Psikolojisi ağır bir eser.
10/10
·%26 (156/592 syf.)··
Beğendi
·
24 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 19:34
Fransa’nın küçük bir kasabasında bir kerestecinin oğlu olarak doğan Julien Sorel. Kardeşleri gibi güçlü-kuvvetli olmadığı için babasının işine hiçbir zaman yaramadı ve bu sebeple hep hor görüldü. Ama köy papazı Abbé Chélan onda başka bir şeyin, zekânın parıltısını fark etmişti; ona Yeni Ahit’i öğrenmesine ve tamamını Latince olarak ezberlemesine yardımcı olmuştu. Bu o dönemde onun yaşındaki birisi için fazlaca göz alıcı bir meziyetti. Ama bu zekânın idolize ettiği başka bir şey vardı: Napoléon Bonaparte Kasabanın belediye başkanının çocukları için öğretmen olarak tutuldu -bundan daha iyisi mi vardı- Zamanla kendisi de belediye başkanın zarif karısı Madam de Rênal’e gönlünü kaptırdı, o da ona karşı boş değildi; başta takınılan anaç düşünceler bambaşka bir evreye evrildi… Çok sevilen papaz aracılığıyla Besançon’daki papaz okuluna gönderildi ve ücretsiz okunmasında karar kılındı. Burada kendisini geliştirdi ama bir yandan yüreğindeki ateşli askerlik sevdası, Napoléon sevdası da varlığını devam ettirdi. Din adamlığı mı askerlik mi?.. Diğer arkadaşları tarafından ve hocaların birçoğu tarafından hiç sevilmedi… Okul müdürü Rahip Pirard tarafından Paris kibar çevresindeki asillerden Marki de La Mole’e takdim edildi ve ona katip olarak sunuldu. Julien bir Fransız köylüsüydü, Paris kibar çevresine uyum sağlayabilecek miydi? Daha öncesinde Rênallerin burjuvazi hayatına girmişti ama bu bambaşka bir şeydi… Marki de La Mole, Julien’in zekâsına, ezber gücüne hayran kalmıştı… Gel zaman git zaman Julien burda da boş duramadı, Madam de Rênal’i unutmuş muydu yoksa? Marki’nin inatçı, zıt kişiliği ve güzelliğiyle ünlü kızı Matmazel Mathilde de La Mole ile garip bir ilişkileri peyda oluverdi… Bir yandan yükselme sevdası, bir yandan garip duygular ekseninde kerestecinin oğlu Julien
Psikoloji
Kırmızı ve SiyahStendhal · İletişim Yayınları · 201812,6bin okunma
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Hayvan Çiftliği, ilk bakışta hayvanların başrolde olduğu basit bir hikâye gibi görünse de okudukça çok daha derin anlamlar taşıdığını fark ettiğim bir kitap oldu. Kitabı bitirdiğimde, aslında anlatılanların sadece bir çiftlik hikâyesi olmadığını ve insan toplumuna dair güçlü eleştiriler içerdiğini düşündüm. Romanın en sevdiğim yanı, vermek istediği mesajları çok akıcı ve anlaşılır bir şekilde anlatmasıydı. Hayvanların özgürlük ve eşitlik hayaliyle başladıkları mücadeleyi okumak başta umut vericiydi. Ancak zamanla bazı karakterlerin gücü ele geçirdikten sonra diğerlerinden farklı davranmaya başlaması, hikâyeyi oldukça etkileyici bir noktaya taşıdı. Özellikle Napoleon karakteri beni en çok düşündüren karakterlerden biri oldu. Gücün insanları nasıl değiştirebildiğini ve zamanla adaletin yerini çıkarların alabileceğini görmek oldukça çarpıcıydı. Kitap boyunca bazı olayların günümüzde bile farklı şekillerde karşımıza çıkabileceğini düşündüm. George Orwell'in dili oldukça sade ve akıcı. Bu yüzden kitap kısa olmasına rağmen sıkıcı hissettirmiyor. Aksine her bölümde anlatılmak istenen mesajı merak ederek okumaya devam ettim. Kitabın en etkileyici taraflarından biri de, yıllar önce yazılmış olmasına rağmen güncelliğini koruyan fikirler barındırması oldu. Kitabı bitirdiğimde içimde biraz hayal kırıklığı, biraz da düşündürücü bir his vardı. Çünkü başlangıçta büyük umutlarla kurulan düzenin zamanla eski düzene benzemeye başlaması oldukça sarsıcıydı. Bu durum bana gücün denetlenmediğinde nasıl kötüye kullanılabileceğini bir kez daha gösterdi. Kısacası Hayvan Çiftliği, kısa olmasına rağmen verdiği mesajlar oldukça güçlü olan bir eser. Hem sürükleyici bir hikâye sunuyor hem de okuru toplum, adalet ve iktidar üzerine düşünmeye zorluyor. Bu yüzden herkesin en az bir kez okuması
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Napoléon Bonaparte
Puan vermedi·1024 syf.··
2026 39. kitabı
·
89 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 20:04
