Banliyö hastalığı....boş geçen bir hayata dair en belirgin imge,haftaici hergun aynı saatte uyanıp kent merkezindeki iş yerine gitmek için hergun aynı saatte hareket eden trene binen ofiste hergun aynı işleri yapan aynı yerde öğle yemeği yiyip garsona hergun aynı bahşişi bırakan her akşam eve aynı trenle dönen iki üç çocuğu olan küçük bahçesiyle ilgilenen hoşlanmadığı halde her yaz deniz kıyısında iki haftalık tatil yapan her Noel ve paskalya günü kiliseye giden ve altmış beş yaşında emekli olduktan kısa bir süre sonra bastırılmış öfke nedeniyle kalp krizi geçirerek ölen Banliyö insanıdır....içten içe hep sıkıntıdan öldüğüne dair şüphelerim olmuştur...