Gregor SAMSA

Gregor SAMSA
@nazangenc
Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi İncelemesi
10/10
·536 syf.··
2026 4. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2026 23:39
“Ömrünün sonuna kadar sadece tek bir yazar okuyacaksın” deseler bir saniye bile düşünmeden Ayfer Tunç derim. Her kitabı nasıl bu kadar derin, etkileyici ve zekice olabilir aklım almıyor. Kapılıp gidiyorum her kitabında. En sevdiğim yemeği yiyorum sanki Ayfer Tunç okurken… Bu kitabın kalın oluşu gözümü çok korkutmuştu, kitabı 2023 yılında satın almıştım, bugüne kadar birçok Tunç kitabı okudum ama dediğim gibi kalınlığı ve bölümlere ayrılmamış oluşu gözümü korkutuyordu. Evet, kitapta bölüm yok. Başlayıp bitiyor, mola yeri yok ama yine de okurken zorlamıyor bu durum. Kitaba başladığım ilk günlerde “Ben ne okuyorum, yoksa hüsrana mı uğrayacağım? Ama Ayfer Tunç’un kalemi güzel, illa bir sebebi vardır kitabın başının böyle olmasının” diye düşünerek devam ettim kitaptaki karakterin neredeyse 500 sayfa boyunca tanıtıldığı kısımlara alışana kadar. Bir incelemede kitaptaki karakterlerin 100’den fazla olduğu yazılmıştı. Karakterlerin hepsi birbiriyle bağlantılı ama bu bağlantıyı kolay kolay anlayamıyorsunuz. Kitap tıpkı bir örgü gibi. İlmek ilmek işliyor her detayı. Ve her detayın bir anlamı var. Kitabın son 50-60 sayfasında tüm olaylar bağlanmaya başlıyor, “İşte şimdi geliyoruz zurnanın zırt dediği yere” diyorsunuz. Son elli sayfayı inanın gözlerimi bile kırpmadan okudum. Her paragrafta gözlerim kocaman açıldı, şaşkınlığım gitgide arttı. Kitabı bitirip kenara koyduğumda yarım saat boyunca kendime gelemedim… Tunç’un neredeyse her kitabı aynı etkiyi yapıyor bende. Çok seviyorum okumayı kendisini, iyi ki tanımışım. Kitaptaki olayların asla kesilmemesi, kitabın sadece başlangıcı ve sonu olması okuyucuyu biraz sıkabilir çünkü hep bir aksiyon ve daldan dala atlama mevcut kitapta. Birden bir karakteri anlatırken onun eşinin kardeşinin köydeki komşusuna geçebiliyor kitap. Asla “Ne
Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa TarihiAyfer Tunç · Can Yayınları · 20195,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hırçın Kız Kitap İncelemesi ve Yorumu
8/10
·125 syf.··
2021 69. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2021 00:00
Uzun zamandır okul dolayısıyla vakit ayırıp doya doya Shakespeare okuyamıyordum, öyle çok özlemişim ki okumayı… Hırçın Kız Shakespeare’in genç yaşlarda yazmış olduğu eserlerinden biri. Oyun içinde oyun bulunmakta. Hikaye bir lordun bir sarhoşa onu lord kılığına giydirerek oyun oynamasıyla başlar. Lord kılığına girmiş sarhoşa oyun oynamaya gelenlerin oynadığı oyunun adı da Hırçın Kız’dır. Hırçın Kızımızın kardeşi Bianca, ablasıyla kimse evlenmek istemediği için ve ilk önce ablasının evlenmesi gerektiği için gelen talipleriyle görüşememektedir. Bianca’nın gelen taliplerini gören ancak kendisine hiç talip gelmeyen Katherina -Hırçın Kız- gün geçtikçe daha aski, huysuz ve sivri dilli biri olup çıkar. Günün birinde gözünü para bürümüş bir lord Hırçın Kız’ı ve babasının zenginliğini duyar. Zenginliğine zenginlik katmak için Katherina ile evlenmek ister. Onun ne kadar hırçın olduğu sözlerine ile kulak asmaz, kendisinin onu “yola getirebileceğini” iddia eder. Bu