Nasyonal El Plan

Nasyonal El Plan
@nasyonelplan
Güzel ama teyit gerektiren bir kitap. Tartışmalı konular net gibi anlatılmış.
7/10
·552 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2023 16:57
Örneğin kitapta referans alınan Hasan Rıza Soyak'ın hatıraları muammalı kaynaklardır buna dayanarak Recep Pekerle alakalı çeşitli kaynaklarla çelişkili bilgilere sahip veyahut Atatürk'ün devletçiliğin mutedil devletçilik tartışması olarak alıp Atatürk'ün liberal olduğunu iddia ediyor kendisi ancak Atatürk'ün liberalizme kaymadığı ve liberalizmi sömürge iktisadı ve siyaseti olarak gördüğü birçok kaynakta geçmektedir. Genel bir güç mücadelesi, siyaset ve tarih kitabı olarak çok iyi bir kitap ancak dediğim gibi detaylı bilgi sahibi olmadan her konuya atlamamak lazım. Şahsen bu tür konuları genel kültürden daha ziyade önemli olaylar olarak addederim.
2023 Okuma Raporları
Türkiye Cumhuriyeti'nde Güç Odaklarının Mücadelesiİlker Başbuğ · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2019116 okunma
Reklam
Alman Ekonomik Yardımları
Adolf Hitler'in 1933 yılında iktidara geldikten sonra izlemeye başladığı dış politika, Batı'da ve Sovyetler Birliği'nde büyük kuşkular yaratmış olmakla birlikte, uzun bir süre Türkiye'yi korkutmamıştı. Türkiye'nin ekonomik kalkınma hareketine girişmesi, Almanya'da Hitler'in iktidara gelmesiyle aynı zamana rastlamaktaydı. Hitler'in 1933'te iktidara gelmesinden sonra, Almanya, Türkiye'nin ekonomik kalkınma hareketine katkıda bulunmuş ve bu dönemde dış finansman kaynaklarına büyük gereksinme duyan Türkiye de, Almanya ile sıkı bir ekonomik işbirliğine girmekte bir sakınca görmemişti. Ancak, 1936 yılından itibaren, Almanya, Türkiye üzerindeki ekonomik nüfuzunu kullanarak, Türk-İngiliz ve Türk-Sovyet ilişkilerini bozmaya ve Türkiye'yi revizyonist gruba çekmeye çalışmıştı.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Mussolini'nin Konuşması
Mussolini'nin, 19 Mart 1934'te yaptığı bir konuşmada, İtalya'nın tarihsel emellerinin Asya ve Afrika'da olduğunu söylemesi üzerine, Türk-İtalyan ilişkileri ansızın bozuldu. Mussolini'nin, yaptığı açıklamada, Türkiye'yi kastetmediğini ifade etmesine karşın, Mussolini'nin söylevi, Türkiye'nin dış politikasını etkilemiş ve Türkiye, İtalya'nın davranışlarını kuşkuyla karşılamaya başlamıştı. Mussolini'nin 19 Mart 1934'te yaptığı konuşmanın ardından, İtalya'nın, On İki Ada'da denizaltı üsleri ve uçak alanları kurmaya başladığı haberleri gelmişti. Öte yandan, 23 Haziran'da bir İtalyan deniz filosu da, çağrılmadan Arnavutluk'un Durazzo limanına girmişti.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Atatürk-Mussolini İlişkisi
Atatürk, Mussolini'ye karşı güvensizlik duyuyor ve onu bir "soytarı" olarak nitelendiriyordu. Hatta bir İtalya gezisinden dönen Milli Savunma Bakanı Recep Peker'e, Atatürk, "İtalyan halkının, bir gün bu soytarıyı bacaklarından Roma sokaklarında sürükleyeceğini" söylemişti.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Sovyet-Türk İlişkisi / Batı
Gerek Türkiye gerek Sovyetler Birliği, Ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında kurulmuş olan dostluk ilişkilerini sürdürme yolunda çaba harcıyordu. Ancak, eğer Sovyetler Birliği, Japon ve Alman baskısı altında Batı'ya kaymamış olsaydı, bu çabalar başarıya ulaşamayacaktı. Türkiye de, Sovyetler Birliği de, 1933'ten sonra Batı ile işbirliğinde bulundular. Bu durum, yani her iki devletin de Batı'ya kayması, Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında ayrılığa engel olmuş ve Sovyetler Birliği'nin Batı'dan ayrılarak, Hitler Almanyası ile anlaştığı Ağustos 1939'a değin sürmüştü.
Sayfa 25·Kitabı okudu