Puan vermedi·
Yelda ve Selim'in toksik ilişkisinde birbirlerine çektirdikleri acılardan kurtulmak istedikçe o acının içinde daha da dibe batan hikayelerini ve bir köydeki cinayetler hakkında araştırma yapmak üzere kurulan uluslararası bir ekibin görevli oldukları karakolda günlerini nasıl geçirdiğini konu alan bir kitap. Bazı yönleri ile Ahmet Ümit'in Patasana'sını anımsattı bana. Okurken bazen tekrara düştüğünü hissetseniz de kitap sıkmadan kendini okutuyor, karakterlerin dünyasına kolay iniyorsunuz. Dili yalın.
En Uzun GeceAhmet Altan · Alkım Yayınevi · 20054,150 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 34. kitabı
Sabahattin Ali.. Eski bir dostun veda mektubu gibi hissettirdi kitap bana "Başın öne eğilmesin" kitabı, O'nun çocukluğundan başlayarak, Avrupa'daki aydınlanma yıllarına, öğretmenlikten hapishane günlerine ve nihayetinde o meçhul yolculuğuna kadar uzanan çalkantılı yaşamını gözler önüne seriyor. Hıfzı Topuz, Sabahattin Ali'yi sadece bir "edebiyatçı" olarak değil; bir baba, bir eş, bir öğretmen ve en önemlisi, inançları uğruna bedel ödemekten bir an bile çekinmeyen bir "insan" olarak anlatıyor. O da herkes gibi sevdi, özledi, hayal kırıklığına uğradı ve yoruldu. Ama başını asla öne eğmedi. Sistemin çarkları onu ezmeye çalışırken, o kendi vicdanının sesiyle ayakta kalmaya devam etti. Bu kitap ona karşı olan hayranlığımı daha da pekiştirdi. Bu kadar derin bir hüznü ve bu kadar güçlü bir adalet arayışını bir arada nasıl taşıyabilmişti? O, sadece kitaplarında değil, gerçek hayatında da "Kürk Mantolu Madonna"daki Raif Efendi'nin naifliğini, "Kuyucaklı Yusuf" un isyankâr ruhunu ve "Sırça Köşk"ün o keskin eleştirel gözünü içinde barındırıyordu. Aşk adamıydı Sabahattin,. Onun için aşk, birine bağlanmak değil, o bağ ile dünyayı daha katlanılır, belki de daha acı verici kılmaktır. Hıfzı Topuz'un kitabında gördüğümüz Sabahattin Ali, hayatı boyunca 'sevilmeyi bekleyen' değil, 'sevgisiyle dünyayı onarmaya çalışan' bir adamdı. Bu yüzden onun aşkı, bir tene dokunmaktan öte, bir vicdana sığınmaktı. Bir Dev'in izinde , bir aşk ve dinireniş hikayesi bu kitap... Okumakta ve Sabahattin'i tanımakta geç kalmayın.