inat ile yola çıkarak Katherina ile görüşür. Katherina’nın babası Katherina’ya talip gelmesi sebebiyle çok mutlu olarak kızını Petruchio’ya “verir”. Ancak hala mutsuz ve hırçın olan biri vardır; Katherina. Hırçın Kızımız bu evlilikten hiç mesut değildir. Kocası Petruchio daha ilk günden onu ters psikoloji yaparak sınavlara sokar ve dolaylı yoldan kendisinin Katherina’dan daha hırçın ve asi olduğunu göstermeye çalışır. Oyun boyunca Katherina’nın hislerini, değişimini ve diğer oyuncuların olaylara bakışını okuyoruz. Oldukça beğendiğim bir oyun oldu. Ancak tek zorlayıcı yanı bazı karakter isimlerinin birbirine çok benziyor olması(Örn: Grumio - Gremio) ve bazı sahnelerde çok fazla karakterin tek bir sahnede yer almasıydı. İsimleri karıştırmamak için dönüp dönüp kişiler kısmına bakmam gerekti. Herkese iyi okumalar, kitapla
Edebiyat
Hırçın KızWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20125,8bin okunma
Masumiyet Müzesi Kitap İncelemesi ve Yorumu
5/10
·516 syf.··
2021 68. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2021 00:00
Masumiyet Müzesi. Kitabın basımından kısa süre sonra açılan Masumiyet Müzesi ile gittikçe fazla ilgi toplayan bir eser. Bu ilgiye değer mi emin olamıyorum ama kendi bakış açımdan incelemek isterim Masumiyet Müzesi’ni. Öncelikle söylemek isterim ki Arthur Schopenhaurer’ın tezini destekleyen bir kitap. Schopenhaurer der ki; aşk insanın cinsel isteklerinin bir yanılsamasıdır. Aşık olduğumuzu zannettiğimiz kişiye beslediğimiz cinsel istek bize kendini aşk olarak gösterir. Başkahramanımız Kemal de Schopenhaurer’ın bu tezini destekleyen bir “aşk” yaşıyor Füsun ile. Bir gün nişanlısı Sibel ile gezerken Sibel’in bir butiğin vitrinindeki çantayı beğenmesiyle ve Kemal’in de o çantayı almak için o butiğe uğramasıyla başlıyor her şey. Kemal, butikte çalışan uzak akrabası Füsun’a aşık oluyor. Birlikte Kemal’in tarifsiz diye nitenlendirdiği anlar yaşıyorlar yaklaşık 3 ay boyunca. Daha sonra bir gün Füsun çeşitli sebeplerden dolayı ortadan kayboluyor ve başkahramanımızın da aşk acısı olarak bahsettiği bir depresyon bölümüne tanık oluyoruz. Öyle ki, Kemal Füsun’dan aldığı ya da çaldığı her eşyayı birlikte ‘tarifsiz’ anlar geçirdikleri Merhamet Apartmanında biriktiriyor, ayrılıklarında kendini onlar ile avutmaya çalışıyor. İçinde aşk sandığı duygu gün geçtikçe daha kuvvetleniyor. Bu süreçte birçok olay yaşıyor. Ve bir gün geliyor ve Füsun’u buluyor. Füsun ve ailesiyle 8 koca yıl geçiriyor içinde aşk sandığı bu duyguyla birlikte. Füsun ve ailesi artık başkahramanımız Kemal’in hayatının merkezinde oluyor. Bütün arkadaşlıkları, ailevi ilişkileri, işi zayıflıyor. Kısacası ‘aşk’ gözünü kör ediyor başkahramanımızın. Yine bu süreçte birçok olay yaşanıyor olay örgüsü boyunca. Sonrasında kitap bir anda bitiyor. Olaylar bir sona bağlanıyor, kitabın sonunun işareti de yaklaşık 50 sayfa önceden
Edebiyat
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
İnce Memed 1 Kitap İncelemesi ve Yorumu
7/10
·438 syf.··
2021 66. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2021 15:38
