Puan vermedi·280 syf.··
2026 17. kitabı
Hayata baktığımız yer, verdiğimiz anlam, kiçümsediğimiz insanlar, büyük gördüğümüz insanlar. Bunların hepsi gerçekten bizim gördüğümüz gibi mi gerçekten. Öyle olmadığı belli. Kimin nasıl hayatı olabileceği nereden geldiği ve o konum içinde neler yaptığını nereden bilebiliriz yakınına girmeden. Sevdiğim bir kitap oldu.
1000Kitap
Kirpinin ZarafetiMuriel Barbery · Turkuvaz Kitap · 20129,8bin okunma
İyi bir fikir
8/10
·384 syf.··
2026 1. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:37
Akıcı bir kitap okumak istiyorum; anlatımı da sade olsun okurken yormasın diyorsanız kesinlikle alın. Yazar kitabın ortalarında size bir yem atıyor. “Tamam şimdi olayı çözdüm.” gibi hissediyorsunuz. Ama final tahmin ettiğiniz gibi olmuyor. Bu, roman yazımında olması gereken bir şeydir ve bundan keyif aldım. Bilimsel olarak annenin nasıl zamanda geri gittiğini de bence hoş şekilde açıklamış. Sonuçta bu tam da bir bilimkurgu romanı sayılmaz o yüzden çok bilimsel ve mantıklı açıklamalar beklemedim. Yormayan ve akıp giden bir kitap okuyayım diyorsanız tercih edebilirsiniz.
Yanlış Yer Yanlış ZamanGillian McAllister · Olimpos Yayınları · 20231,278 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·380 syf.··
2026 46. kitabı
Kefaret ,genç İngiliz yazar Eliza Clark'ın yazdığı günümüz dünyasını,İnternet ortamındaki gençliğin halini anlatan bir suçluluk romanı. Romanı okurken aklıma hep Maraş'taki okul baskını geldi. İnternetteki suç platformları,forumları,podcastler, tumblr. .. gibi uygulamaların nasıl kötü kullanabileceğini göstermesi bakımından iyi bir kurmaca eserdi. O kadar iyi anlatılmıştı ki bazen olaylar gerçek olabilir mi acaba,diye googleda araştırma ihtiyacı duydum. Mevzu kısaca şöyle:Olay İngiltere'nin kuzeyinde yer alan kasvetli bir kıyı kasabası olan Crow-on-Sea'de geçer. 2016 yılında Joan (Joni) Wilson adındaki genç bir kız, bir grup okul arkadaşı tarafından işkence edilerek öldürülür. Olayın üzerinden yıllar geçtikten sonra Alex adında bir gazeteci, bu korkunç cinayeti kitaplaştırmak için araştırmaya başlar. Alex; tanıklıkları, röportajları, eski günlükleri, blog parçalarını, kısa mesajları ve forumlardaki internet söylentilerini bir araya getirir. Okuyucu daha ilk sayfalardan katillerin Dolly, Angelica ve Violet adındaki genç kızlar olduğunu bilse de roman, bu çocukları cinayete sürükleyen dijital dünyayı, sosyal medya takıntılarını ve ebeveynlik ilişkilerini masaya yatırır. Romanın en iyi taraflarından biri farklı anlatım biçimlerinin kullanılması. Bu romanı daha dinamik hale getirmiş. Tıpkı gençlerin kendi aralarındaki mesajlaşmaları gibi.Podcast dökülmesi gibi. Kurgusal bir roman gerçeğe dönmüş gibiydi. Oysa romanda atıfta bulunulduğu gibi Truman Capote'nin meşhur Soğukkanlılıkla adlı eserinde gerçeğin kurmacaya dönmesi söz konusuydu bence. O romanı yıllar önce okumuştum. 1960'larda bir Amerikali ailenin katledilmesini ve sonrasında yakalanan iki katilin cezaevindeki durumunu,onları bu katliamı yapmaya iten nedenleri bir gazeteci titizliği ile araştırıp,katillerle
KefaretEliza Clark · Medusa Yayınları · 202544 okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2026 4138. kitabı
Neandertaller hakkında bildiklerimi sandığımdan çok daha az bildiğimi bu kitap sayesinde fark ettim. Yıllardır filmlerden, belgesellerden ve ders kitaplarından zihnimize yerleşen "ilkel, kaba, gelişmemiş insan" imajını Rebecca Wragg Sykes tek tek sorguluyor ve bilimsel verilerle adeta yeniden inşa ediyor. En çok hoşuma giden şey, kitabın Neandertalleri romantize etmeden ama onlara haksızlık da etmeden anlatması oldu. Arkeolojik bulguların nasıl yorumlandığını, yıllar içinde değişen teorileri ve yeni teknolojilerin geçmişe bakışımızı nasıl değiştirdiğini büyük bir ustalıkla aktarıyor. Okurken sadece Neandertalleri değil, bilimin nasıl ilerlediğini de öğreniyoruz. Kitap, onların sadece nasıl avlandığını ya da ne yediğini anlatmakla kalmıyor; sevgi, aile bağları, hastalara bakmaları, ölülerini gömme biçimleri, sanat anlayışları ve gündelik yaşamları üzerine de düşündürüyor. Sayfalar ilerledikçe Neandertaller, uzak ve yabancı bir tür olmaktan çıkıp bize sandığımızdan çok daha yakın akrabalar hâline geliyor. Elbette popüler bilim kitabı olduğu için roman gibi akıp gitmesini beklememek gerekiyor. Yer yer yoğun bilgi içeriği nedeniyle yavaşladığım bölümler oldu. Ancak yazarın samimi anlatımı ve karmaşık bilimsel bilgileri anlaşılır hâle getirmesi okumayı oldukça kolaylaştırıyor. Dipnotlar, örnekler ve farklı araştırmalara yaptığı göndermeler de kitaba büyük bir güvenilirlik katmış. Bu kitap bana geçmişi kesin doğrular üzerinden değil, sürekli değişen yeni keşifler ışığında değerlendirmek gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Neandertallerin yalnızca tarih öncesinin sessiz figürleri olmadığını, insanlık hikâyesinin ayrılmaz bir parçası olduklarını görmek oldukça etkileyiciydi. İnsan evrimine, arkeolojiye ve tarihin derinliklerine ilgi duyanlar için kesinlikle çok değerli bir
NeandertalRebecca Wragg Sykes · Kolektif Kitap · 20249 okunma
Hiç baş kahramanı kurt köpek olan bir kitap okudunuz mu?
