Belki onlarda biz insanoğlularının örnek alması gereken önemli bir özellik vardı: Hamaratlık, hareketlilik, canlılık... Bir an bile durmuyorlardı. Maişetlerini temin etmek, yuvalarına yiyecek götürmek için hummalı bir çalışma içindeydiler.
Ben, doğrusu, bu tip küçük çıkar hesapları için birbirleriyle göze göz dişe diş didişen küçük insanları iğrenç buluyorum ve mümkün olduğunca dışında durmaya çalışıyorum böyle kavgaların.
çünkü her ne kadar benim karşımda düpedüz yontulmamış birer odundan pek farkları yoksa da, sıradan birer öğrenci değiller. Tek dertleri babalarının onlara aldığı arabaların motor özellikleri olan, ağzı açık ayran budalası oğlanlardan, kendilerine cebi dolu aptal bir koca bulmak için takıp takıştırıp, sürüp sürüştürüp okula gelmekten başka şey bilmeyen boş kafalı yelloz kızlardan çok farklılar. Dördü de kendi fakültelerinden dereceyle mezun olmuş ve ileride üniversitede kalıp akademik kariyer yapmaya kararlı, öğrenmeye ve çalışmaya istekli, idealist gençler, yani nadir bulunan ve itinayla davranılması gereken hassas bir malzeme...
Yalnızca kimi sıradan bilgiler edinmeye değil, gerçek bir araştırmanın nasıl yapılacağını ve topladıkları bilgileri nasıl bir araya getirilerek anlamlı bir bütün oluşturulacağını öğrenmeye de gereksinimleri var.