| Milad Salmani
Şehnâme’ye Göre Bârbed Hikâyesi
Şehnâme’de yer alan Bârbed hikâyesi öz olarak şöyledir:²⁶
Hüsrev Pervîz, padişahlığının yirmi sekizinci senesindedir. Şah’ın sarayından haberdar olan Bârbed’e, kendisini tanıyanların hepsi şöyle demektedir: “Padişah kendine hususi bir râmişger²⁷ seçmiş; eğer seni onunla karşılaştırırsa elbette seni seçer!” Bunu duyan Bârbed, hiçbir şeye ihtiyacı olmamasına rağmen hırsına yenik düşer. Dolayısıyla memleketinden çıkıp saraya gider ve oradaki râmişgerleri izler. Hüsrev Perviz’in yetenekli râmişgeri Serkeş²⁸, Bârbed’in saraya geldiğini duyunca incinir, onu çok kıskanır. Saray yöneticisine paralar verir ve ona, “Kapıda benden yaş ve sanat olarak daha üstün biri var! Onun Hüsrev’in huzuruna çıkmaması gerek! Çıkarsa biz gözden düşeriz,” der. Yönetici bunu duyunca sarayda zaten hiçbir görevi olmayan Bârbed’i kapıdan içeri almaz. Yüzüne kapılar kapanan Bârbed, ümitsizliğe kapılır. Berbatını yanına alıp Şah’ın bağına doğru gider. Bu bağ, Perviz’in her Nevruz gelip iki hafta kalıp eğlendiği bağdır. Şah’ın Merdûy isimli bir bahçıvanı vardır. Bârbed onu görünce sevinir ve “Ben ten, sen ise cansın! Senin için basit, benim için çok önemli bir dileğim var: Hükümdar bağa gelince onu gizlice seyretmeme izin verir misin?” der. Merdûy, hiç zorluk çıkarmadan bu talebi kabul eder.
Bunun üzerine Bârbed tepeden tırnağa yeşil giyinir. Berbatı da zaten yeşil renktedir. Bol yapraklı, büyük bir selvi ağacına tırmanıp içinde gizlenir. Şah bağa gelir ve şarap içip eğlenmeye başlar. Akşam olunca Bârbed, berbatıyla Dâdâferîd²⁹ destanını³⁰ çalar. Bu şarkıyı duyan meclisteki herkes dona kalır. Şah, sesin nereden geldiğini bulmaları için emir verirse de meclistekiler bunu tespit edemez. Tekrar eğlenceye başladıklarında bu sefer Peykâr-kerd³¹ adlı şarkıyı