Baharla başladığım bu eser bugün 05.06.2026 günü bitti, okurken çokça araştırmak durumunda kaldım, haritaları inceledim, resimlere, şehirlere, savaş alanlarına baktım. Anlamak istedim Napolyon'u... Dahi bir asker, siyaset adamı, kanun yapıcı, araştırmacı, meraklı, sanata önem veren, Fransa'nın kalbine , kalıcı eserlerıne adını yazdıran büyük şahsiyet... ​Napoléon Bonaparte, beş parasız bir siyasi mülteci olarak adım attığı Fransa'da sadece altı yıl içinde askerî darbeyle iktidara gelerek modern ülkenin kurucusu olan, Muazzam bir cazibeye, bitip tükenmez bir enerjiye ve zihnini adeta çekmeceler gibi bölümlere ayırarak birbirinden bağımsız düşünebilme yeteneğine sahip bir lider... Askerî kariyeri boyunca katıldığı 60 muharebe ve kuşatmanın yalnızca 7'sini kaybetmiş. Savaş alanında kare tabur, merkezî mevki ve karma düzen gibi taktiksel yenilikleri başarıyla uygulamış; hatta 5 günde 4 muharebe kazanabilecek kadar büyük bir sürat dehası sergileyen büyük asker.... Siyasi alanda ise ihtilalin romantizmini sonlandırıp yeni bir dönem başlatan, bugün 5 kıtada 40 ülkenin benimsediği ve Avrupa hukukunun temelini oluşturan ünlü Napoléon Kanunları'nı hayata geçirerek dünyaya kalıcı bir miras bırakan bir deha... ​Ancak kara savaşlarındaki bu dehasına rağmen, deniz stratejilerinden hiçbir zaman anlamamış. İngiltere'yi ekonomik olarak çökertmek amacıyla dayattığı Kıta Sistemi yüzünden Portekiz, İspanya ve Rusya'ya seferler düzenlemek zorunda kalan Napolyon. Zamanla düşmanları onun kolordu sistemini kopyalayıp kendilerini geliştirirken, Napoléon'un 1812 Rusya seferindeki ordusu yönetilemeyecek kadar hantallaşıp eski zaferlerini getiren geniş kuşatma manevralarını yapamaz hâle geliyor. Nihayetinde, Rus ordularının iki katı büyüklüğünde bir kuvvete komuta etmesine rağmen, 25 Ekim 1812
NapoléonAndrew Roberts · Kronik Kitap · 0156 okunma
Başucu Kitabı
9/10
·232 syf.·
2026 1. kitabı
Düşünce, arzu, bilinç, hayal gücü, bilgi, kararlılık, karar alma, bilinçaltı, altıncı his ve korkular gibi günlük hayatta özüne inmediğimiz birçok soyut kavramla karşı karşıya kalıp kendi içimize dönerek derin keşifler yapmak zorunda kaldığımız bir kitap... Ayrıca cinsellik ve benim ilk kez karşılaştığım bu 'beyin gücü grubu' konusu da çok güzel ele alınmış. her ne kadar bir para biriktirme hedefi koyma kitabı gibi görünse de insanı kendisiyle yüz yüze bakmak zorunda bırakan, yazarın tabiriyle bir "bireysel başarı felsefesi" kitabı. ​Kitapta altını çizmediğim nokta kalmadı neredeyse ve bunu kitap okumaya uzun bir ara vermeme bağlamıyorum. Bu, sadece ve sadece insanın kendisine yaptığı bir yatırım kitabıdır.
1000Kitap
Düşün ve Zengin OlNapoleon Hill · Altın Kitaplar · 20213,283 okunma
7/10
·360 syf.··
2026 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 11:21
Bıçak Altında — Arnold Van de Laar Arnold van de Laar, Hollandalı bir cerrah olarak kaleme aldığı Bıçak Altında (Onder het Mes / Under the Knife) adlı eserinde, cerrahi tarihinin en çarpıcı vakalarını ve ameliyat masasında yaşanan dönüm noktalarını bir romancı ustalığıyla anlatır. Kitap Ne Hakkında? Kitap, tıp tarihinin en önemli ve bir o kadar da dramatik ameliyatlarını konu alır. Van de Laar, Napoleon Bonaparte’ın ameliyatından Einstein’ın beyin tümörüne, Bob Marley’nin tedaviyi reddetmesinden Houdini’nin apandisit vakasına kadar onlarca ünlü ismin cerrahi hikâyesini mercek altına yatırır. Her vaka, hem tıbbi bir analiz hem de tarihi bir anlatı olarak sunulur. Kitabın Öne Çıkan Özellikleri Tarihi ve insani boyut: Yazar, ameliyatları soyut bir tıp bilgisi olarak değil, insan hayatlarını şekillendiren kader anları olarak ele alır. Okuyucu, ameliyat masasındaki kişiyle duygusal bir bağ kurar. Cerrahi tarihin evrimi: Anestezinin henüz olmadığı dönemlerden modern laparoskopik ameliyatlara uzanan süreç, akıcı bir dille aktarılır. Tarihsel ilerleme, somut vakalar üzerinden hissedilir hale gelir. Uzman ama erişilebilir bir dil: Van de Laar, karmaşık tıbbi kavramları sıradan okuyucunun anlayabileceği bir dille açıklar. Kitap ne kuru bir akademik metin ne de yüzeysel bir popüler bilim kitabıdır; ikisi arasındaki ince çizgide dengeli durur. Etik sorular: Cerrahın karar anları, sınırları zorlayan vakalar ve “ne zaman ameliyat edilmemeli?” sorusu kitap boyunca düşündürücü biçimde işlenir. Neden Okunmalı? Tıp tarihine ilgi duyanlar için bir başucu kitabı olan Bıçak Altında, aynı zamanda insan vücudunun kırılganlığı ve tıbbın sınırları üzerine derin bir felsefi sorgulamayı da barındırır. Tarih, biyografi ve tıp bilimini bir arada seven okuyucular için nadir bulunan türden
Bıçak AltındaArnold van de Laar · Koç Üniversitesi Yayınları · 2016162 okunma
10/10
10/10
·152 syf.··
2026 9. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 07:44
Harika bir edebi eser. Tam bir başyapıt. Kitaptaki hayvanlar belirli kesimleri temsil ediyor. Belirli bir şahsı oynayan tek bir hayvan var oda Napoleon. Diğer hayvanlar örneğin koyunlar veya eşek belirli kesimleri temsil ediyor.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,1bin okunma