Şah Hasan hulku Rıza’nın hakkı için
Şah Hüseyn-i Kerbela’nın hakkı için
İmam Zeynel rahman canan hakkı için
Kazadan beladan sakla ilahi
Bakır nur u bakanın hakkı için
Cafer-i sırr-ı hüdanın hakkı için
Kazım ruz u cezanın hakkı için
Kazadan beladan sakla ilahi
Rıza-yı şah harugan hakkı için
Muhammet Taki müctebanın hakkı için
Ali Naki nur u hüdanın hakkı için
Kazadan beladan sakla ilahi
Karavanda olmak bana iyi gelmişti ama evim olmadı karavan. Artık burada yaşıyorum gibi bir duygum yoktu. Buraya kaçmışım, sığınmışım, saklanmışım, kendime alternatif bir yuva kurmuşum gibi gelmiyordu. Bilakis bir evsizlik, yersizlik, bir müstakil olma haliydi tecrübe ettiğim. Hayatım boyunca içinde dönenip durduğum küçük bir kutudan dışarı doğru adım atmıştım sanki, beni nicedir tutan bir kabın içinden taşmış gibiydim…
Denizlerden
Esen bu ince hava saçlarınla eğlensin.
Bilsen
Melal-i hasret ü gurbetle ufk-ı şama bakan
Bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin!
Ne sen,
Ne ben,
Ne de hüsnünde toplanan bu mesa,
Ne de alam-fikre bir mersa,
Olan bu mai deniz
Melali anlamayan nesle aşina değiliz.
Sana yalnız bir ince taze kadın
Bana yalnızca eski bir budala
Diyen bugünkü beşer
Bu sefil iştiha, bu kirli nazar,
Bulamaz sende bende bir mana,
Ne bu akşamda bir gam-ı nermin
Ne de durgun denizde bir muğber
Lerze-i istitar ü istigna.
Sen ve ben
Ve deniz
Ve bu akşam ki lerzesiz sessiz
Topluyor bu-yı ruhunu guya,
Uzak
Ve mai gölgeli bir beldeden cüda kalarak
Bu nefy ü hicre müebbed bu yerde mahkumuz..
O belde,
Durur menatık-ı düşize-i tahayyülde;
"Ağaçlar budanır, savcı. Daha iyi meyve versinler, daha dinç olup daha verimli yetişsinler diye budanırlar."
"Ağaçların zayıf ve dirençsiz dalları kesilir, Karavan. Bütün güzel dallarını kesip en kötü olanlarını bırakamazsın. Budamak kötü olandan kurtarmak demektir. Kötü olana, itmek değil."
"Ve şunu unutma Karavan, masken ne kadar kötülüğe teslim olmuşsa, altındaki çehren de o kadar iyiliğe gülümsüyor. Ama dikkat et dışındaki kötülük, içindeki iyiliğe zarar vermesin."