Yazar:
Molière
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Cimri olmanın avantajları :d
Puan vermedi·144 syf.·
2023 79. kitabı
Selâm 1< okurları , Kitabın da isminden anlaşıldığı üzere cimri bir eser okudum .
Satırlar Arası Buluşma Kulübü - Edebiyat
CimriMolière · Oscar Yayınları · 201927,9bin okunma
10/10
·144 syf.··
2020 73. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2020 01:45
Aşırı cimri olan bir babanın çocuklarıyla olan ilişkisini anlatıyor kitabı resmen yaşadım çok akıcı dolu ve aşırı komik tek oturuşta bitirdim okuduğum en güzel kitap diyebilirim
CimriMolière · Oscar Yayınları · 201927,9bin okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2021 11:42
Molière’in Cimri’si adını çok duymuştum güzel olduğunu da düşünüyordum çünkü Türkiyede birçok kumpanyada çok defa oynanmış ve oynanmaya da devam eden bir tiyatro oyunu olduğunu biliyordum. Geçen zaman içinde seyircisinin izlemeye devam etmesi onu dünyada hatrı sayılır bir konuma getirmiş olacak ki Türkiyede bile çok izlenen oyunlar arasında. Temel olarak güldürü diyebileceğimiz oyunda kıssadan hisse, ne ekersen onu biçersin tarzında gönderme diyebileceğimiz bir taraf da var. Cem Yılmaz’ın da dediği “güldürürken düşündürmek” deyişi burada vücut buluyor. Kitabını okumadan önce ben Serkan Keskin’in de oyuncusu olduğu Semaver Kumpanya’nın videolarında görmüştüm ilk kez bu kitabı ve o zaman da “ bir ara okuyayım ya ben bunu” demiştim şimdi de tekrar o videoları izleyince “bir ara gidip izleyeyim ya ben bunu” diyorum. Her sanat eseri herkese hitap etmediği gibi bu eseri beğenmeyen arkadaşlarım da var Principessa della LunaPrincipessa della Luna bunlardan birisi. Evet onu hedef gösteriyorum çünkü kitap çok eğlenceli bayağı sesli sesli gülüyorsunuz okurken, hatta ben annemi çağırıp onunla birlikte -o da güldü- okudum. Şimdi ilk işim pandemi sonrasında Semaver Kumpanya’ya gidip bu oyunu Serkan Keskin’den izlemek olacak. İyi okumalar, iyi eğlenceler...
Edebiyat
CimriMolière · Oscar Yayınları · 201927,9bin okunma
10 Bin Altınlık Çekmecemi Getirin Bana
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2020 55. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2020 23:36
Cimri bir baba olan Harpagon'un, gerçekten abartının da abartısı bir cimriliği var. Her şeyden önce para önemli onun için. Öyleki insani değerler bile paranın, pulun, altının yanında hiç bir anlam ifade etmiyor. Kendi çocuklarının düşünceleri de dahil. Bu adamın repliklerini okudukça sinir krizi ya da gıcıklık sendromu belirtileri gösterebilirsiniz. Kim bilir belki de mutlu bir son olur ha? Okurken eğlendim denilebilir fakat sonuçta bir oyun, izlemek görmek lazım değil mi? Çok bilinen bir tiyatro eseridir Cimri. Benim bulunduğum şehirde bu tür şeyleri izlemek için imkan var mıdır bilmiyorum. Bir tane Kültür Merkezi var ama bildiğim kadarıyla Covid-19 virüsü yüzünden bir faaliyeti yapılmamakta. İzlemeyi çok isterdim bu oyunu oysa ki. Youtube dan birkaç tane video buldum ama pek beğenemedim. Trt arşivlerinde bir radyo tiyatrosu olarak var, en hoşuma giden o oldu. Dün onu dinlemeye başladım ve yarısına kadar geldim. Hakikaten dinlemek okumaktan daha iyi anlamamı sağladı. Herkese tavsiye ederim hem çabucak da bitiveriyor. Siz olayların sonunda ne olacağını düşünürken kitap bitmiş oluyor. Hadi iyi okumalar. Sağlıcakla kalın...
Edebiyat
CimriMolière · Oscar Yayınları · 201927,9bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2021 12. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2021 17:08
Nasıl güzel bir kitap hiç anlamadım resmen bir çırpıda bitti. Aşklar yaşananlar cimrilik olayların karışması ve sonunda mutluluğun kazanması :) Gerçekten de bir solukta okuduğum için çok memnun olduğum, okuduğuma asla pişman olmadığım harika bir tiyatral romandı.
