasın sen ağlamazsın ağla be ağla mutsuzsun biliyorum - saklanma
Çünkü kurduğunuz bağlar kaçmak için değil, ulaşmak için oluyor. Gerçek sevginin ne olduğunu yavaş yavaş kavrıyor ve insanın sadece sevgi dolu bir ilişkide anlamı hissedebileceğini idrak etmeye başlıyorsunuz. Gördügü ve görüldüğü bir ilişki kuramayan bir insan gerçek anlamda yaşıyor sayılmaz ve o yüzden bir sandalyeden ya da masadan, hiçbir farki yoktur bana sorarsanız.