‘Āşıḳ-ı dil-ḫasteye ser-māye-i ‘ömr-i ebed Cān virüp āġūşına bir āfet-i cān almadur
Sayfa 263 - TYEKB·Kitabı okuyor
68 kuşağını iyi tanıyor musunuz? MHP Lideri Bahçeli son öğrenci eylemlerini 68 dönemine benzetti. 68 kuşağı üzerine bugüne kadar pek çok kitap, makale yazıldı; belgeseller, diziler, filmler çekildi. Ama bir konunun üzerinde nedense pek durulmadı. Bu nedenle 68 kuşağı sanki hep eksik anlatılmış gibi geliyor bana. Mahir Çayan, Deniz Gezmiş, Sinan Cemgil, İbrahim Kaypakkaya ve nicelerini gerçekten tanıdığınızı mı düşünüyorsunuz? Gelin onların pek bilinmeyen yönlerini yazayım, kararı siz verin... ARKADAŞIM dert yandı: “Oğluma yatarken hikâye yerine bazı biyografiler anlatıyorum. Picasso, Maradona, Beethoven, Che, John Lennon, Marilyn Monroe gibi. Geçen hafta nereden duydu ise Fransız İhtilali’ni anlatmamı istedi? Anlattım. Ama anlatırken korktum! Aklıma Adnan Cemgil ve oğlu Sinan geldi. Korktum.” Adnan-Nazife Cemgil çifti öğretmendi. 1940’lar başında DTCF’deki üniversite mücadelesinin önde gelen aydınlarıydılar. Adnan Cemgil işsiz kaldı; hapis yattı, sürgüne yollandı. Oğulları Sinan Cemgil o zorlu yıllarda 1944’te doğdu. Sinan Cemgil meraklıydı; babasına-annesine hep sorular sordu. Onlar da oğullarının anlayacağı bir dille anlattılar. Nitelikli bir kültür ortamında yetişen Sinan çok başarılı öğrenci oldu. İngilizce, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca öğrendi. Arkadaşlarına Dante’den İtalyanca dizeler okurdu. Ünlü Amerikalı artist Clark Gable’nin taklidini yapıp herkesi güldürecek kadar espriliydi. ODTÜ Mimarlık’ta öğrenci iken devrimci mücadeleye katıldı. Teorik derinliğiyle öğrenci liderlerinden oldu. ODTÜ’de “Hoca” deme âdetini Sinan Cemgil başlattı. “Hoca” derlerdi arkadaşları bilgisinden ötürü. Köylüleri, toprak ağalarına karşı ayaklandırmak amacıyla gittiği Nurhak Dağları’nda Jandarma tarafından öldürüldü. Sırt çantasından 4 kitap, bir de kuru soğan çıktı. Yirmi yedi
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
m
Anladığım şu ki, sen M’ye epeyce tutkunmuşsun, o da sana.
Sayfa 266·Kitabı okudu
Aşk
M’ye
“ Oysa aşk, aklın ötesinde, üstündeydi. Martin asla aşkı küçük görmezdi. Aşka tapıyordu. Akıl vadisinin ötesindeki dağların zirveleriydi aşkın memleketi. Varoluşunun yüce bir hali, yaşamın zirvesiydi ve çok ender bulunurdu. “
Sayfa 222·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
alt så småborgerlig og vanlig ut hos familien lima. vanlige ting. en tynt befolka bokhylle. peis. duker på bordene. dårlige bilder på veggene. mange familiefoto. mange småting overalt, mye nips. alt så vanlig ut. hjemme hos oss var det for så vidt også vanlig nok, mamma var jo verken feminist eller politisk alternativ, men hos familien lima sto jeg og så på selve normaliteten. norge. og jeg elsket det, brått og uventa. jeg tok alt inn, og gjorde det til mitt.
Sayfa 63 - Forlaget Oktober, 5. opplag·Kitabı okudu
nå sto vi der og var glade i hverandre isteden. det er ikke så mye som skal til.
Sayfa 42 - Forlaget Oktober, 5. opplag·Kitabı okudu