Başın Öne EğilmesinHıfzı Topuz · Remzi Kitabevi · 2007781 okunma
Reklam
Puan vermedi·344 syf.·
2026 431. kitabı
"Gördüklerini aklında tutmak, düşünmektir" Orhan Pamuk Kitaplığımda neredeyse tüm kitapları var, olmasına rağmen hep otelerim kitaplarını, dilini bir tık ağır buluyorum Bunu daha kolay okudum akıcı Sıkılmadım diyebilirim, küllüyatıni tamamlamak adına adimlıyorum diyelim mii? Gelelim kitabimiza Orhan Pamuk hayatının iki büyük tutkusu olan "yazmak" ile "resmetmek" arasındaki ilişki ve ilk eseri Cevdet Bey ve Oğulları'nın basım süreci.  Masumiyet Müzesi ve Dizisi: Eserin ve müzenin fikir olarak nasıl doğup geliştirildiği, ayrıca dünya çapında ilgi gören Masumiyet Müzesi dizisinin karakterler ve oyuncular üzerinden değerlendirilmesi.  Ünlü edebiyatçılar ve sanatçılar (Umberto Eco, Paul Auster vd.) hakkında değerlendirmeler ve yazarın kendi edebiyat yolculuğu. Yazarın özel albümünden ilk kez yayımlanan çizimler ve fotoğraflar içeriyor. yazarın askerlik günlerini, ilk romanını yayımlama zorluklarını ve Masumiyet Müzesi'nin kuruluş serüvenini kendi çizimleriyle, özel arşiviyle ve anılarıyla birleştirerek otobiyografik bir dille anlatıyor. Kelimeler ve Resimler Orhan Pamuk 'la anılarında gezinmek o anlarına ortakl olmak,ayrı bir keyif oldu bana Bir bakın derim pişman olmazsiniz Kelimeler ve Resimler
Anı-Mektup-Günlük-Edebiyat
Kelimeler ve ResimlerOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202618 okunma
Bahçıvan ve Ölüm
Puan vermedi·208 syf.··
2026 7. kitabı
Bir romana başlarken sonunu bilerek hiç başlamamıştım. ​Hele ki kitapta bir kısım vardı ki çok ilgimi çekti; verem ve ölümle ilgili bir sürü romantik şiir, roman var ama kanserle ilgili hiç romantize edilmiş bir eser yok denmesiydi ​Bugün, adını bile anmaya korktuğumuz bir hastalığın bir hayatı, bir babayı nasıl adım adım eksilttiğini anlatan, ama bunu yaparken bizi Balkanlar’ın o hüzünlü ve derin hafızasında dolaştıran sarsıcı bir otobiyografik roman. ​ Kitaptaki o keskin tespit çok haklı. 19. yüzyıl edebiyatı veremi hep solan, incelikli ve sanatsal ruhların "romantik" bir hastalığı olarak işledi. Ancak kanser romantize edilemez. Kanser vahşidir, moderndir, gerçektir ve insanı en çıplak çaresizliğiyle yüzleştirir. Gospodinov, süslemeden, en saf ve şefkatli haliyle bu gerçeğin fotoğrafını çekiyor. ​Bahçıvan olan bir babanın, hayatı boyunca toprağa can vermiş bir adamın, bedeni içeriden kurutan bir hastalıkla mücadelesi... Hayat veren ellerin, ölüm karşısındaki o sessiz direnişi kitabın en vurucu metaforuydu bence. ​ Tıpkı Zaman Sığınağı kitabında olduğu gibi, Gospodinov burada da kronolojik bir sıra izlemiyor. Babasının hastalığı, çocukluk anıları, sosyalizmin gri binaları ve bahçedeki domates kokuları birbirine karışıyor. Çünkü yas tutarken zaman düz bir çizgide akmaz, darmadağın olur demek istemiş bence.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
1/10
·320 syf.··
2026 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 21:56
ben mağaramda mutluyum kardeşim. bu işin noeli paskalyası şükran günü de var. birbirinizin yüzüne nasıl bakacaksınız. pü. yazıklar olsun... kardeş kardeşe bunu yapar mı...
Every Summer AfterCarley Fortune · Berkley · 2022604 okunma
Puan vermedi·165 syf.·
2026 2. kitabı
Ayşe Sevim’in *Kintsugi* romanı, kırılan eşyaları altınla yapıştırarak daha güzel hale getiren eski bir Japon geleneğini anlatarak başlıyor ve bu fikri insan hayatına uyarlıyor. Kitapta, büyük acılar ve hayal kırıklıkları yaşayan insanların pes etmek yerine nasıl toparlandığı ve daha güçlü hale geldiği anlatılıyor. Yazarın dili hem çok akıcı hem de insanı derinden etkiliyor; sanki acılarımızı gizlemek yerine onlarla barışmamız gerektiğini fısıldıyor. İncelemenizde bu kitabı, "hayatın zorlukları karşısında moral bulmak ve hayata başka bir gözle bakmak isteyen herkese" kesinlikle tavsiye edebilirsiniz.
Edebiyat
KintsugiAyşe Sevim · Şule Yayınları · 2023252 okunma
Reklam
Reklam