Nuray

10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 13:57
Bütün hastanede sadece iki neşter bulunuyordu, tek bir termometre yoktu, banyolarda patates depoluyorlardı. İdare amiri, başhemşire ve sağlık memuru hastaları soyup soğana çeviriyorlardı. Andrey Yefimıç'ten önce gelen eski doktor hakkında da söylentiler yok değildi. Güya o da hastanenin ispirtosunu gizlice satıyor, hasta bakıcılar ve hastalar arasından gözüne kestirdiklerini haremine alıyordu. Bütün bu düzensizlikler kasabada çok iyi biliniyor, hatta abartılıyor, ancak yine de olup bitenler normal karşılanıyordu. Bazıları hastanede yalnızca orta sınıfla, köylülerin kaldığını, bunların da kendi evlerinde, hastanedekinden çok daha kötü koşullarda yaşadıkları için durumlarından şikayetçi olmayacaklarını söylüyordu. Dağ tavuğu ile beslenecek halleri yoktu ya! Bazıları da Zemstvo'nun(yerel yönetim organı) yardım olmadan zaten hiçbir kasabada iyi bir hastane inşa edilemeyeceğini, kötü de olsa bir hastaneleri olduğu için şükretmeleri gerektiğini söyleyerek diğerlerinin görüşüne destek çıkıyordu. __Sayfa 15__
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,1bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2025 90. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2025 22:00
Ganimetler arasında nefis diş macunlarını bulup iştah ile yiyen neferler var. Bu naneli ve lezzetli şeyden o kadar hoşlanıyorlar ki, gümüş paraya bile satmıyorlar. Bulmadığım zaman hiç yememek, bulduğumuz zaman sonuna kadar yemek bizim adetimizdir. İngilizler bir defa bundan istifade etmek istediler. Bir gün bizim kıtalardan biri düşman siperlerinin önüne gerilmiş tel örgülerinde konserve kutuları gördü. Herkes hiç kimseye söylemeyerek gecenin gelmesini bekledi. Sonra içlerinden biri karanlıkta gizlice siperden çıkıp sürüne sürüne tel örgüye gitti. Bilir misin, bu kutular içinde ne vardı? El bombaları... Kapak o suretle düzeltilmişti ki sert bir temasla bomba ateş alıyordu. İlk tecrübe o kadar pahalı geldi ve etrafa ibret verdi ki bütün askerler hakiki konservelere bile artık el dokundurmaz oldular. sayfa-168
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201114,7bin okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2024 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2024 21:58
MOLİERE, 1622 tarihinde Paris'te doğmuştur.Asıl adı Jean Baptiste Poquelin'dir. Sahne adı olarak Vigan şehri civarında bir KÖY olan Moliere ismini kullanmıştır. Döneminin komedi anlayışının yalnızca güldürmeyi amaç edinmesine rağmen o, güldürürken düşündüren bir komedinin çığırını açmıştır. Moliere'nin karakterleri, mizah dolu gerçek kişilerdir. Eserlerini, gülünç gelenekler ve toplumsal aksaklıklar üzerine oturtmuştur. Kibarlık budalalarını, hastalık hastalarını, cimrileri, züppe soyluları, bilgisiz ve şarlatan doktorları, bilgiç kadınları, iki yüzlüleri büyük bir başarıyla canlandırmıştır. 1662 yılında evlenmiş. Üç çocuğundan sadece bir oğlu yaşamıştır. HASTALIK HASTASI oyununun oynandığı sahnede fenalaşıp yere düşmüştür. Verem hastası olan yazar kanlı öksürük krizini atlattıktan sonra tüm ısrarlara rağmen rolünü tamamlamıştır. Oyundan birkaç saat sonra evinde yeniden fenalaşan yazar, bu ikinci krizi atlatamayarak 51 yaşında ölmüştür. *Sürükleyici güzel bir kitap.
CimriMolière · Oscar Yayınları · 201927,9bin okunma
6/10
·287 syf.··
2024 24. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2024 18:23
**Hakikat tek, hata sonsuz. **İnsan her yasağa karşı düşkündü. **Güzel, akla uygun olandır. **Harf devrimi, kütüphaneleri tuğla yığınına çevirir. İrfanımızı düne bağlayan köprüler uçurulmuştur. **Hiçbir ülkenin eşine rastlamadığı bir vandalizme inkılap adı verilir: Dil inkılabı. Bir ülke mazisinden kopamaz, kopmamalıdır. ***İnsan ruhu, iblisle Rabbin cenk alanı. ...... Üzerinde anlaştığımız hiçbir ilke yok, dil perişan, mefhumlar kaypak, kelimeler köksüz. Politikanın çığlıkları yanında şiirin ve düşüncenin sesi boğuk bir inilti. Sevginin, anlayışın dayanışmanın kaybolduğu karanlık devirlerde tenkit susar, hiciv konuşur. Sağ uykuda, sol şuursuz. Her iki cephenin tek ortak vasfı; Kadirşinaslık. İnsanla insanı birbirinden ayıran duvarları hicvin dinamiti yıkar ancak. Silahların konuştuğu yerde şarkı söylenmez. .... İki asırdır yeni düzen peşindeyiz .Ve tabii devamlı sarsıntı ve çalkantıların ortasında... ..... Din problemi, şer problemi, Avrupalılaşma problemi... Bizim de gevelediğimiz mefhumlar. Ama, kimsenin bu problemler üzerinde kafa yorduğu yok. Sağ, kovuğuna çekilmiş; münzevi, mazlum, muzdarip. Sol, eline tutuşturulan reçeteyi kekeliyor, manasını anlamadığı reçeteyi. Tek ortak duygu: düşmanlık. Diyalog yok. Tanzimattan beri hazır elbiseye meraklıyız, hazır elbiseye ve hazır medeniyete.
MağaradakilerCemil Meriç · İletişim Yayıncılık · 20033,671 okunma
9/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2024 17. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2024 15:58
Bu kitapta pek çok ad, pek çok insan, pek çok halk ve bunların kaderi var. Zaman, binlerce iplikle, insan hakkında bir hikaye dokunmuştur. Her ipliğin kendi rengi var. Dünya kültürü desenine, her halk kendi orijinal çizgisini katmıştır, bunlar da çok renkli bir kumaş meydana getirmiştir. Hikayemizi burada bitiriyoruz. Ama kumaşı tezgahta bırakıyoruz çünkü dokuması bitmemiştir. Doğa durmadan yaratıyor. İnsanın emeği de sonsuz. **Bütün kahramanlarımızın adlarını sayıp dökemezdik. Çünkü kültürü milyonlarca insan yaratmıştır ve yaratmaya devam ediyor.
İnsan Nasıl İnsan OlduM. İlin · Yeni Dünya Yayınları · 19791,063 okunma