Birlikte Yaşam ?
Puan vermedi·472 syf.··
2026 21. kitabı
Ilan Pappe kendisini tanımladığı şekilde aktarırsak İsrail Devleti kurulduktan sonra o topraklarda doğan ve siyonist Yahudi fikrine muhalif olan bir tarihçi, akademisyendir. Ilan Pappe aslında bu kitabını biraz inandığı bir teoremi desteklemek için yazmış olduğunu görüyoruz. Gerçi haksızlık etmek istemem; belki de elde ettiği bulgular sonucunda teoreminin tek çıkış yolu olduğunu da düşünüyor olabilir. Bu nedir aslında sol bir dünya görüşü etrafında bu topraklar üzerinde Filistin ve Yahudi halkları barışçıl bir şekilde yaşabilirler. Buna engel olan şeyler Filistin tarafındaki radikal paramiliter gruplar, İsrail tarafında da siyonizmdir. Gerçi cımbızla tek bir şey çekip konuşmak doğru olmaz; ama Ilan Pappe İsrail için "birlikte yaşanması mümkün olmayan" tanımlaması da yapmaktadır. Modern Filistin tarihi incelemesine 17.-18. yy'daki bazı verileri kullanarak başlıyor Ilan Pappe. Bu dönemde yerli halk arasında Müslümanlar, Hristiyanlar, Arap Yahudiler, Dürzüler ve diğer etnik gruplar mevcutlar. Aralarında Arapça konuşuyorlar. Osmanlı Devleti'nin yönetiminde çok merkezi bir idarecilik olmazsa da işler aşiretler üzerinden ilerlemektedir. Mahalli hukuk mevcuttur yani. 20 yy'a gelindiğinde başta Avrupa'da olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerinde Yahudiler'e, Hrıstiyan zulmü mevcuttur. Birinci dünya savaşının sonrasında 50.000 kadar Siyonist Filistin'e yerleşiyor ve mülkiyet arayışına giriyorlar. Bu mülkiyet arayışına karşı aslında en çok mücadeleyi veren grup; öncesinde Filistin topraklarında bulunan Arap Yahudilerdir. Çünkü Siyonistler, Siyonist olmayan Yahudilere de zulmederler. Cemal el-Hüseyni (1912) yılında fiili olarak Osmanlı Devleti'nin Filistin üzerindeki hakimiyetini ortadan kaldırıyor ve bir şekilde Filistin'in İngiliz mandasına hazırlanmasına neden oluyor bu
Modern Filistin TarihiIlan Pappé · Phoenix Yayınevi · 200728 okunma
9/10
·104 syf.·
Beğendi
·
2026 18. kitabı
İki farklı zamanın karanlık yankısı, İsrail ile Filistin’in kesişen kaderleri… Şiddet ve savaşın gölgesinde yazılmış iki kadın hikayesi: Biri toprağa gömülen bir kurban, diğeri de geçmişin sessiz taşıyıcısı. Adania Shibli’nin 'Küçük Bir Ayrıntı' romanı, tam da bunu anlatıyor. Ne yazık ki kadın bedeni yine zulme, acıya ve ebedi sessizliğe dönüşüyor. Kitap iki bölümden oluşur. İlk sahnede tarihler 1949’un yazını gösteriyor. Filistinlilerin Nakba felaketiyle yas tuttuğu, İsraillilerin ise Bağımsızlık Savaşı’nı kutladığı yıllara… Bu atmosferde Negev Çölü’ndeki askeri kampa gidiyoruz. Komutanın gözünden sınır devriyeleri ve gündelik hayatın durağanlığı aktarılırken, bir bedevi kızın esir alınmasıyla olaylar farklılaşır. O andan itibaren şiddet ve tecavüze uğrayan genç Filistinli kızın travması öldürülmesiyle son bulurken; savaşın insani duyguları nasıl yok ettiğini de görüyoruz. Shibli, bu korkunç