CimriMolière · Oscar Yayınları · 201927,9bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2020 29. kitabı
Genel olarak güzel, sevdim kâh gülüyor kâh kızıyorsunuz. Tek hoşuma gitmeyen -sanırım takıntı oldu - yayınevinin logosu oldu. Sadelik şıklıktır da aynı zamanda çünkü logo cok basit duruyor, daha zarif bir logo kullanılabilir ...bence. Diyeceklerim bu kadar .. "...anlıyorum ki insanlara kendini sevdirmek için onların huylarını benimser görünmekten, görüşlerini paylaşmaktan, kusurlarım göklere çıkarip her yaptıklarını alkışlamaktan iyisi yok. Yaltaklanmak fazla ileri gitmekten hiç korkma; ikiyüzlülüğün ne kadar açık olursa olsun, is pohpohlamaya dayandı mı en kurnazlar bile, hemencecik kaniverirler. En küstahça, en gülünç şeyleri bile bir pohpohlama şekline koydun mu, kolayca yutturursun. Gerçi bu yaptığım iş biraz vicdana aykırı düşer ama, adamı elde etmek istedin mi suyuna gitmekten başka çare yok; madem ki insanlar ancak bu yoldan elde ediliyor, suç koltuklayanlarda değil, koltuklanmaya can atanlarda." "...hani aklıma esse Türk padişahıyla Venedik Cumhurbaşkanını bile baş göz ederim."( *Frosine* bizden bahsedilmiş paylaşmak istedim)
1000Kitap
CimriMolière · Oscar Yayınları · 201927,9bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2020 52. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2020 23:39
Adından da anlaşıldığı üzere cimri olan birinin beş perdelik oyununu okuyoruz bu eserde. :) Ama öyle böyle bir cimri değil. Gözü paradan başka hiçbir şeyi görmeyen Harpagon üzerinden Moliere, eserde o zamanın Paris burjuvasının para tutkusunu öne çıkarıyor. Parayı bütün insani değerlerin üstüne koyan, kendisine yabancılaşan insanları ve para üzerine biçimlenen toplumsal ilişkileri hicvediyor. Yani adaletmiş, dürüstlükmüş, onumuş hak getire. Adam iflah olmaz. Yeri geldi güldüm yeri geldi şaşırdım. ^^ Ama bir çırpıda bitiverdi. Yayinevinden dolayı galiba imla hataları vardı. İmla hataları baştan sona var demiyorum tabii ki ama yine de vardı. Öyle cimri babaya böyle oyun oynanır dedim. :) Beğendiğim ve sizlere de tavsiye ettiğim bir eser.
CimriMolière · Oscar Yayınları · 201927,9bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2020 22. kitabı
Çok keyifli bir okuma oldu benim için. Bir oyun olarak yazılmış bu kitapta hem gülüyorsunuz hem kızıyorsunuz hem de kıyamıyorsunuz. Baş karakterin sinir bozucu olması kitaba ayrı bir hava katmış. Anlatılan cimri insan, etrafındaki çoğu insanın hayatını etkilemiş aynı zamanda kendisi de çok etkilenmiş fakat cimriliğinden vazgeçmemiş. Okurken, ya nasıl gerçek olabilir bu anlatılanlar diyebilirsiniz. Ancak etrafımızı düşündüğümüzde gerçekten de olanaksız olmadığını anlıyoruz. Kitaptaki tesadüfler, okuru yormayan, kitabın akşını bozmayan hatta akışa katkı sağlayan cinsten. Ben çok sevdim :)
CimriMolière · Oscar Yayınları · 201927,9bin okunma
7/10
·144 syf.··
2020 226. kitabı
Tiyatro türünde olduğu için biraz ön yargı ile okumayı ertelediğim bir kitaptı ama nihayet okuyabildim. Harpagon isimli aşırı cimri bir adam; oğlu ve kızının artık evlenmesi gerektiğini düşünür. O kadar cimridir ki kızını isteyen adam çeyiz olmadan razı olduğu için, bu kişiyle evlendirmeyi mantıklı bulur. Ancak kızının başka bir sevdiği vardır. Aynı şekilde oğlu ile de çok zıt karakterlere sahiplerdir. Bu yüzden sürekli çatışmalar yaşarlar... Kitabın akıcılığına diyecek yok, gerçekten oldukça anlaşılır ve güzel bir dili var.
