Lisede iken adını duyduğumuz, hatta bazı bölümlerini edebiyat dersinde çözümlediğimizi hatırladığım Haluk'un Defteri'nin tamamını okumak nasip oldu.
Haluk, Tevfik Fikret'in, mühendislik alanında eğitim görmesi için İskoçya'ya gönderdiği oğludur. Fikret, bu kitabında Haluk için kaleme aldığı bir kısım şiirlerden başka şiirlerini de bir araya getirmiştir. Şiirlerde, şairin oğluyla beraber bütün Türk gençliğinin memleketi kalkındırıp geliştirmesi umudu tema olarak hakimdir.
Çok fazla ağladım bir daha okumak nasip olmasın diye kısa bir süreliğine arkadaşıma verdiğim inanılmaz bir eser kısa olmasına rağmen gözyaşlarıma hükmeden inanılmaz bir şey bir mektuptan fazlası...
Kitabı okudum ve çok beğendim. Kitap, isminden de anlaşılacağı üzere kalbin manevi hastalıklarından ve onların nasıl tedavi edileceğinden bahsediyor. Kitabı okumadan önce bu konularla ilgili aklımda bir sürü soru vardı; birçoğunu kendi çapımda araştırdım, cevaplar aldım fakat aldığım cevaplar beni pek tatmin etmemişti açıkçası. Bu kitabı okuduktan sonra aklımdaki birçok sorunun net olarak cevabını almış oldum. Kitaptan çok fazla istifade ettim, Allah yazarından razı olsun. Çok kaliteli yazılmış, açıklayıcı ve İmam Gazali'nin anlatım tarzına yakın bir dili var. Zaten İmam Gazali'den de birçok alıntı var kitapta. Allah nasip ederse ileride bir daha okumak istiyorum bu kitabı; bilakis böyle kaliteli yazılmış kitaplar nadiren bulunur.
Selamûn aleyküm
Bazı şahsiyetler vardır; adını zikrettiğinizde dahi gönlünüzde bir coşkuya, muhabbete sebep olur. İşte Emîr Sultan hazretleri (k.s) benim için öyledir.
Nasıl olmasın? Buhara'yı Bursa'ya bağlayan bir köprü yapmak istesek hangi güç hangi teknoloji ile başarırız bunu! Ama Emîr Sultan gibi pîrler yapar biiznillah. Bu konuya bizim kalemimiz de ilmimiz de yetmez ondan sebep kitaptan bashedelip dostlar
Yazarımız yine şaşırtan, duygulandıran, sürükleyen bir olay örgüsüyle tarihi bağlamdan kompadan okuyucuyla konuşmuş. Ama bu defa bir asanın arkasına saklanarak... Zira Fatih Duman bu işi seviyor ve dahi sevdiriyor
Buhara'dan bir ağaç dalı Emîr Sultan hazretlerinin elinde asa oluverip Bursa'ya kadar bir yaren gibi ona eşlik ediyor. Lakin öyle bir kurgu ki yedi yüzyıl sonra yine aynı asa karşımıza çıkıyor. Şimdi burası çok heyecanlı dostlar. İki ayrı zaman dilimi kendi yolunda adım adım ilerlerken bir usta kalemin elinde öyle güzel cem oluyor ki...
Ben spoiler vermek istemiyorum ama Allah dostlarına muhabbeti olanların keyifle okuyacağı bir kitap olduğunu söylemek istiyorum.
Bu arada kitabın fotoğrafını Emîr Sultan hazretlerinin merkad-ı şerîfinde çekmek nasip olmuştu. Biz fatihamızı orada hediye etmiştik. Gelin bu vesileyle hep beraber bir daha edelim...
Hasılı kitap, sevgi ve muhabbetle kalın
instagram.com/p/DZ7xTVKMTUb/?...
Merhaba arkadaşlar sizlere güzel bir kitap yorumuyla geldim.
.
.
Kızıltepe yazarla tanışma kitabım açıkçası yayinevinden okuduğum ilk kitap.