9/10
·264 syf.··
2026 37. kitabı
Çok sevdiğim bir kitap oldu ilk olarak herkese tavsiye ederek başlamak istiyorum. Jack London'ın ilk okuduğum kitabı Adem'den önce idi orda ki dilini ve akıcılığını beğenince diğer kitaplarını da okumaya karar verdim. Tabiki Beyaz Diş'i çok daha beğendim. Beyaz Diş bir kurt ve köpeğin yavrusu yani bir kurt köpek. Kitap önce anne ve babasından başlıyor anlatıma sonra Beyaz Diş'in doğumu, eniklik yılları, vahşi doğaya ilk atılışı, ilk avlanışı, ilk insanla tanışması, nasıl sahiplenildiği, nasıl bir arena köpeğine dönüştürüldüğü, nasıl kızak köpeği olduğu gibi pek çok şey anlatıyor. Bu hikayeleri kesinlikle kitabın betimleme ve anlatım tarzıyla okumalısınız. Kitapta en çok hoşuma giden şey tanrı bakış açısıyla anlatılmasına rağmen kitapta baş karakterimiz Beyaz Diş'in duyguları, hissettikleri, iç güdüleri sanki Beyaz Diş'in ağzından yazılmışçasına ön plandaydı ve ben en çok bu kısmı sevdim. Baş kahramanı bir kurt köpek olan bir hikayeyi okumak aşırı keyifliydi onun tüm yaşadıklarına birebir empati duyabildiğiniz sanki bir insanmış gibi onu anlayabildiğiniz bir anlatım benimsenmişti. Jack London bir evrimci, elbette bu kitabında da evrime dair nüanslar buluyorsunuz ama bu kitabın akıcılığını bozmuyor. Benim gibi geç kalmayın okumaya, keyifli okumalar
Beyaz DişJack London · Sis Yayıncılık · 201795,7bin okunma
Söndürülemeyen aşk
Puan vermedi·107 syf.·
2026 50. kitabı
Bazı kitaplar hikâye anlatır, bazıları ise zihnin içine uzun bir monolog bırakır. Ateşler ikinci gruba ait. Bu kitabı okurken bir olay örgüsünün peşinden gitmiyorsunuz; aşkın, tutkunun, kıskançlığın, terk edilmenin ve insanın kendi içinde büyüttüğü yıkımın peşinden sürükleniyorsunuz. Mitolojik karakterler yalnızca birer araç. Asıl anlatılan, yüzyıllar geçse de değişmeyen insan ruhu. Kitabın en güçlü yanı dili. Cümleler yer yer şiire yaklaşacak kadar yoğun, ama bunu gösteriş için yapmıyor. Özellikle aşkın insanı özgürleştirmekten çok nasıl esir aldığını anlatırken kullandığı imgeler gerçekten etkileyici. Mitolojik öyküleri bugünün duygularıyla yeniden kurması da kitaba ayrı bir derinlik katıyor. Okurken bir anda Akhilleus'u ya da Phaedra'yı değil, kendinizi okumaya başladığınızı hissediyorsunuz. Beni en çok etkileyen taraflarından biri de aşkı romantikleştirmek yerine, insanı yavaş yavaş tüketen bir saplantı olarak ele alması oldu. Sevginin içinde kibri, arzuyu, sahip olma isteğini ve yalnızlığı aynı anda gösterebilmesi, kitabın yıllar geçmesine rağmen hâlâ güncel kalmasını sağlıyor. Buna rağmen kitap kusursuz değil. En büyük sorunu, dilinin zaman zaman kendi ağırlığının altında ezilmesi. Bazı bölümlerde anlamdan çok üslup öne çıkıyor ve aynı duygunun farklı benzetmelerle tekrar tekrar işlendiği hissi oluşuyor. Bu da okuma temposunu düşürüyor. Bir noktadan sonra kitap sizi ilerletmek yerine aynı düşüncenin çevresinde dolaştırmaya başlıyor. Mitolojiye uzak okurlar için de yer yer mesafe oluşturan bir eser. Karakterleri tanımak şart olmasa da, göndermelerin tamamını yakalayamamak bazı bölümlerin etkisini azaltabiliyor. Ayrıca olaylardan çok iç konuşmaların ağırlıkta olması, hareketli bir anlatı bekleyenleri hayal kırıklığına uğratabilir. Sonuç olarak Ateşler, herkese
1000Kitap
AteşlerMarguerite Yourcenar · Metis Yayınları · 1974294 okunma