Edebiyat
CimriMolière · Oscar Yayınları · 201927,9bin okunma
7/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2020 37. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2020 07:07
Yer yer güldüğüm, yer yer kızdığım, şaşırdığım ama genel olarak keyif alarak okuduğum bir bebektin Bir günde okudum, kitap okuma alışkanlığı olmayanların özellikle okuması gereken bir kitap bence
CimriMolière · Oscar Yayınları · 201927,9bin okunma

Yazar Hakkında

MolièreYazar · 35 kitap
Molière, sarayın döşemelerini yapan bir mobilyacı olan Jean Poquelin ile bir zengin burjuva ailesinin kızı olan Marie Cresse'nin oğluydu. Moliere annesini 10 yaşındayken yitirdi ve babası ile bağlantıları hiç sıkı değildi. Annesinin ölümünden sonra babası ile Paris'de o zaman yukarı burjuva sınıfından kişilerin evlerinin bulunduğu Rue Saint-Honoré'de yaşadılar. İlk okul eğitimini Paris'te yaptı ve sonra Paris'in en iyi okullarından Cizvit'lerin idaresinde olan "Collège de Clermont"'da öğrenim gördü. 1641'de bu okuldan ayrıldı. Babası 1531'de bir imtiyaz satın almıştı ve Moliere babasının işini devam ettirmeye başladı ve bu arada hukukçu olmak için çalışmalara başladığı da bildirilir. Haziran 1643'te Moliere 23 yaşında iken birden babasının işini bırakmaya ve Paris'ten ayrılmaya karar verdi. Daha önce tanışmış olduğu tiyatrocu güzel aktrist Madelaine Bejart ile birleşip kendisi 630 livre sermaye katarak ile Bejart'la birlikte Illustre Théâtre adlı bir tiyatro topluluğu kurdu. Böylece bağlı oldugu sosyal sınıf ilişkilerini geride bıraktı. Sahne adı olarak Fransa'nin Midi bölgesinde Vigan şehri civarında bir köy olan Molière ismini kullanmaya başladı. Bundan hemen sonra bu topluğa Madelaine'nin erkek ve kız kardeşleri de katıldı. Moliere hem iyi aktörlük gücü hem de eğitimi dolayısıyla bu gezici tiyatro trupunun idarecisi oldu. 1645'te bu gezici tiyatro trupu, çoğu pansiyon masrafları olmak üzere, 2000 livre borçlanmıştı. Moliere bu borçlar dolayısıyla hapse atıldı ama ya babası ya da topluluk mensupları borcu ödeyerek 24 saat sonra hapisten kurtarıldı. Bundan sonra Moliere ve Madelaine Bejart 12 yıl sürecek bir gezici tiyatro hayatına başladılar. Önceleri "Charle Dufresne"'nin trupuna katıldılar ve sonra kendi truplarını kurdular. Bu topluluk biraz başarı kazanarak Orleans Dükü I. Filip'in koruması ve desteği altında çalışmaya başladı. Bu gezginci tiyatroculuk döneminden Moliere'in ancak iki eseri elimize geçmiştir: "L'Étourdi" ve "Le Docteur amoureux". Bu eserlerde Moliere'in gezginci tiyatroların alışılagelen İtalyan asıllı ve yarı tuluat şeklindeki Comedia del Arte konu ve stilinden ayrılıp kendine has bir oyun uslubu geliştirmeye başladığı gorülmektedir. Bu arada Moliere Languedoc Eyaleti valisi Conti Dükü ile iyi arkadaş olmuş ve onun mali desteğini almıştır. Fakat bu kişi bir zuhrevi hastalığa tutulunca dinsel baskılar dolayısıyla tiyatroculara mali desteğini kesmiş ve şahsi ilişkilerden bile uzaklaşmıştır. 