Merve

Merve
@mylil_serenity
Özelden mesaj atmayın LÜTFEN!
matematik öğretmeni
39 okur puanı
Ekim 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Yalnızlığın büyülü çemberini kırmayacaksın. Yalnızsın ve kimseyi tanımıyorsun; kimseyi tanımıyorsun ve yalnızsın. Ötekilerin birbirlerine yapıştılarını, birbirlerine sokulduklarını, birbirlerini koruduklarını, birbirlerine sarıldıklarını görüyorsun. Oysa sen, ölü bakışlı, saydam bir hayaletten, külrengi bir cüzzamlıdan, çoktan toza dönüşmüş bi siluetten, kimsenin yaklaşmadığı tutulmuş bir yerden başka bir şey değilsin. Olasılık dışı karşılaşmaların umuduyla kendini zorluyorsun. Ama deri, bakır, ağaç senin için ışıldamaya başlamıyor ki, ışıklar yoğunluklarını senin için azaltmıyorlar ki, sesler senin için duyulmaz hale gelmiyorlar ki. Ağırlaşan dumana, Lester Young’a, Coltrane’e rağmen yalnızsın, barların tüy gibi yumuşak ve sessiz sıcaklığında, ayak seslerinin çınladığı boş sokaklarda, kapanmamış içkili kahvelerin yarı ayık suçortaklığında yalnızsın.
Sayfa 77 - Metis
Reklam

Merve

, bir kitap okudu
Puan vermedi·296 syf.··
2024 5. kitabı
Georgi Gospodinov
7.7/10 · 1.687 okunma
“Onun hafızasında yoksam, ben hiç var mıyım?”
Puan vermedi·296 syf.··
2024 5. kitabı
Gaustin denilen çılgın, esrarengiz bir doktor ve yazarımız, alzheimer hastalarının zihinlerini rahatlatmak, hafızalarını harekete geçirmek adına bir proje başlatırlar. 70li 80li yıllara ait, geçmişe ait birer oda hazırlamakla başladıkları bu proje bir süre sonra tüm dünyayı büyük bir distopyaya sürükleyecektir. “Geçmiş benim vatanım” diyor yazarımız. Geçmiş furyasına kapılan vatanlar da soruyor halkına, “Geçmişin neresinde olalım?” Referandumlar yapılıyor. İtalya 60’lara, Bulgaristan 70’lere, Batı Avrupa 80’lere döndürüyor takvimlerini. Gelecekten ümidi kesip geçmişe sığınanların hikayesi bu. Ama “bir şeyler değişmiş, bir şeyler aynı değil.” “Geçmişin son kullanma tarihi olur mu?” “Bu benim şehrim olmalıydı, geçmişim bu sokaklarda yuvarlanmalıydı, başını her köşeden çıkartıp bana laf atmalıydı. Ama biz sanki artık konuşmuyorduk.” Bundan önce “Hüznün Fiziği” ile tanıştığım yazarımızın bu kitabı da oldukça etkiledi beni. Yer yer düşündürdü, güldürdü çoğu zaman da duygulandırdı. Bir şeyler tanıdık geldi ve Hüznün Fiziği kitabını tekrar inceledim. Gerçekten de kitabın beş on sayfalık bir kısmında bu kitaptan izler vardı. Gaustin’den de. Bay G. Hakikaten, kimdi o…
Zaman SığınağıGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 01,687 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2024 4. kitabı
“Lanet Olsun Zaman Nehrine” ve “Benim Durumumdaki Erkekler” kitaplarının devamı niteliğinde , Arvid Jansen’in biraz daha yaşının ilerlediği ve biraz daha yalnızlaştığı bir kitap: “Ardından” Serinin üçüncü kitabını da okuyunca artık emin oldum; Arvid’in karmakarışık zihin dünyasını ve dış dünyaya olan kayıtsızlığını süslü kelimelerle anlatmaya gerek yok. O, depresyonda olan bir adam sadece. Ailesinin kaybıyla beraber kendini bir enkazın altında bulan, bunu asla atlatamayan, kabullenemeyen, içten içe kendini suçlayan, ruhu bir bataklığa batmış ve asla kendini oradan çıkaramayan bir adam. O kadar derin, o kadar ağır ki yaşadıkları, kimseye hatta kendine bile anlatmaya mecali yok. Bu yüzden dış dünyaya kayıtsızlaştıkça kayıtsızlaşıyor, yalnızlaştıkça yalnızlaşıyor. Eee… depresyondaki bir adamın bunaltıcı hayatını üç kitapta neden yazmış bu adam ve biz neden okuduk buraya kadar? Çünkü, acıları ve bunaltıları o kadar düz, sade ve dürüst şekilde aktarıyor ki bize, asla yormuyor ve baş karakterle özdeşleşmemizi kolaylaştırıyor. Ayrıca an, anı, rüya ve kabuslar da diğer kitaplarda olduğu gibi iç içe geçmiş halde. Bu da okumayı zevkli kılan unsurlardan. Sona doğru geçen İnce Memed detayı ise ruhuma dokunan detaylardan kesinlikle. Bence tekrar tekrar okunması gereken serilerden. Lanet Olsun Zaman Nehrine ile tanıdığım Arvid ile vedalaşmak benim için hayli zor olacak. “Ne olduğunu anlamak kolay değil. Bir doktora gitmeliyim. Belki de testim pozitif çıkar. Bu şehirde gözünü kırpmadan kanıma bir tohum bırakabilecek insanlar var; ben dediğim şeyin derinliklerine tiktak yaparak sığacak bir virüs; yıllar sonra bir gün, hiç beklemediğim bir anda saatli bomba gibi patlayacak; hayatımın şu anki gibi olmadığı bir gün, güneşin yüzüme vurduğu bir gün.” “ O kendi hayatına geri döndü, ben
Edebiyat
ArdındanPer Petterson · Metis Yayınları · 2022109 okunma