ayrıntıları soğukkanlı ve düz bir üslupla aktarsa da bazı bölümleri okumak kolay değildi. İkinci bölüm çeyrek yüzyıl sonrasına uzanır. Bu kez Ramallah’ta yaşayan genç bir Filistinli kadının gözünden olaylar şekillenir. Bir gazetede, askerlerin tecavüz edip öldürdüğü bir kızın hikayesini okur. Olayın dikkatini çekmesinin sebebi, kendi doğum tarihiyle kesişmesiydi. Bu küçük ayrıntının peşine düşer; geçmişin izini sürmek, gerçeği ortaya çıkarmak onun kişisel misyonuna dönüşür. Takıntılı bir arayış içinde kimlik sorunlarıyla, korkularla ve savaşın gündelik hayata bıraktığı izlerle yüzleşir. Yolculuğu ise sonunda geçmişe uzanan ortak bir kaderi işaret eder. Burada anlatım daha kişisel, yoğun ve oldukça etkileyiciydi. Kısacası Filistinli yazar, savaşın yıkıcı etkisini ve ülkesinin tarihsel travmasını, kadınların hikayeleriyle birlikte daha vurucu hale getiriyor. Bu metin bana
Küçük Bir Ayrıntı Adania Shibli · Can Yayınları · 2021833 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·104 syf.·
2026 115. kitabı
Filistin edebiyatımı oluşturuyor ama edebiyatım Filistin ile ilgili değil. Adania Shibli İki bölümle karsılıyor okuru kıtabımız #k:303875K ilkinde kitaba konu olan olay bir siyonistin gözünden anlatılıyor, işgal planlarını adım adım uygularken insanlık onurunu hiçe saydıklarını görmüş oluyoruz. Kitabın ikinci bölümünde bu olayı çeyrek asır sonra bir makale ile öğrenen birinin olayın peşine düşmesi anlatılıyor.. Güncel bır konu olsada kuru ağır bır dılle yürümeyen bır anlatımı var kıtabın 1949 yazında, Filistinlilerin 700 bin kişinin sürülmesine sebep olan Nakba felaketinin yasını tuttuğu, İsraillilerin ise Bağımsızlık Savaşı’nı kutladığı bir dönemdeyiz. Bir grup bedeviyi Negev Çölü’nde katleden İsrail askerleri, aralarında yer alan bir kızı büyük bir trajediye maruz bırakıyor, çok geçmeden de canını alıyorlar. Yıllar yıllar sonra, kimilerine göre tarihteki küçük bir ayrıntı olan bu olayın peşine Ramallah’tan genç bir kadın düşüyor ve hissettikleri sayfalara dökülmeye başlıyor. Bundan sonrasını okurlara bırakıyorum Küçük Bir Ayrıntı 
Roman-Edebiyat
Küçük Bir Ayrıntı Adania Shibli · Can Yayınları · 2021833 okunma
8/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2025 51. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2025 09:23
Filistinli iki kadının 25 yıl arayla aynı noktada kaderlerini birleştiren bir hikaye etkileyici ve sarsıcıydı .Filistin'de tarihler boyu hep aynı acılar yaşandı ,yaşanıyor.Kitap iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde 1949 da Nakba'da İsrailli askerler tarafından esir alınan ve istismara uğrayan bir kadını ve olayın yaşandığı askeri kampı anlatıyor. İkinci bölümde 25 yıl sonra okuduğu makaledeki bir ayrıntının peşine düşen bir tarihçinin yine bir kadının hikayesi anlatılıyor ve onları birleştiren noktada kitap bitiyor.Sarsıcıydı. "Zafer tankların değil,insanın olacak "diyor kitap da ...