1650 - 1953'te tiyatroyla Lyon'da kaldı ve Lyons'da iken Moliere'in trubuna Markiz sahne adlı Mademoiselle Duparc katıldı. Bu aktrist tanınmış oyun yazarları olan Pierre Corneille, sonra da Jean Racine ile ilişki kurdu ve hatta bir müddet Racine'in metresliğini yaptı. Racine hazırladığı ilk eserini Moliere'in sahnelemesini istemiştir ama Moliere bunu kabul etmemiştir. Paris'te "Rue de Richelieu" ve "Rue Molière" kavşağındaki Moliere anıtı 1658'de Moliere ve trupu en sonunda Paris'e geldiler. Kral XIV. Louis'nin kardeşinin koruması altında, 1658'de eski Louvre'da Kral'a Corneille'in "Nicomedes" adlı trajedisini ve "Le Docteur amoureux (Aşık doktor)" adlı fars oyunun oynadılar. Moliere'in trupu Kral'ın kardeşi Orleans Dükü I. Filip'in mali desteğini kazanarak "Mösyö'nun Trupu" olarak anılmaya başladılar. Yine Orleans Dükü desteği ile bu trup ve Fiorelli'nin (Scaramouche) rolünü benimsediği İtalyan Commedia dell'Arte trubu birleşip Paris'te tanınan yeni bir tiyatro topluluğu oluşturdular. Bu topluluk Louvre Sarayı yakınlarındaki "Petit Bourbon Tiyatrosu"'nda merkezlendi. Bu toplulukla 18 Kasım 1659da "Les Précieuses ridicules (Gülünç Kibarlar)" eserini sahnediler. Bu oyunla Moliere çok dikkat çekti ise de Paris'in tiyatro seyircileri bu oyundan özellikle hoşlanmadılar. Bu sefer Moliere toplulukta arkadaşı olan ve Scaramouche karekteri ile ün yapan Italyan Tiberio Fiorelli'den Commedia dell'Arte hakkında epey ders alıp bunları uygulamaya koyuldu. 1660'da temsile koyduğu "Sganarelle, ou Le Cocu imaginaire (Hayalde Aldatılmış Koca)" adlı oyunu cok tutuldu. Bu trup 1660'da Kral huzurunda birkaç kez oyunlar oynadı. 1661'de Kardinal Richelieu'nün bir tiyatro binası olarak yaptırdığı yeni "Theatre du Palais-Royal"de topluluğuyla oyunlar sahnelemeye başladı. Moliere'in bundan sonra bütün "Paris" oyunları burada sahnelendi. 1662'de trupunun kurucularından olan arkadaşı Madeleine Bejart'ın Comte de Modene'den olan kızı Armande Bejart'la evlendi. Üç çocukları oldu; ama bunlardan yalnızca tek biri yaşadı. Kral tarafından 1.000 livre yıllık maaş bağlandı. 1664'te Kral, Moliere'in oğlunun vaftiz babası oldu. Aynı yıl Kral'ın bağladığı yıllık maaş 7.000 livreye çıkartıldı. Bu dönemde Moliere drama kuramcısı Boileau, La Fontaine ve Racine ile dostluk kurdu. "Kadınlar Okulu" ve "Tartuffe" oyunları yüzünden Cizvit Jansenitlerle arası bozuldu ve onların ve diğer koyu dindarların öfkesi üzerine çekildi. Sağlığı bozuldu. Başrolünü oynadığı "Le malade imaginaire (Hastalık Hastası)" oyununun oynandığı 17 Şubat 1673'teki oyunun dördüncü sahnesinde, Molière sahnede fenalaşıp yere düştü. Verem hastası olan yazar kanlı öksürük krizini atlattıktan sonra, tüm ısrarlara rağmen rolünü tamamladı. Oyundan birkaç saat sonra evinde yeniden fenalaşan yazar, bu ikinci krizi atlatamayarak vefat etti. Zamanının Katolik kilisesi aktörlerden ve tiyatrodan hoşlanmamaktaydı ve kilisenin israrıyla çıkartılan devlet kanunlarına göre de aktörlerin kilise töreni ile kiliselerin takdis ettiği mezarlıklara gömülmeleri yasaktı. Moliere ölmekte iken Katolikler için geleneksel olan bir rahip tarafından son nefeste takdis edilmesi imkânı olmamıştı ve Katolik kilisesi ona dinsel cenaze töreni yapmaktan ve mezarlıkta bir kabir temin etmekten kaçındı. Fakat Moliere'in karısı Armand Krala'a başvurarak eğer kocasının cenazesi töreninin tamamiyle geleneklere uzak olarak geceleyin yapılması ve normal bir kilise cenaze törenine benzemesi için ondan özel izin aldı. Moliere'in ceseti takdis edilmiş bir kilise mezarlığının duvarla ayrılmış bir köşesinde bulunan ve vaftiz edilmeden, yani Katolik mezhebine kabul edilmeden, ölen bebeklerin mezarlığına gömüldü. 