Yaşar Kemal’den okuduğum ilk kitaptı İnce Memed. Ağasının baskısından, insanların yüreksizliğinden ve başkaldırmayışından bıkmış bir delikanlı İnce Memed. Abdi Ağa’nın boyunduğurluğundan kaçmak için her yolu deniyor. Başkaldırış için çıktığı yolda kazançlarının yanı sıra birçok kaybı da oluyor. Bir başkaldırışı, direnişi, umudu ve umutsuzluğu görüyoruz İnce Memed’de Yaşar Kemal’in kalemiyle. Kimi zaman insanların ikiyüzlülüğüne tanık oluyoruz. Kendi çıkarları için insanların değişebileceğine, bencilliğine tanık oluyoruz. Farkındalık oluşturmak için gayet güzel bir eser olduğunu düşünüyorum. Fakat takıldığım birkaç nokta var. Dilinin oldukça karmaşık olması. Çok fazla yer, köy ismi mevcut. Bu da okuyucuda kafa karışıklığına yol açıyor. Bir diğer huzursuz eden nokta ise Kemal’in bazı noktalarda kullandığı üslup. Örneğin İnce Memed, Hatice’nin rızası olmadan onunla beraber olmaya çalıştığında bunu “Hatice artık kadın olmuştu” diyerek aktarıyor okuyucuya. Bu tür üsluplar benim pek hoşuma gitmiyor bir okuyucu olarak. Ek olarak, kitabın bazı kısımlarında argo mevcut. Bu sebeple okurken bir türlü keyif alıp kitabı ve yazarı kendimle içselleştiremedim. Okumasam bir şey kaybetmezdim diye düşünüyorum. 1000K’nin puanına aldandım. Seriye devam edeceğimi düşünmüyorum. Bu tür konulara takılmayanlar okuyabilir. Herkese iyi okumalar, kitapla kalın!
Edebiyat
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,2bin okunma
Suç ve Ceza Kitap İncelemesi ve Yorumu
10/10
·687 syf.··
2021 65. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2021 10:18
En son geçen sene Dostoyevski’den Beyaz Geceler’i okumuştum. Suç ve Ceza’yı ise 10 yıl önce, ortaokuldayken okumuştum ancak ağır geldiği için yarım bırakmıştım. En sonunda dedim ki, “Artık zamanı geldi.” Çünkü böylesine etki yaratmış, başarılı bir eseri okumak için daha fazla beklemek istemedim. Daha önce hiç kitap okumamış birinin bile bileceği üzere başkarakterimizin adı Raskolnikov. Raskolnikov, toplumsal düzene başkaldırı düşüncesi ile bir cinayet planlıyor aylarca. En sonunda hayatını, düşüncelerini değiştirecek o cinayeti işliyor: ‘Kocakarı cinayeti’. Herkes katilin paralar için bu cinayeti işlemiş olabileceğini düşünürken Raskolnikov çaldığı paralardan tek bir kuruş bile harcamıyor. Büyük bir psikolojik bunalıma giriyor, nöbetler geçiriyor. Çoğu insan tarafından ‘deli’ sanılıyor. Petersburg şehri polisleri tarafından da Raskolnikov’un bu halleri fark ediliyor. Tetikleyen olay ise Raskolnikov’un cinayet tarihinden bir ay önce yayınlanmış, ‘Suç’ üzerine olan makalesi. Raskolnikov, bu makalesinde Napolyon, Muhammed gibi kişilerin dünya üzerinde değişiklik yaratmak için binlerce canı katlettiğinden, ama bunun meşru göründüğünden, yine dünya üzerinde Napolyon’lar olabileceğinden bahsediyor. Hatta kitaptaki başka bir karaktere, Sonya’ya suçunu itiraf ederken baştaki insanların da cinayet işlediğini, ancak kimsenin bunu görmediğini, sessiz sedasız işlenen psikolojik cinayetlerin bir erdem sayıldığını ifade ediyor. Raskolnikov’un bu makalesi üzerinde Razumihin’in polis olan dayısı ile yaptığı tartışma ve Raskolnikov’un öne sürdüğü düşünceleri Razumihin’in dayısının içinde kuşku kıvılcımlarını artırıyor. Raskolnikov bir kuşku çemberine alınıyor. Bir gün, insanların bakışlarından, kuşkulardan sıkılan Raskolnikov bir polis memuruna gidip cinayeti işlediğini itiraf ediyor,
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194bin okunma