Müzdelife Kurt

Müzdelife Kurt
Toplumun varlığı gibi Shevek’in mesleği de temel, açıkça kabul edilmeyen bir kar anlaşmasının sürmesine bağlıydı. Karşılıklı bir yardım ve dayanışma ilişkisi değil, sömürüye dayalı bir ilişki, organik değil, mekanik bir ilişki. Temel işlevsizliklerden gerçek bir işlev doğabilir miydi?
Sayfa 106·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bu öğrenciler çok iyi eğitilmişlerdi. Zekaları keskindi, her şeye hazırdılar. Çalışmadıkları zamanlarda dinleniyorlardı. Bir dizi başka sorumluluk yüzünden köreltilmiyorlar, dikkatleri dağılmıyordu. Bir gün önce görev sıraları gelip çalıştıkları için yorulup sınıfta uyuklamıyorlardı. Toplumları onları istek, kafa karışıklığı ve endişeden tamamen uzak tutuyordu.
Sayfa 114·Kitabı okudu
kapitalizmin bütün işlemleri ona ilkel bir dinin ayinleri gibi anlamsız, barbarca, karmaşık ve gereksiz geliyordu. Tanrı’ya insan kurban etmekte hiç olmazsa yanlışlıktan doğan ve dehşet verici bir güzellik vardı; bütün insanların hareketlerinin hırs, tembellik ve kıskançlık tarafından yönetildiğini varsayan para ayinlerinde ise, dehşetli olan bile bayağılaşıyordu. Shevek bu aşağılık yapıya iğrenerek ve ilgisizce bakıyordu. Aslında bu yapının onu korkuttuğunu kabul etmiyor, edemiyordu.
Sayfa 116·Kitabı okudu
“Burada pis işleri kimin yaptığını bilmiyorum,” dedi. “Hiçbir zaman yapıldığını görmüyorum -garip değil mi? Kim yapar onları? Neden yaparlar? Daha fazla mı para alırlar?” “Bazen tehlikeli işler için daha fazla para alırlar. Yalnızca hizmetçilik işleri içinse, hayır. Daha az.” “Neden yaparlar o halde?” “Çünkü düşük ücret, hiç olmamasından iyidir,”
Sayfa 133·Kitabı okudu
Küçük topluluklarda pek eğlence yoktur, çok da çalışmak gerekir. Bu yüzden, eğer çoğunlukla mekanik bir dokuma tezgahında çalışıyorsan, her on günde bir dışarı çıkıp değişik bir grup insanla birlikte boru döşemek veya tarla çapalamak hoş gelir insana... Ayrıca meydan okuma da vardır işin içinde. Burada çalışmanın itici gücünün gelir, para gereksinimi yada kar arzusu olduğunu düşünüyorsunuz sizler; ama paranın olmadığı bir yerde gerçek dürtüler belki daha açık çıkar ortaya. İnsanlar bir şeyler yapmaktan hoşlanırlar. Yaptıkları işi iyi yapmak isterler. İnsanlar, tehlikeli, zor işleri üstlenirler, çünkü onları yapmaktan gurur duyarlar, daha zayıf olanlara... nasıl denir... hava atabilirler -biz buna bencilleşmek diyoruz. Hey bakın küçükler, ne kadar güçlü olduğumu görün! Anlıyor musunuz? İnsan iyi yaptığı şeyi yapmak ister... Ama gerçekte bu bir amaç ve araç sorunu. Ne de olsa iş, iş için yapılır. Yaşamın kalıcı zevklerinden biridir. Kişinin vicdanı bunu bilir. Ayrıca toplumsal vicdan, komşuların sizin hakkınızdaki düşünceleri de vardır. Anarres’te başka hiçbir ödül, başka hiçbir yasa yoktur. İnsanın kendi zevki ve dostlarının saygısı. Hepsi budur. Bu böyle olunca, anlayacağınız gibi, komşuların düşüncelerinin son derece büyük bir güç haline gelir.
Sayfa 133·Kitabı okudu