1792'de Fransız Devrimi idaresi sırasında Moliere'in ceseti bu mezarlıktan çıkartılarak o zaman kurulan "Fransız Anıtlar Müzesi"ne geçirildi; 1816'de ise Paris'te tanınmış kişiler için bir mezarlık olan Pere Laschaisee şair Lafontain mezarı yakınında bulunan bir mezara konuldu. Molière'in bilinen ilk yapıtları, Paris dışında gezgin tiyatroculuk yapmakta iken 1655'te Lyon'da sahnelenen "L'Etourdi ou contretemps" (Türkçe olarak ilk sahnelenme adı "Savruk", 1876; Dünya Edebiyatından Tercümeler serisinde yayımlanma adı "Şaşkın yahut Beklenmedik Engeller", 1944) ve "Le Docteur amoureux (Aşık Doktor)" idi. Bu eserlerle Moliere bu dönemde gezginci tiyatroların uydukları İtalyan ve yarı tuluat şeklindeki Comedia del Arte tiyatro konu ve stilinden ayrılıp kendine has bir oyun uslubu geliştirmeye başlamıştır. Moliere, 1656'da ilk önemli komedisi sayılan ve Paris'te sahnelenen ilk oyunu olan "Les Precieuses Ridicules"'ü (ilk Türkçe sahnelenme adı "Dudukuşları", 1876; yayımlama adı Gülünç Kibarlar , 1943) yazdı. Sosyetenin kibar davranışlarına özenen iki taşralı genç kızı konu alan bu oyun, Moliere'in bütün yapıtlarında öne çıkan bir temanın ilk işlenişiydi. Moliere burada, toplumsal kuralların gerektirdiği yüzeysel kibarlıkla altta yatan içgüdüsel davranış arasındaki uyumsuzluğun yarattığı gülünçlüğü ele alıyordu. Bu oyunla Moliere çok dikkat çekti ise de Paris'in tiyatro seyircileri bu oyundan özellikle hoşlanmadılar ve çok tenkide uğradı. Bu sefer Moliere toplulukta arkadaşı olan ve "Scaramouche" karekteri ile ün yapan İtalyan aktör Tiberio Fiorell'den Commedia dell'arte hakkında epey ders alıp bunları uygulamaya koyuldu. 1660'da temsile koyduğu "Sganarelle, ou Le Cocu imaginaire (Hayalde Aldatılmış Koca)" adlı oyunu çok tutuldu. Bu eserin aile içi ilişkiler teması Moliere'in insan ilişkilerinin yapmacıklığa dayandığı hakkındaki pesimist dünya görüşünü dramatik olarak ifade etmektedir. Moliere'in topluluğu 1661'de, Kardinal Richelieu'nün bir tiyatro binası olarak yaptırdığı Palais Royal'deki (Kraliyet Sarayı) bir salona taşındı. Moliere'in bütün "Paris" oyunları burada sahnelendi. 1662'de sahneye konan ünlü oyunu "L'Ecole des femmes" (Türkçe'de ilk sahnelenme adı "Kadınlar Mektebi, 1876; yayımlanma adı Kadınlar Mektebi", 1941) daha ilk gecesinde skandal yarattı. Seyirciler ve yetkililer, artık hiçbir değere saygısı kalmamış bir komedyenle karşı karşıya olduklarını düşünüyorlardı. Oyun, kadınlardan çekinen ve bu yüzden de saf, gözü açılmamış bir genç kızla evlenerek onu kendi ilkeleri doğrultusunda yönetmek isteyen bir erkeği konu alıyordu. Oyunun sonunda adam genç eşine aşık oluyor, ama aşkı dile getirmesini ve kadınlara bir sevgili gibi yaklaşmasını bilmediği için gülünç durumlara düşüyordu. Moliere oyuna gelen eleştirilere 1663'te La Critique de L'Ecole des femmes ("Kadınlar Mektebinin Tenkidi, 1944) ve L'Impromptu de Versailles (Versailles Tulûatı, 1944) adlı tek perdelik oyunlarıyla karşılık verdi. Bunlardan ilkinde komedi anlayışını yansıtıyor, ikincisinde ise oyuncuların dinlenme odasını ve prova sırasında sahne arkasındaki konuşmaları çok gerçekçi bir bakışla anlatıyordu.