Kızıltepe mahallesinde yaşayan Kızıltepe ve Ayanken çevresinde oluşuyor hikayemiz.
Mahalle kurgusu ama çok karakterden oluşan bir kitap.Bu türde uzun zamandır okumadım farklı türlere de arada yer vermek iyi oluyor.
Sizde bu türde kitap okumak istiyorsanız tercih edebilirsiniz.
Aslında mahalle kültürünü ve bu kültürü anlatan kitapları seviyorum ama bu türde pek kitap okumadım bu kitabı kitap uygulamasinda görmüştüm uzun zaman sonra kitap halini okumak nasip oldu.
Kitap ciltli ve içinde ayracı ve kartpostalı da bulunuyordu bu çok hoşuma gitti.Sayfa düzeni ve dizgisi çok güzeldi.
Yasak.
Bizi tanımlayan tek kelimeydi bu.
Aynı ruhu taşıyan iki imkânsızdık biz.
Aramızdaki tek sorun yaş farkımız değildi.
O, abimin en yakın arkadaşı ve güvendiği tek adamdı.
Bu aşk, ikimizi de mahvedecekti, biliyordum.
“Daha ne kadar kaçacağız?” dedi.Sıcak nefesi
yüzüme değdiğinde bedenim bedenine doğru yaklaştı.
“Aramızda hiçbir şey olmamış gibi
hayatımıza devam mı edeceğiz?”
KızıltepeHazal Aba · Lapis Kitap Yayınları · 2024477 okunma
Kütüb-i Sitte/Muhtasarı Tercüme ve Şerhi 16. Cilt
MÜTERCİMİN SON SÖZÜ
Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi adı ile neşrettiğimiz eserin aslını teşkil eden Teysiru'l-Vüsul ilâ Câmii'l-Usûl adlı İbnu Deybe'nin eseri burada sona ermiştir. Bu değerli eserin açıklamalı şekilde tamamlanmasını bu aciz ve pür kusur kuluna müyesser kılan Rabbimize hamdimiz sonsuzdur. Eserin her bir harfi adedince Elhamdülillah, okuyanların ve Kıyamet'e kadar okuyacak olanların telaffuz edecekleri harfler adedince Elhamdülillah.
Rabbimizden, eserin hazırlanması sırasında ve tab'ı sırasında, beşerî eksikliklerimiz sebebiyle kasda makrun olmadan sudûr eden hatalarımızın affını diliyor, eksikleriyle birlikte rızasına ve sevgili Resulünün dar-ı bekâda beraberliğine vesile kılmasını niyaz ediyoruz.
Erzurum, 28.3.1992 Pazar.
İbrahim CÂNAN
Normalde İbnü'l-Esîr ve İbnü'd-Deyba’nın sisteminde Kütüb-i Sitte'nin altıncı kitabı olarak İbn Mâce yerine İmam Malik'in Muvatta'ı var . İbrahim Canan, modern dönemdeki yaygın kabule sadık kalmak adına, Teysîrü'l-Vusûl’de yer almayan ancak Sünen-i İbn Mâce'de bulunan tüm farklı hadisleri de (ziyadeleri) tespit ederek bu esere entegre etmiş. İbrahim Canan şerhi, İbnü'd-Deyba'nın Teysîrü'l-Vusûl adlı eseri esas alınarak hazırlamış ama klasik Teysîr metnine Sünen-i İbn Mâce hadisleri de eklenerek tam bir "Kütüb-i Sitte" bütünlüğü sağlamış diyelim. Allah razı olsun.
En üstteki pasaj o yüzden bu ciltte. Diğer 2 cilt, ki bu ciltte başlıyor aslında, İbn Mâce Sünen'inden devam ediyor.
Bu kadar. Bugün zihnim o kadar yorgun ki okuyabildiğime şükrediyorum. Diğer iki cildi . Hayırlısı inşallah. Allahım.
Allahım bana duyduklarıma gördüklerime bildiklerime adalet gözlüğüyle bakmak nasip et. Amin.