Küçük Bir Ayrıntı Adania Shibli · Can Yayınları · 2021833 okunma
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2025 248. kitabı
Diken ve Karanfil: Yahya Sinvar'ın Zindan Kaleminden Filistin'in Acı Döngüsü Filistin direnişinin sembol isimlerinden Yahya Sinvar, sadece bir militan ya da lider olarak değil, aynı zamanda bir yazar olarak da hafızalara kazınmış bir figür. 1962'de Gazze'deki Han Yunus mülteci kampında doğan Sinvar, Nakba'nın (Felaket) gölgesinde büyüyen neslin en çarpıcı temsilcilerinden biri. Arap Dili ve Edebiyatı eğitimi almış, gençliğinde defalarca gözaltına alınmış ve 1988'de İsrail mahkemelerince 486 yıl hapis cezasına çarptırılmış. 23 yıllık esaretinin ardından 2011'de Gilad Şalit takasında serbest kalan Sinvar, Hamas'ın Gazze kanadını yöneterek 7 Ekim 2023'teki "Aksa Tufanı" operasyonunun mimarlarından biri olarak tarihe geçti. Ancak onun kalemi, silahtan önceydi: 2004'te Bi'rü's-Seb'e Zindanı'nda gizlice yazdığı Diken ve Karanfil (orijinal adıyla eş-Şevk ve’l Qaranful), Filistin'in bilinmeyen hikâyesini roman formunda aktaran tek eseri. Nisan 2024'te Ekin Yayınları'ndan Vahdettin İnce çevirisiyle Türkçeye kazandırılan 480 sayfalık bu kitap, karton kapak ve kitap kağıdıyla mütevazı bir biçimde raflara sızıyor; fiyatı 450 TL civarında, ama değeri, bir direniş manifestosunun ağırlığıyla ölçülemez.Sinvar'ın önsözünde vurguladığı gibi, Diken ve Karanfil, "temelde gerçeklere dayanıyor" olsa da salt bir otobiyografi değil; her Filistinlinin paylaştığı kolektif bir travmanın kurgusal yansıması. "Anlattıklarımın hepsini ya bizzat yaşadım ya da onlarca yıldır sevgili Filistin topraklarında bunları bire bir yaşayanların ağzından dinledim," diyor yazar, zindanın karanlığından sızan bu satırlarla. Kitap, 1967 Altı Gün Savaşı'nın yıkıcı yenilgisinden Aksâ İntifadası'nın alevlendiği 2000'lere uzanan bir zaman dilimini kapsıyor. Anlatıcı Ahmed –Sinvar'ın apolitik çocukluk alter egosu–
Duygu ve Düşünce
Diken ve KaranfilYahya Sinvar · Ekin Yayınları · 20241,042 okunma
10/10
·
Beğendi
İlahi Mesajlar Toprağı Filistin: Roger Garaudy'nin Cesur Çığlığı Roger Garaudy, 20. yüzyılın en tartışmalı entelektüellerinden biri olarak, komünizmden Katolikliğe, oradan da İslam'a uzanan bir düşünce yolculuğunda, her zaman sistemin yalanlarını deşifre etmeyi görev bilmiş bir isim. 1913'te doğup 2012'de hayata veda eden bu Fransız filozof, Holokost inkârcılığıyla suçlanarak hapis yatmış, ama asıl suçu, Batı'nın kutsal ineği Zionizmi sorgulamakmış. İlahi Mesajlar Toprağı Filistin (orijinal adıyla Palestine: Terre des messages divins, 1986), onun bu sorgulamanın zirvesi: Filistin'i sadece bir coğrafya değil, ilahi bir mesajlar diyarı olarak konumlandıran, ama aynı zamanda Siyonist projenin kanlı temellerini didik didik eden bir başyapıt. Bu kitap, Avrupa'da yasaklanacak kadar "tehlikeli" bulunmuş; çünkü Garaudy, delillerle dolu sayfalarında, Siyonist Yahudilerin Filistin'i gasp etme sürecini bir soykırım mimarisi olarak ifşa ediyor. Okuyunca anlıyorsunuz: Yasak, hakikatin korkusundan doğar.Kitap, Filistin'in binlerce yıllık tarihine bir girişle başlıyor – İbranilerden Hıristiyanlara, Müslümanlara uzanan o kadim uyumun hikâyesi. Garaudy, Eski Ahit'in mitlerini arkeolojik ve tarihi gerçeklerle yüzleştirerek, Siyonistlerin "vaat edilmiş toprak" masalını paramparça ediyor. Filistin, diyor, Yahudilerin tekelinde bir "kutsal emanet" değil; aksine, üç semavi dinin kesişim noktası, bir barış ve hoşgörü toprağı. Ama 19. yüzyıl sonlarında Theodor Herzl'in önderliğindeki Siyonist hareket, bu toprağı sömürgeci bir haydutlukla ele geçirme planını devreye sokuyor. Garaudy, Balfour Deklarasyonu'nu (1917) bir İngiliz entrikası olarak resmediyor: Batı emperyalizminin Arap dünyasını parçalama aracı, Yahudi milliyetçiliğini palazlandıran bir ihanet belgesi. Deliller? Dönemin
Duygu ve Düşünce
İlahi Mesajlar Toprağı FilistinRoger Garaudy · Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları · 2011167 okunma