Maalesef kitap başlarda bana güzel gelirken ortalarından başlayarak beni sıktı resmen.Her hikayede cinselliğe deginilmis bolca.Biran önce bitirmek için uğraştım
İlk kez bir kitabı yarım bırakmak istedim.burda çünkü değineceğim etik dışı konular var bunlar reşit olmayan bir kızın öğretmeniyle ilişkiye girmesi,öğretmen 33 yasinda ve öğretmeni ona "neden ilk seferin olduğunu söylemedin noldu diye soruyor.
Böyle birseyin yazılması bence doğru değil.Bu reşit olmayan bir kızı kolaylıkla etkileyebilecek bir dilde yazılmış.Cinselligin ne kadar büyüleyici,esrarengiz olduğundan bahsedilmiş.
Daha saçması hocasının sanki 16-17 yaşındaki bir çocuğun nasıl bakır olmadığını düşünmesi "neden ilk defa olduğunu söylemedin diye soruyor.Cidden insan yazarken çıldırıyor.Kızi yaşında biri ile yattıktan sonra böyle konuşması Bunun yazılmasına izin vermek denetsizligin en belirgin örneğidir.
Daha sonrasında nilsuyun babasına aşık olması rüyasında babasıyla ensest yapması ve babasını yeni sevgilisinden deliler gibi kiskanmasiyla devam ediyor.
Annelik gibi kutsal bir terimin asagilanmasi ve evi çocuğununu terketme in iyi anneliğin kötü olması ovuluyor.Ha bide intihar normal biseymis gibi anlatıyor.
Tabiat dortlemesinin üçüncü kitabı olan bu kitapta Türk-Altay mitolojisine,Kadim kam geleneklerine,Anadolu Selçuklu tarihine,Gılgamış Destanı'na dair göndermeleri ile birlikte Kayseri'nin isminin kökeni ve kuruluşuna dair bilgiler,iklim ve dünyayı korumak için mücadele eden bir gazetecinin hikayesi çerçevesinde işleniyor.
Yunan filozofu Sokrates,evrenin merkezinin Güneş olduğunu savunan Galileri, şiirleri ile Türkçe'nin zenginleşmesinde rol oynayan Pir Sultan Abdal,müzik ve su ile hastalıkların tedavi edilmesini öne süren Anadolu'nun ilk tıp okulunun kurucusu Selçuklu prensesi Gevher Nesibe gibi tarihi kişiliklere değinen,yenilebilir ve sürdürülebilir enerjinin doğa ve insan için önemini vurgulayan bu kitap,verdiği bilgiler ile keyifli bir okuma süreci vaat ediyor.
Tabiat dortlemesinin ikinci kitabı olan Toprak adlı kitaptada gene gazeteci Defne Kaman'in kaybolusu anlatılıyor.Ama bu sefer İstanbul'da değil Hititlerin başkenti Çorumda kayboluyor.
Yazar bu romanında bütün canlı varlıkları eşit değerde kabul ederek doğayı ve yaşamı kutsayan kadim Türk geleneği Kamalik(Şamanlık)hakkında bilgiler verirken, okurları hem eko-feminist bir okumaya,hemde 1000 yıl önce Uygur harfleriyle ön -Türkçe yazılmış olduğu düşünülen Kutadgu Bilig(Mutluluk Şifresi) şifresi ile zihin oyunlarına davet ediyor.